Halk terk etti, Trump’a mecbur

İçeride şiddete dışarıda ABD’ye sarıldı: Halk terk etti, Trump’a mecbur

İKTİDAR BASKIYLA AYAKTA DURUYOR

AKP-MHP bloku kendi başına ayakta durma yeteneğini çoktan yitirdi. Halkla bağını yitiren iktidar, “kâğıttan kaplan” olduğu anlaşılmasın diye tüm gücüyle muhalefetin üzerine hücum ediyor. Üstelik bu durum yeni de değil.

Cumhur İttifakı, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden bu yana adım adım eriyor. Üstelik bu erime suistimal ve hile tartışmaların gündemden hiç düşmediği atmosferde yaşanmadı. İttire kaktıra buraya kadar gelindi ama artık deniz bitti. Önce büyük kentler Cumhur İttifakı’nı terk etti; sonra dayandığı toplumsal kesimler birer ikişer Erdoğan’a veda etti. Geriye rantiye, tarikat-cemaat, patron ve mafya ittifakı kaldı. Tüm bunlara rağmen Saray ittifakının bir konuda hakkını yememek lazım. Bu kadar marjinal grubu yan yana getirip %20-30 bandında bir destek bulmak başarıydı.

Başarıydı çünkü son günlerde yayınlanan kamuoyu yoklamaları, bu “çelik çekirdekte” de aşınmaların başladığını gösteriyor. Erime ve çözülme oralara kadar ilerledi.

ÜRETİCİ KESİMLER SARAY’I TERK ETTİ

Son dört yıl içinde yapılan tüm önemli kamuoyu yoklamaları ve araştırmalar incelendiğinde, iktidar için çok iç açıcı olmayan bir tablo ortaya çıkıyor.

Yaklaşık 2020’den bu yana gençlerin siyasal eğilimleriyle ilgili yapılan araştırmalarda birkaç ortak nokta var. Birincisi tüm araştırmaların ortak noktası AKP’nin ciddi bir oy kaybına uğradığıdır. Diğer çıkan bir sonuç ise AKP’nin dayandığı muhafazakar-İslamcı siyasal söylemin giderek zayıfladığı oldu. Üçüncü ortak sonuç AKP’nin en zayıf olduğu toplumsal kesimin 18-25 yaş aralığındaki gençler olması. AKP iktidarı döneminde doğmuş ve tüm eğitimini bu sürede almış gençler, AKP’den uzak duruyor. Bu kesimde “AKP’ye oy veririm” diyenlerin oranı hiçbir ankette %20’yi geçememesi de bu durumun göstergesi. Ankete katılan ve kendilerini milliyetçi olarak tanımlayan gençlerin tercihi ise MHP’den çok Zafer Partisi ve İYİ Parti oldu. Bu da Cumhur’u biraz daha zayıflattı.

Benzer bir sonuç çalışan kadınların siyasal tercihlerinde de ortaya çıktı. Tam ya da yarı zamanlı çalışan kadınlarda AKP-MHP tercihi %30’lar civarında seyrediyor. Ev kadınlarında ise iktidara destek rakamı biraz daha yükselerek 40’lara dayanıyor.

En ilginç gelişmelerden biri çiftçiler ve emeklilerde yaşandı. Uzun yıllar boyunca AKP’nin oy deposu olarak görülen bu kesimlerde ciddi bir aşınma yaşandı. On yıl öncesinde %60’lara dayanan emekli desteği bugünlerde %40’ın çok altına düştü. Benzer bir tablo çiftçiler için de geçerli. Tüm bunlar gösteriyor ki hem ülkenin geleceği hem üretici güçleri hem de bugüne kadar iktidarı ayakta tutan kesimler Saray rejiminden umudunu kesmiş durumda.

ÇARE ABD’NİN YOL HARİTASI

Gençlerin, kadınların ve üretici kesimlerin desteğini kaybederek içerideki sosyolojik meşruiyetini yitiren iktidar, bu derin krizi aşmak için çareyi dışarıda arıyor. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, neredeyse her konuşmasında Ankara’ya yeni bir “yol haritası” çiziyor. Barrack’ın gündeme getirdiği monarşi ve güçlü liderlik gibi modellere muhalefet sert tepki gösterirken, eskiden dış politikayı bir güç gösterisi olarak kurgulayan AKP-MHP cephesinden “Ne monarşisi?” diyen tek bir itiraz bile yükselmiyor; adeta derin bir sessizlik hâkim.

Çünkü iktidar, bildik sandık siyasetiyle ve adil bir seçim süreciyle koltuğu koruyamayacağının artık farkında. Kendi tasarladığı seçim yasalarının bile elini kolunu bağladığı bu tabloda, iktidarın tek stratejisi kalıyor: İçeride tüm toplumsal muhalefete acımasızca saldırıp kendi kurduğu dar düzeni baskıyla ayakta tutmak, dışarıda ise Trump yönetiminin sunduğu diplomatik can simitlerine sarılmak.

Ancak hem kamuoyu yoklamaları hem de ülkenin değişen siyasi coğrafyası, bu taşıma suyla değirmenin dönmeyeceğini açıkça ilan ediyor. 2014 yılında haritayı sapsarı boyayan rüzgâr, 2024 itibarıyla yerini büyükşehirlerden Anadolu’nun kılcal damarlarına kadar sızan köklü bir itiraza ve renk değişimine bıraktı. Bu harita salt bir seçim istatistiği değil; bir devrin, sosyolojik ve siyasal çöküşünün coğrafi tescilidir. Kum saati artık tersine döndü. İçeride toplumu boğan baskı yasaları da dışarıda bel bağlanan Trump diplomasisi de Cumhur İttifakı’nın yaklaşan kaçınılmaz sonunu durdurmaya yetmeyecektir.

∗∗∗

HARİTANIN ANLATTIĞI

Yukarıda yer alan iki harita, on yıl arayla yapılan iki yerel seçimi gösteriyor. Birincisi Mart 2014, ikincisi ise Mart 2024 tarihine ait. Haritaya bakınca açıkça görülüyor ki iktidar bloku on yıl içinde gücünün neredeyse yarısını kaybetti. Büyük kentlerdeki nüfus yapısı göz önüne alındığında, AKP-MHP bloku için tablonun daha da vahim olduğu ortaya çıkacaktır. Gücünü istikrarlı ve kalıcı bir biçimde yitiren bir iktidar bloku var.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu