Neoliberal deneme halk öfkesine çarptı

Neoliberal deneme halk öfkesine çarptı

Bolivya’da işçilerden köylülere, yerlilerden öğretmenlere toplumun birçok kesiminin ekonomik krize, yakıt kıtlığına, yoksulluğa ve neoliberal dayatmalara karşı ülke çapında isyanı iki haftayı geride bıraktı.

TOPRAĞI PEŞKEŞ YASASI

Protestoların fitilini ateşleyen, 6 ay önce yemin ederek göreve başlayan sağcı Devlet Başkanı Rodrigo Paz hükümetinin ipotek yoluyla verimli arazileri sermayeye açarak büyük toprak mülklerine dönüştürülmesini kolaylaştıran 1720 sayılı Tarım Reformu Yasası’nı nisan ayında geçirmesi oldu.

Ülkenin kuzeyindeki Amazon ormanları bölgesinde yaşayan yerli halk örgütleri başkent La Paz’a doğru 1100 kilometrelik yürüyüşe geçerken ülkenin dört bir yanında yol kapatma eylemleri başladı. Ardından ekonomik kriz sebebiyle aylardır maaşlarını alamayan madencilerin ağırlıklı olduğu ülkenin en büyük sendikası Bolivya İşçi Merkezi (COB) ve İşçi Köylüler Sendikası Konfederasyonu (CSUTCB), 1 Mayıs’ta Devlet Başkanı Paz istifa edene kadar süresiz genel grev ilan etti. 5 Mayıs’ta La Paz’a ulaştıklarında madencilerin öncülük ettiği işçiler tarafından karşılanan yerliler büyük bir miting düzenledi.

COB, grev çağrısında tüm sektörlerde geçerli olacak %20 maaş zammı çağrısı yaparken öğretmenler de ekonomik kriz karşısında maaşlarına zam talebiyle grev ve protestolara katıldı.

ÖFKE HER KATMANDA

Gösteriler, hükümetin 1720 Sayılı Yasa’yı geri çekmesine yol açsa da toplumsal öfke dinmedi. Perşembe günü madencilerin öncülüğünde işçiler ve yerli halklar, başkent La Paz’da polisle çatıştı. Protestolarla birlikte ülkedeki yakıt krizinden en çok etkilenen kesimlerden lojistik işçilerinin ülkenin 70’e yakın noktasında yollarda barikatları sürüyor.

Ekonomik krizi çözme vaadiyle Ekim 2025’te seçilen merkez sağcı Rodrigo Paz, MAS’ın 20 yıllık iktidarını sona erdirmişti. Evo Morales liderliğindeki MAS hükümeti, iktidara geldiği 2006 yılında toprak reformu yaparak yüz yıllardır Avrupa kökenli bir azınlığın elinde bulunan yaklaşık 200 bin kilometrekarelik toprağı yerli halklar ve yoksullara paylaştırmıştı.

KAMULAŞTIRMANIN BEDELİ

Petrol ve gazdan elde edilen zenginlikten yerli nüfusun da faydalanmasını isteyen Morales hükümeti, aynı yıl yabancı şirketlerin domine ettiği enerji sektörünü de kamulaştırmıştı. Morales’in 2007’de ülkedeki madenleri kamulaştırması ve sonraki yıllarda Çin ve Rusya ile yakınlaşma, 2019 yılında iktidardan devrilmesine yol açan ABD destekli “Lityum Darbesi’ne” giden yolu açmıştı.

2019’daki seçimler sonrası ABD destekli sağ muhalefetin kısa süreli iktidarının ardından, sürgündeki Morales’in desteklediği MAS adayı Luis Arce, sosyalist iktidarı geri getirdi. Ancak doğalgaz ve petrol rezervlerinin tükenmesiyle son yıllarda derin bir ekonomik krize sürüklenen ülkede enerji sektörünün çöküşüne döviz rezervlerinin bitmesi eklendi. Ekonomik kriz giderek derinleşirken Morales ve Arce arasındaki gerilimin yarattığı soldaki bölünmüşlük, Trump yönetimindeki ABD ile “ilişkileri tekrar kurarak ülkeyi hidrokarbon sorunundan kurtarmayı” vaat eden Paz’ın iktidarının yolunu açtı.

TRUMP’IN EKSENİNE GİRDİ

Ancak Paz yönetiminin en başından itibaren tutumu, iktidara gelmesini destekleyen halk kesimlerini ihmal ederek tarım şirketleri ile ittifak kurmayı seçti. Trump’ın Miami’de kıtadaki ideolojik ve stratejik müttefiklerini bir araya getirdiği “Amerikaların Kalkanı” zirvesine katılan Paz, Bolivya’yı tekrar “ABD’nin etki alanına” soktu. Zirvenin davetleri arasında Arjantin lideri Javier Milei, Şili’de Devlet Başkanlığı koltuğuna oturmaya hazırlanan Jose Antonio Kast ve Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa ve Paraguay lideri Santiago Pena da bulunuyordu.

***

AMERİKA’NIN SOLU ENGELLEME PLANI

Bolivya’da Paz hükümeti, ülkeyi kasıp kavuran toplumsal öfkenin arkasında eski Devlet Başkanı Morales olduğunu öne sürüyor. Morales hakkında “reşit olmayan kız çocuğuna cinsel istismar” suçlamasıyla tutuklama kararı bulunuyor. Morales, halkın “ilk günden beri kendisine ihanet eden hükümete karşı kendi toplumsal bilinçleriyle sokaklara döküldüğünü” belirtti.

Kendisi de yerli kökenli olan Morales’in kırsal kesimde ve ülkenin yüzde 60’ını oluşturan yerli halklarda hala büyük etkisi bulunuyor. Morales hükümeti, genel grevin başını çeken COB sendikası ile de iktidarı döneminde yakın çalışmıştı.

MORALES ÖNE ÇIKIYOR

Atalarının topraklarında yasal güvenceler için yürüyen yerli halkları köylüler ve işçiler gibi toplumun diğer güçleriyle birleştiren bu halk hareketi, ülkede solun tekrar toparlanması için bir kapı araladı. Ancak Batı Yarımküre’deki ABD hegemonyasını tekrar tesis etmek için harekete geçen, sağ adaylara açıktan destek veren, Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılması gibi askeri yasadışı müdahalelere başvuran Trump’ın, 20 yıl aradan sonra tekrar müttefiki olan lityum zengini Bolivya’yı bırakmak istemeyeceği belirtiliyor.

KATLİAM YAPACAKLAR

Washignton’ın Paz hükümetini devirme potansiyeli taşıyan bu hareketi engellemek için, Morales’in ABD müdahalesiyle denklemden çıkarılmak istendiği öne sürülüyor. Bolivyalı gazeteci Ollie Vargas’ın haberine göre ABD silahlı kuvvetleri ve Bolivya polisi, Morales’i kaçırmak ve ona koruma sağlayan civardaki yerli toplulukları katletmek için ortak bir operasyona hazırlandığını öne sürdü. Vargas’ın haberine göre plana karşı çıkan polislerin ifşa ettiği belgeler, operasyon planını doğruladı. Silahlı saldırı düzenlenmesi planlanan Morales’in Bolivya kırsalındaki konutunu koruyan binlerce yerli ve işçiden belgelerde “insan kalkanı” olarak bahsediliyor.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu