Gözler ekim ayına çevrildi, faizde bekle-gör dönemine mi girdik?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37’de bırakırken, gözler piyasalara çevrildi. Merkez Bankası, ocak ayında yüzde 38’den yüzde 37’ye indirilen politika faizinde yeni bir değişiklik yapmazken, karar, yeni Orta Vadeli Program’ın açıklanmasının hemen ardından geldi. OVP’de 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak belirlenirken, 2027 için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5 ve 2029 için yüzde 9 enflasyon öngörüldü. Yapılan analizlerde ise piyasalarda faiz indirimi beklentisinin yılın son iki toplantısına kaydığına dikkat çekiliyor.

6 PUANLIK FARK

Yeni OVP’nin açıklanmasının ardından dikkat çeken başlıklardan biri de 2027 yılına ilişkin enflasyon tahminleri arasındaki fark oldu. Merkez Bankası, 13 Ağustos’ta yayımladığı Enflasyon Raporu’nda 2027 yılı enflasyon tahminini yüzde 15 olarak açıklarken, yaklaşık üç hafta sonra yayımlanan OVP’de aynı yıl için yüzde 21’lik enflasyon öngörüsü yer aldı. Böylece Merkez Bankası’nın tahmini ile OVP’deki 2027 öngörüsü arasında 6 puanlık fark oluştu. Ekonomi ve İktisat Uzmanı Barlas Yurtsever, iki rakam arasındaki farklılığın para politikasının önümüzdeki dönem seyri açısından önem taşıdığına dikkat çekti. Yurtsever, politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulmasının ardından gelecek dönemde izlenecek enflasyon patikasının daha da önem kazanacağını belirtti.

PİYASA BEKLENTİSİ DEĞİŞMEDİ

Merkez Bankası’nın eylül ayı kararı, karar öncesinde oluşan piyasa beklentileriyle büyük ölçüde örtüştü. AA Finans’ın anketine katılan 25 ekonomistin 24’ü politika faizinin yüzde 37’de sabit bırakılmasını beklerken, ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentisinin medyanı yüzde 35 oldu. CNBC-e anketinde de 19 katılımcının eylül ayı için medyan beklentisi yüzde 37, yıl sonu beklentisi ise yüzde 35 seviyesinde oluştu. Matriks anketine katılan 27 ekonomistin 21’i faizlerin sabit tutulmasını beklerken, 5 ekonomist 100 baz puan, bir ekonomist ise 300 baz puanlık indirim öngördü.

BEKLENTİ SON İKİ TOPLANTIDA

Analistlere göre faizin sabit tutulmasının ardından piyasalardaki indirim beklentileri yılın kalan iki Para Politikası Kurulu toplantısına yöneldi. Ekonomistlerin değerlendirmelerinde de özellikle ekim ve aralık aylarında sınırlı faiz indirimlerinin gündeme gelebileceği beklentisi öne çıktı. ING ekonomistleri, ağustos enflasyonunun beklentilerin altında kalmasına karşın enerji fiyatları ve küresel gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki riskleri sürdürdüğüne dikkat çekti. Kurum, iç talepteki yavaşlamanın yılın son çeyreğinde para politikasında sınırlı bir gevşeme alanı oluşturabileceğini değerlendirirken, ekim ve aralık aylarında 100’er baz puanlık iki indirimle politika faizinin yıl sonunda yüzde 35’e gerileyebileceğini öngördü. Ekonomist Haluk Bürümcekçi de eylül toplantısında faiz indiriminin erken olacağını değerlendirirken, yıl sonu enflasyonunun yüzde 30 civarında gerçekleşmesi durumunda politika faizinin yüzde 35 seviyesine kadar çekilebileceğini ifade etti.

Başa dön tuşu