Hacim 26 milyar dolar! Tekstilde yeniden canlanma sinyali
Türkiye ekonomisinin geleneksel ihracat motorlarından tekstil ve hazır giyim, son birkaç yıldır maliyet artışları ve uluslararası pazarlardaki fiyat rekabeti nedeniyle sancılı bir dönemden geçiyor. İşçilikten enerjiye, finansmandan ham maddeye kadar yükselen maliyetler özellikle emek yoğun hazır giyim sektörünün rekabet gücünü zorlarken, Türkiye’de üretim yapan bazı şirketlerin yatırımlarını Mısır başta olmak üzere daha düşük maliyetli ülkelere yöneltmesi tartışmaları büyüttü. Ancak sevindirici haber geçtiğimiz gün TİM Başkanı Mustafa Gültepe’den geldi. “Zor dönemin geride kaldığını düşünüyoruz” mesajı veren Gültepe’nin sözleri gözleri bir kez daha devasa sektördeki son duruma çevirdi.
LOKOMOTİF SEKTÖR
Tekstil ve hazır giyim halen Türkiye’nin dış ticaret dengesi açısından en güçlü üretim alanlarından biri. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği verilerine göre tekstil ve hammaddeleri sektörü 2025 yılında 11,4 milyar dolarlık ihracata imza attı. Hazır giyim eklendiğinde iki sektörün toplam ihracatı 26 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde sektörlerin yaklaşık 17 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vermesi dikkat çekti. Başka bir ifadeyle tekstil ve hazır giyim, Türkiye’nin ithalatından çok daha fazla ihracat yaptığı ve ekonomiye net döviz kazandıran sektörleri arasında kalmaya devam etti. Nitekim sektörün üretim büyüklüğü de tabloyu ortaya koyuyor. Tekstil ve hazır giyimin toplam üretim değeri 77,2 milyar dolar seviyesinde bulunurken bunun 44,8 milyar doları tekstil, 32,4 milyar doları hazır giyimden geliyor.
Türk şirketlerinin Mısır’ın tekstil ve hazır giyim ihracatındaki payının yüzde 40-50 düzeyine ulaştığı ifade ediliyor. Fotoğraf: AA
2026’DA 11 MİLYAR DOLAR
2026’nın ilk sekiz aylık verileri de sektörün büyüklüğünü koruduğunu gösteriyor. İHKİB verilerine göre Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı ocak-ağustos döneminde 10 milyar 968 milyon dolara ulaştı. Bunun 6 milyar 925 milyon dolarlık bölümü İstanbul üzerinden gerçekleştirildi. Türkiye genelinde ise tüm sektörlerin mal ihracatı yılın ilk sekiz ayında yüzde 4 artarak 185 milyar dolara çıktı. Son 12 aylık ihracat yüzde 4,2 artışla 280,3 milyar dolara ulaşırken, yalnızca ağustos ayında 23,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Ne var ki, ithalattaki artış ihracatın üzerinde seyretmeye devam ediyor. TÜİK verilerine göre ocak-temmuz döneminde Türkiye’nin toplam ihracatı yüzde 3,4 artarak 161,5 milyar dolara yükselirken, ithalat yüzde 4,7 artışla 222,1 milyar dolara çıktı. Dış ticaret açığı yüzde 8,3 büyüyerek 60,5 milyar dolara ulaşırken ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 73,6’dan yüzde 72,7’ye geriledi.
MISIR NEDEN ÖNE ÇIKTI?
Tekstil ve hazır giyimde son dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri ise Mısır oldu. Türkiye’ye göre düşük işçilik maliyetleri, yatırım teşvikleri ve bazı pazarlara gümrük avantajları sunması Mısır’ı özellikle emek yoğun hazır giyim üretiminde cazip hale getirdi. DEİK Türkiye-Mısır İş Konseyi Başkanı Mustafa Denizer’in Temmuz 2026’da yaptığı değerlendirmeye göre Mısır’da 15-20 büyük Türk tekstil ve konfeksiyon firması faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin önemli bölümünün yeni yatırımcı olmadığı, yaklaşık yüzde 80’inin 2007 civarında ülkeye giden firmalardan oluştuğu belirtiliyor.
YANLIŞ ALGI YARATILDI!
Denizer’e göre Türkiye’nin son üç-dört yıldaki üretim ve ihracat kaybının Mısır’a kayan bölümü yaklaşık 300-500 milyon dolar seviyesinde. Bu nedenle yaşanan sürecin tamamını “fabrikalar Türkiye’den Mısır’a gidiyor” şeklinde okumak yerine, mevcut Türk yatırımlarının kapasite artırması ve yeni yatırımların eklenmesi olarak değerlendirmek gerekiyor. Ancak bir yandan da Mısır’a yeni yatırımlar ise devam ediyor. Eroğlu Moda Tekstil, 2026 başında Mısır’ın Batı Qantara Sanayi Bölgesi’nde 5,6 milyon dolarlık yeni fabrika yatırımı için anlaşma imzaladı. Yıllık 1 milyon adet üretim kapasitesi ve 700 kişilik istihdam hedeflenen tesiste üretimin yüzde 95’inin ihracata gönderilmesi planlanıyor.
REKABET SORUNU BİTMEDİ
Gültepe’nin “zor dönem geride kaldı” açıklamasına rağmen sektörün önündeki temel sorun rekabet gücü olmaya devam ediyor. Gültepe, yeni ekonomi programında fiyat istikrarının yanında “rekabet istikrarının” da öncelenmesi gerektiğini de vurguluyor. Sektörün önde gelen isimlerinden İş İnsanı Mesut Gümüştaş ise, “Tekstil ve hazır giyim Türkiye için hâlâ stratejik sektörler. Ancak düşük kur, yüksek finansman ve üretim maliyetleri rekabet gücümüzü ciddi biçimde zorluyor. 26 milyar dolarlık ihracat ve 17 milyar dolarlık dış ticaret fazlası küçümsenemez. Asıl mesele, üretimi Türkiye’de tutup kaybettiğimiz fiyat avantajını yeniden kazanmak. Aksi halde Mısır gibi düşük maliyetli üretim merkezlerine yönelim devam eder” diyor.