Unutulan felaket deprem: Tek çivi çakılmıyor

Unutulan felaket deprem: Tek çivi çakılmıyor

39 ilçeden 19’unun riskli olarak yer aldığı kente ilişkin iktidar yapı stokunu güçlendirmek adına kapsamlı tek adım atmış değil. İktidar, depreme karşı sorumluluk almaya çalışan yerel yönetimleri desteklemediği gibi çalışmalarını da engelliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Deprem ve Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Tayfun Kahraman ile İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün bir yıldır hapiste. İller Bankası ve kamu bankalarından kredi alması engellenen İBB, tüm zorluklara rağmen çalışmalarını sürdürüyor.

İBB’nin paylaştığı son verilere göre, 2020 yılından bu yana “Hızlı Tarama ile Bina İnceleme” yöntemine 70 bin kişi başvurdu. Başvuruların büyük bölümü 6 Şubat depremlerinin ardından gerçekleşti. 2022 yılında bin 178 olan başvuru sayısı, 2023’te 159 bin 328’e yükseldi.

2024’te 2 bin 864, 2025’te 5 bin 928, 2026’da ise ilk ay 667 başvuru yapıldı. İBB verilerinde şu bilgiler ön plana çıktı:

• Başvurular kapsamında 132 bin bina ziyaret edildi.

• 37 bin 694 binada hızlı tarama gerçekleştirildi.

• Büyük bölümü 1999 öncesi inşa edilen binaların 37 bin 591 binadan 17 bin 292’si D ve E sınıfı (yüksek ve çok yüksek riskli).

• Çok yüksek riskli (E sınıfı) olduğu belirlenen 6 bin 840 binadan bugüne kadar 1044’ü yıkıldı. (11.148 bağımsız birim yıkıldı).

***

VERDİKLERİ SÖZ HEP HAVADA KALDI

Ülkede iktidar eliyle yürütülen kentsel dönüşüm ve toplu konut projeleri, halkın barınma ihtiyacını karşılamaktan çok rant ve müteahhit çıkarlarını koruma aracı hâline geldi. Cumhurbaşkanı ve Çevre Bakanlığı’nın verdiği “kısa sürede teslim” vaatleri tamamen boş çıktı; birçok konut zamanında teslim edilmedi. Çevre Bakanı Murat Kurum, yurttaşlara verdiği konut sözlerini unutarak sorumluluktan kaçtı.

Çevre Bakanlığı’nın İstanbul’daki TOKİ binalarına ilişkin Nisan 2025 verileri şöyle:

•İstanbul’a sözü verilen sosyal konut sayısı:125 bin 428

•Tamamlanan konut sayısı: 80 bin 818

•Devam eden: 44 bin 610

İstanbul Kadıköy Fikirtepe’deki 60 binden fazla kişinin mağdur edildiği kentsel dönüşüm süreci, bunun en büyük örneklerinden biri. Yıllardır tamamlanamayan projede ilk etap teslim edilmeden kira yardımları kesildi, diğer etaplarda ise hâlâ somut bir ilerleme yok. Teslim sözü tutmayan, desteği yarı yolda kesen anlayışa karşı hak sahipleri 28 Şubat’ta saat 11.30’da Emlak Konut Fikirtepe Satış Ofisi önünde eylem yapacaklarını duyurdu. Kaymakamlığa verilen dilekçede hak sahipleri “Fikirtepe halkı hala konutunu kaç metrekare alacağını, nereden alacağını bile bilmiyor” dedi.

***

Bir diğer mağduriyetin adresi Fetihtepe’de de kura çekimlerine karşı eylem yapılmıştı. 

RAPORLAR ORTADA

İstanbul Planlama Ajansı’nın 2024 yılına ait son verileri vahim tabloyu gözler önüne seriyor:

•TOKİ İstanbul’da 2018-2023 yılları arasında ortalama 3 bin konut tamamlayabildi.

