Göç senaryoları tartışılıyor! İran’daki Afganlar sınıra yığılır mı?

İran’a yönelik ABD-İsrail saldırıları sürerken çatışmaların bölgeye yayılmasının yeni bir göç krizini tetiklemesinden endişe ediliyor. Türkiye’nin İran sınırında aldığı tedbirler kamuoyu tarafından dikkatle izleniyor. Özellikle İran’da bulunan çok sayıda Afgan mültecinin, oluşacak kaosta Türkiye sınırına yönelmesi ihtimalinin üzerinde durulurken, Türkiye’nin mülteci akınını durdurmak ve insani yardımları organize etmek için sınırın İran tarafında tedbir olacağı öne sürülmüştü. Türkiye bu haberleri yalanlarken Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 560 kilometrelik İran sınır hattında güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardı. Haber Global Web Özel’e İran’dan gelecek olası bir göç dalgasına karşı Türkiye’nin neler yapabileceğini değerlendiren İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı ve eski BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Dış İlişkiler Sorumlusu Metin Çorabatır çarpıcı bilgiler verdi.


İran’da halihazırda yaşayan milyonlarca Afgan, Türkiye için ‘ikincil bir göç dalgası’ riski taşıyor.

ANKARA’DA CİDDİ HAZIRLIK

Basında yer alan, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) mülteci akınını durdurmak için İran topraklarına girerek orada insani yardım koridoru oluşturacağı” yönündeki haberlerin daha sonra yalanlandığın vurgulayan Çorabatır “Ancak çatışmaların yoğunlaştığı ’12 Gün Savaşı’ sürecinde Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı’nın İran sınırındaki birlikleri denetlemesi, Ankara’nın konuyu ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor” dedi.

TARİHSEL TECRÜBELER

Türkiye’nin, Suriye krizinden bu yana uyguladığı “açık kapı” politikasının iç siyasette yarattığı büyük maliyetin farkında olduğunu belirten Çorabatır şunları söyledi: “Bu nedenle, olası bir kitle göçünde Suriye sürecindeki kadar esnek bir tutum takınılması beklenmiyor. Türkiye’nin bu konuda iki önemli tarihsel referansı bulunuyor. 1991 Birinci Körfez Savaşı’nda uluslararası baskıyla kapıların açılması sonucu 500 bin kişi Türkiye’ye girmiş, ardından ‘Güvenli Bölge’ ilanıyla bu kişiler kısa sürede geri dönmüştü. 2003 İkinci Körfez Savaşı’nda Türkiye acil durum planlaması yapmış, göçü sınır ötesinde karşılama stratejisini gündeme getirmişti ancak o dönemde beklenen büyük dalga gerçekleşmedi.”

GEÇİCİ KORUMA STATÜSÜ

Göçe karşı sınırın İran tarafında tedbir alınması tartışmalarını değerlendiren Çorabatır şu bilgileri verdi: “Bir ülkenin topraklarına davetsiz veya Birleşmiş Milletler (BM) kararı olmadan girmek, uluslararası hukuk açısından ciddi riskler barındırıyor. İran’a insani yardım gerekçesiyle girilmesi durumunda davet olmadığı sürece, operasyon yapan ekiplerin (AFAD, Kızılay vb.) uluslararası mahkemelerde yargılanma riski doğabilir. 1994 yılındaki yönetmelik, kitle göçünün “sınırların ötesinde karşılanmasını” esas alıyordu. 2014 yılında kabul edilen Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ile bu durum daha yasal bir zemine oturtuldu. Hükümet şu an Suriyelilere uygulanan ‘Geçici Koruma’ statüsünü, İran’dan gelebilecek olası bir kitle için de ilan etme yetkisine sahip. Ancak bu statünün geleceği ve halktaki karşılığı siyasi bir soru işareti.”

BM İLE TEMASLAR

“Cenevre Sözleşmesi’ne taraf olan Türkiye’nin, savaştan kaçanlara kapılarını açma yükümlülüğü ile iç siyasi baskılar arasında bir “gri alan” var. BM, bu tür krizlerde hükümetlere acil ihtiyaç listelerini (çadır, battaniye, su vb.) sorar ve mülteci koruması için müzakereler yürütür. Şu an Ankara ile BM arasında bu yönde temasların sürdüğü tahmin ediliyor.”

Göç senaryoları tartışılıyor! İran'daki Afganlar sınıra yığılır mı? - Resim : 2
Çorabatır: 1994 yılındaki yönetmelik, kitle göçünün “sınırların ötesinde karşılanmasını” esas alıyordu.

KİMLER GÖÇ EDEBİLİR

İran’daki rejim kolay devrilecek gibi görünmediğini vurgulayan Çorabatır “Çatışmaların iç savaşa evrilmesi kaçınılmaz bir göç dalgası yaratacaktır. Burada iki ana grup dikkat çekiyor. İlki İran vatandaşlarından siyasi veya hayati tehlike nedeniyle batıya yönelmek isteyenler. Diğer yandan da Afgan mülteciler var. İran’da halihazırda yaşayan milyonlarca Afgan, Türkiye için ‘ikincil bir göç dalgası’ riski taşıyor” dedi.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu