İddianame beni adeta düşman gören bir zihniyetle hazırlanmış bir metindir

Necati Özkan: İddianame beni adeta düşman gören bir zihniyetle hazırlanmış bir metindir

“Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyasını dışarıdan yöneten bir profesyonel olarak benim yaptığım yegâne şey, ‘İstanbul Senin’ adlı bir reklam filmi çekmekten ibarettir. Şubat 2019’da yayınlanan bu video klibin ana fikri demokratik katılım vaadiydi. Sonradan bir mobil aplikasyonun ‘ismine’ ilham kaynağı olan bu reklam filmini çekmek ise kanunen ne suçtur ne de yanlış. Olsa olsa işini hakkıyla yapmaktır.

İddia edilen suçla herhangi bir illiyet bağı kurulmadan sanık sandalyesine oturturken savcılık benim İBB çalışanı olmadığımı, İBB veya iştirak şirketlerinde herhangi bir pozisyonumun, kadromun, sorumluluğumun veya imza yetkimin olmadığını unutuyor veya görmezden geliyor. 2014-2025 yılları arasında Beylikdüzü Belediyesi, İBB ve iştirak şirketlerinin ihalelerine girmediğimi, teklif dahi vermediğimi dikkate almıyor.

“EKİBİN TARAFSIZ DAVRANMADIĞININ DA AÇIK VE TARİHİ BİR VESİKASIDIR”

Keza, savcılık soruşturma dosyasında bulunan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu raporunda yer alan ‘… Öykü Reklam’ın banka hesaplarına bakıldığında İBB grubu ile olan bir hesap hareketine rastlanılmamıştır’ şeklindeki net ve kesin hakikati gözlerden uzak tutmayı tercih ediyor.

Bu iddianame ve ‘İstanbul Senin’ uygulamasıyla ilgili mesnetsiz ve mücerret şekilde bana yöneltilen suçlama, soruşturmayı yürüten ekibin tarafsız davranmadığının da açık ve tarihi bir vesikasıdır. İddianamedeki yaklaşımın amacının adaleti sağlama ve toplumu yolsuzluklardan korumanın dışında olduğu anlaşılıyor.

Ne yazık ki bu iddianamede suçun ve suç delillerinin olmaması istisna değil, neredeyse bir kural. O nedenle de bu iddianamede hukukta temel olan nedensellik, tutarlılık ve kanıta dayalı adalet aramak imkânsız. Özetle, iddianame fiile değil faile bakarak yorum ve hüküm kuruyor.

Özetle, karşı karşıya kaldığım iddianame, beni vatandaş olarak gören ve bu nedenle hukukun en temel prensiplerine saygı gösteren bir zihniyetle değil, beni adeta düşman gören bir zihniyetle hazırlanmış bir metindir. Vatandaş düşman olarak görülemez, böyle tanımlanamaz. Vatandaş, ülkenin sahibi, devletin temel yapı taşıdır. Bu nedenledir ki, hukuk devletinde tek bir vatandaşa yapılan en küçük bir haksızlık, tüm millete, devlete ve kamu düzenine yapılmış sayılır.

Montesquieu’nun dediği gibi, ‘Kesin kanıta dayanmayan her ceza (her tutukluluk) zorbalıktır.’ Zorbalığa karşı mücadele hepimiz için bir hayat memat meselesidir. Çünkü zorbalık kazanırsa insanlık kaybeder. Buna izin vermeyelim. Ne bu davada, ne diğer davalarda…”

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu