Dolar adeta çökerken Dolar/TL neden düşmüyor?

Dolar geçtiğimiz hafta küresel para birimleri karşısında son 4 yılın en düşük seviyelerine kadar geriledi. Küresel piyasalarda “ABD’yi sat” anlayışı hakim iken Dolar/TL’nin neden değer kaybetmediği tam aksine halen yükseliş sergilediği çok sorulan bir soru haline geldi…
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta dolar, euro karşısında yüzde 2’den, Japon yeni karşısında ise yüzde 3’ten fazla değer kaybettiği vakitlerde bir gazetecinin “Dolardaki kayıp ile ilgili endişe duyup duymadığı” sorusuna “Hayır, bence harika. Yaptığımız işlere bakın. Hayır, dolar harika gidiyor.” dedi.
Trump, bu cümleyi kurduğu saatlerde dolar euro karşısında yüzde 2’den fazla değer kaybederek son 4 yılın en düşük seviyesine geriledi. Dünyanın en likit kur çaprazı Japon yeni karşısındaki kaybı yüzde 3’ü aşmıştı.
Trump diğer ülkelerinin paralarını devaüle etmek istediğini geçmişte bunlarla çok mücadele ettiklerini ve ticaret dengesi açısından adaletsiz olduğunu söyledi. ABD yönetiminin güçlü dolar istemediği biliniyor. Trump, güçlü doların ihracat yapan ABD’li şirketlerin karlılığını etkilediğini söylüyor.
Doların 6 başlıca para birimi karşısındaki gücünü ölçen DXY Endeksi de 4 yılın dibini görerek 94’e kadar gerilemişti. Küresel piyasalarda Çin’in ABD tahvillerini satıp altın stokladığı bilinirken, Euro bölgesinde de ABD borçlarına yönelik tartışmalar yaşanmıştı. Çin altın rezervlerini son 5 yılda 395’ten 2304 tona çıkardı.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, dolar küresel para birimleri karşısında adeta çökerken, küresel rezervlerdeki payı da gerilemeye devam ediyor. Doların rezervlerdeki payı, geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 58,51, ikinci çeyreğinde ise yüzde 57,08 seviyelerindeydi. IMF’nin küresel rezervler 13 trilyon dolara yükseldi. Ancak bu yükseliş doların karşısındaki diğer para birimlerinin yükselişinden kaynaklanıyor. Euro’nun dolar karşısındaki yükselişi son 1 yılda yüzde 14,43 oldu. Euro’nun rezervlerdeki payı da artış gösterdi. Ancak yine de doların küresel rezervlerdeki sarsılmaz gücü devam ediyor. Merkez Bankaları 6.6 trilyon dolarlık rezerv tutuyor. Bu küresel rezervlerin yüzde 58’i anlamına geliyor. Euro’nun rezervlerdeki payı ise yüzde 20,33 düzeyinde.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken Dolar/TL’deki istikrarlı yükseliş ise sürüyor. Geçtiğimiz hafta kur yüzde 0,40 düzeyinde getiri sağladı. Son 1 aylık yükselişi ise yüzde 1’in üstünde! Yine de bu yükselişler enflasyonun altında kalmaya devam ediyor.
Peki nasıl oluyor da dolar/TL’de satış yaşanmıyor? TCMB’nin kontrollü kur mekanizması mı var? Tacirler Menkul Değerler Araştırma Müdürü Serhan Yenigün “Dolar/TL kurunda neredeyse sabit kur rejimindeymişçesine devam eden yukarı yönlü eğilim, TCMB’nin kur kontrolünden çok arz ve talebe bağlı volatilite kontrolünden kaynaklanıyor.” diyor.
Türkiye ekonomisinin son zamanlarda ciddi kazanımlar elde ettiğini söyleyen Yenigün “Halen dış açıklarımız ve görece yüksek enflasyonumuz devam etmekte, kredi notlarımız halen yatırım yapılabilir ülke statüsünün üç kademe altında kalmakta ve dış finansman tarafından problem yaşanmasa da ihtiyaç sürmektedir. Böyle bir ortamda, Lira’nın diğer benzer gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde de olduğu gibi gelişmiş ülke para birimlerine karşı kademeli değer kaybı rasyonel görülmelidir.” dedi.
DXY Endeksi’nin seyrinin TL’ye yönelik doğrudan bir etkisinin olmadığının görüldüğünü söyleyen Yenigün “Bir süre daha bu şekildeki fiyatlamanın devam edeceğini düşünüyorum. TCMB’nin reel pozitif faiz uygulamasına devam edip etmediği ve iç siyasi gelişmeler TL’nin değeri üzerinde daha belirleyici olmayı sürdürecektir.” ifadesini kullandı.