•2019-2023 yılları arasında inşaatı başlamış ve devam eden 25 bin 490 projenin yüzde 10’u tamamlandı, 2 bin 539 konut hak sahiplerine teslim edildi. TOKİ ürettiği konutun dokuz katı “TOKİ mağduru” üretti.

•2000-2019 yılları arasında kamu arazilerinin imara açılması sonucu 130 yüksek rantlı proje ile yalnızca imtiyazlı şirketlerin faydalanabildiği 85 milyar dolarlık rant yaratıldı.

***

ÖNCELİK YURTTAŞ DEĞİL RANT!

Gebze Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik ABD öğretim üyesi, Jeofizik Mühendisi, Deprem Bilimci Doç.Dr. Savaş Karabulut, şunları söyledi:

“Deprem olacak mı, olmayacak mı tartışmalarının bırakılması gerekiyor. Tüm bilimsel yayınlar Marmara Denizi’nde 7 ve üzeri deprem beklendiğini ortaya koyuyor. 7’den büyük bir depremde Marmara Bölgesi’nin tamamının hazırlıklı olmadığını biliyoruz. Yapıların ihale süreçleriyle yenilendiğini ancak dar gelirli yurttaşlar için eşit ve güvenli yaşam hakkının sağlanamadığını görüyoruz. 17 Ağustos 1999 Depremi sonrası birçok yasa ve yönetmelik çıkarıldı; AFAD kuruldu, afet planları hazırlandı. Ancak bu planların ne kadar uygulandığına ve başarılı olduğuna dair somut veriler kamuoyuyla paylaşılmadı. 1999 sonrası yapılan yeni binaların ne kadar güvenli olduğunu da bilmiyoruz. Bugün yetkililerden, özellikle Murat Kurum ve Recep Tayyip Erdoğan’dan ‘Marmara’daki tüm binalar güvenli’ açıklamasını duymak isteriz; fakat böyle bir güvence verilmiyor.

Marmara, nüfus ve yapı yoğunluğu nedeniyle yüz binlerce insan için risk taşıyor. Buna rağmen öncelik Kanal İstanbul projesine verildi. Yeni konut alanlarıyla nüfus artışı teşvik edilirken, mevcut konut sorunu ve depreme hazırlık geri planda kaldı. Başlatılan ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ise mevcut ekonomik koşullarda birçok yurttaş için erişilebilir değil.”

***

BUNUN ADI DAYATMA!

İktidarın rant odaklı kentsel dönüşüm uygulamalarına artık hukuki kılıf da uyduruluyor. Yasalarda yapılan değişiklikler, kentsel dönüşümde yurttaş haklarını ciddi şekilde sınırlıyor.

e-Devlet tebligatı sorunu: Bunlardan biri tebligatlar üzerine. Dönüşüme girecek binalarda ev sahiplerine fiziki tebligat yerine e-Devlet üzerinden elektronik tebligat gönderileceği açıklandı. Binada dönüşüm kararına katılmayan veya tebligatı 15 gün içinde görmeyenler, evlerinin rayiç bedelle belediye tarafından satışa çıkarılması riskini taşıyacak. Satış süreci, 15 gün askıda tutularak itiraz hakkı tanıyor gibi görünse de, avukatlara göre bu süre sonunda dava açmak neredeyse imkânsız.

Yüzde 50+1 oy sorunu: Bir diğer adım ise riskli binalar üzerine oldu. Başkanlığın 6306 Sayılı Kanun yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle, “riskli” ilan edilen binalarda dönüşüm süreci tek bir malik başvurusu ile başlayabilecek ve kararlar yüzde 50+1 oyla alınabilecek. İtiraz eden maliklerin hisseleri, devlet aracılığıyla diğer hak sahiplerine veya doğrudan devlete satılabilecek.

Uzmanlar “Bu düzenleme, yurttaşın iradesini tamamen devre dışı bırakıyor, ciddi hak kayıplarına ve barınma krizine yol açabilir’’ dedi.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu