Akdeniz’de enerji denklemi! Bu imzalar tartışma çıkarır
İran savaşı nedeniyle dünla bir enerji krizine doğru ilerlerken Doğu Akdeniz’de enerji rekabetini yeniden alevlendirecek iki önemli gelişme yaşandı. Yunanistan ve Güney Kıbrıs merkezli iki ayrı enerji hamlesi, hem yeni doğal gaz arama çalışmalarını hem de Türkiye’nin bölgesel politikalarını doğrudan etkileyebilir. Yunanistan açıklarında faaliyet gösteren ABD’li enerji devi ExxonMobil, Energean ve Yunan rafineri şirketi Helleniq Energy, Batı Yunanistan’daki İyon Denizi açıklarında yer alan blokta derin deniz doğal gaz arama faaliyetlerine geçmek için Stena Drilling ile resmi bir sözleşme imzalamaya hazırlanıyor. Öte yandan Mısır ve Kıbrım Rum Kesimi arasında Afrodit gaz sahasına yönelik bir anlaşma da imza aşamasında.
Kıbrıs açıklarında çıkarılması planlanan doğal gazın, Mısır’daki LNG tesislerine taşınarak sıvılaştırılması hedefleniyor.
İLK AÇIK DENİZ SONDAJI
ABD ile yapılacak anlaşma kapsamında, bölgede ilk sondaj çalışmalarının 2027 yılı Şubat ayında başlaması planlanıyor. Bu adım, Yunanistan’da yaklaşık 40 yıl sonra yapılacak ilk açık deniz sondajı olarak kayda geçiyor. Söz konusu blokta, daha önce yapılan jeolojik değerlendirmelerde yaklaşık 200 milyar metreküp doğal gaz potansiyeli olabileceği tahmin ediliyor. Proje, Avrupa’nın Rusya-Ukrayna savaşı sonrası hızlanan enerji çeşitlendirme stratejisi kapsamında kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
MISIR ADIMI
Aynı zamanda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) dikkat çekici bir adım attı. Kıbrıs açıklarında çıkarılması planlanan doğal gazın, Mısır’daki LNG tesislerine taşınarak sıvılaştırılması ve uluslararası pazarlara ihraç edilmesine yönelik yeni bir anlaşma imzalandı. Bu model, Kıbrıs gazının doğrudan Avrupa’ya ulaştırılması yerine Mısır altyapısı üzerinden dünya piyasalarına açılmasını öngörüyor.
MISIR’DA İŞLENECEK
Yunan ve Rum basınında bu gelişme, “Doğu Akdeniz’de Mısır’ın ‘enerji merkezi rolünü güçlendirme” adımı olarak değerlendirilirken, uluslararası enerji şirketlerinin üretim–işleme–ihracat zincirinde Mısır’ı kritik bir transit ülke haline getireceği öne sürülüyor. Verilen bilgilere göre daha önce de benzer anlaşmalarla söz konusu gazın Mısır’daki tesislerde işlenerek Avrupa’ya yönlendirilmesi için çerçeve oluşturulmuştu.
TEK TARAFLI ADIMLARA TEPKİ
Ankara’nın uzun süredir vurguladığı kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) tartışmaları devam ederken, ABD’li ve Avrupalı şirketlerin Yunanistan ve Güney Kıbrıs merkezli projelere hız vermesi, bölgedeki gerilimi artırabilir. Türkiye geçmişten bu yana yaptığı açıklamalarda, Doğu Akdeniz’de tek taraflı adımlara karşı çıkarken, enerji kaynaklarının eşit ve adil paylaşımı ilkesini savunuyor. Söz konusu girişimler Doğu Akdeniz’de “yeni bir enerji bloklaşması”nın işareti olarak değerlendirilirken. ABD’li şirketlerin bölgedeki aktif rolüne dikkat çekiliyor.
Sahada yaklaşık 120-140 milyar metreküplük doğalgaz rezervi bulunduğu tahmin ediliyor.
REZERV KAYMASI UYARISI!
Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması’nın mimarı olan müstafi amiral Cihat Yaycı, Haber Global Web Özel için Afrodit sahasındaki Rum faaliyetinin teknik analizini yaptığı açıklamada şu bilgileri verdi: “Sahada yaklaşık 120-140 milyar metreküplük doğalgaz rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu rezerv, bölgesel enerji piyasasına önemli bir katkı sağlayabilecek kapasitededir. Türkiye ve KKTC’nin deniz yetki alanları dikkate alındığında, GKRY’nin Afrodit sahasında yürüttüğü faaliyetlerin doğrudan veya dolaylı olarak şu etkileri olabilir: GKRY’nin, Türkiye ve KKTC’nin haklarını göz ardı ederek sondaj yapması, uluslararası hukuka aykırı bir durum teşkil etmektedir. Türkiye’nin kıta sahanlığı ve KKTC’nin hak iddia ettiği bölgelerle örtüşen alanlar söz konusudur. Doğalgaz sahaları genellikle sınır ötesi yapılar gösterebilir. Afrodit sahasında gerçekleştirilecek sondaj ve üretim faaliyetleri, KKTC ve Türkiye’nin potansiyel rezervleri ile bağlantılı sahalarda rezerv kaymasına yol açabilir.”
[email protected]
Kaynak: Web Özel