Fiyat kalıcı olacak mı? Elektriklide başarı düşük vergiyle geldi

Türkiye’nin elektrikli otomobil satışlarında Avrupa’da dördüncü sıraya yükselmesi kamuoyunda “elektrikli dönüşüm” ve “çevreci talep artışı” başlıklarıyla gündeme gelirken, Ember Energy’nin raporunda öne çıkan asıl unsurun vergi yapısı olduğu belirtiliyor. Rapora göre Türkiye’de elektrikli otomobil satışlarını hızla artıran temel faktör, bu araçların mevcut ÖTV ve matrah sistemi sayesinde içten yanmalı muadillerine kıyasla daha düşük vergi oranıyla satılabilmesi gösteriliyor.


Türkiye; Almanya, İngiltere ve Fransa’nın ardından dördüncü en büyük elektrikli otomobil pazarı haline geldi.

REKABETÇİ FİYAT

Ember’in raporuna göre elektrikli otomobillerin Türkiye pazarında “erişilebilir” görünmesi, teknolojik maliyetlerin düşmesinden ya da tüketicilerin çevresel kaygılarından ziyade, vergi dilimlerinin elektrikli araçlar lehine olmasından kaynaklanıyor. Özellikle belirli motor gücü ve fiyat aralıklarında yer alan modeller, benzinli ve dizel araçlara kıyasla çok daha düşük ÖTV oranlarına tabi tutuluyor. Bu durum, aynı segmentteki araçlar arasında elektrikli modelleri fiyat açısından rekabetçi hatta zaman zaman daha avantajlı hale getiriyor.

FİYAT KIRILGAN

Raporda, bu yapının Türkiye’yi kısa sürede Avrupa’nın en büyük elektrikli otomobil pazarlarından biri haline getirdiği belirtilirken, söz konusu büyümenin politik olarak kırılgan olduğuna da dikkat çekiliyor. Vergi avantajlarının geri çekilmesi veya matrah sınırlarında yapılacak bir düzenlemenin, elektrikli araç fiyatlarını hızla yukarı taşıyabileceği ve satışlarda ani bir düşüşe yol açabileceği vurgulanıyor.

KALICI OLACAK MI?

Ember Energy, Türkiye’deki elektrikli otomobil pazarının bugünkü başarısının, uzun vadeli ve kapsamlı bir elektrikli ulaşım stratejisinden ziyade mevcut vergi çerçevesinin sağladığı geçici avantajlara dayandığını ifade ediyor. Bu nedenle raporda, satış rakamlarının tek başına kalıcı bir dönüşüme işaret etmediği, düşük vergi ortamının değişmesi halinde Türkiye’nin Avrupa’daki üst sıralardaki konumunu korumasının zorlaşabileceği değerlendirmesi yer alıyor. Analize göre elektrikli otomobillerin Türkiye’de sürdürülebilir biçimde yaygınlaşabilmesi için, vergi avantajlarının ötesine geçen istikrarlı teşvik politikaları, altyapı yatırımları ve uzun vadeli planlamalar gerekiyor. Aksi halde mevcut tablonun, vergi sistemi değiştiğinde hızla tersine dönebilecek bir büyüme olarak kalabileceğine de dikkat çekiliyor.

Fiyat kalıcı olacak mı? Elektriklide başarı düşük vergiyle geldi - Resim : 2
2025’te Türkiye’de satılan elektrikli otomobil sayısı yaklaşık 190 bin adete ulaştı.

MALİ TEŞVİKLER ETKİLİ

Ember Energy Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan da değerlendirmesinde bu durum vurgulanırken, Alparslan elektrikli otomobil satışlarındaki hızlı artışın kalıcı bir dönüşüm olarak okunmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Alparslan, Türkiye’deki büyümenin büyük ölçüde mevcut vergi yapısının yarattığı fiyat avantajına dayandığını, bu nedenle satışlardaki ivmenin politika değişikliklerine karşı hassas olduğunu vurguluyor. Raporda aktarılan bu değerlendirmede, elektrikli araç pazarının bugünkü performansının uzun vadeli bir sanayi ya da iklim stratejisinden ziyade, kısa vadeli mali teşviklerin sonucu olduğu ifade ediliyor. Alparslan ayrıca, vergi sisteminde yapılacak olası düzenlemelerin, tüketici tercihlerinde hızlı bir yön değişimine yol açabileceği ve elektrikli araç satışlarını kısa sürede baskılayabileceği uyarısında bulunuyor.

2025’te Avrupa genelinde elektrikli otomobil satışları da yükseliş gösterdi. Avrupa Birliği ve çevresindeki ülkelerde elektrikli araç satış payı yüzde 17 seviyelerine çıkarken, bu büyümede Türkiye’nin dördüncülüğü de kıta genelindeki eğilime güçlü bir katkı sağladı.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu