Eşit ve demokratik yaşamı birlikte kuracağız

Özgül Saki’den 11. Yargı Paketi tepkisi: “Eşit ve demokratik yaşamı birlikte kuracağız”

11. YARGI PAKETİNE TEPKİ

“Amaç açıktır: Toplumu kutuplaştırarak kendi iktidarını ve bekasını konsolide etmek, eşit yurttaşlık ilkesini ortadan kaldırmak ve seküler yaşam zeminini fiilen tasfiye etmektir. 11. Yargı Paketi sürecini hep birlikte izledik. Bu pakette LGBTİ+ varoluşunu doğrudan suç haline getirecek, “hayasızca hareketler” maddesini genişleterek ahlak bekçiliğini yasal kılıfa sokacak düzenlemeler vardı. Kadınların, LGBTİ+’ların, demokratik kamuoyunun ve sivil toplumun güçlü tepkisi üzerine bu maddeler paketten çıkarıldı. Ancak bugün görüyoruz ki, bu düzenlemeler fiilen hayata geçirilmeye çalışılıyor. İdari kararlarla, soruşturmalarla, gözaltılarla, dernek kapatmalarla aynı hedefe ulaşılmak isteniyor.

Ve biz bu senaryoyu daha önce de gördük.Yıllar önce kürtajı fiilen yasaklamaya çalıştılar. Feministlerin, tüm toplumsal kesimlerden Kadınların kitlesel tepkisi yükseldi, kadınların direnişi ile geri adım atılmış gibi yapıldı. Ancak sonrasında kamu hastanelerinde kürtaja erişim sistematik biçimde zorlaştırıldı. Randevular verilmedi, “doktor yok” denildi, fiili engeller çıkarıldı. Yasa değişmeden uygulama değiştirildi. Kadınların bedeni üzerindeki iktidarın denetim icraatları  devam etti. Bugün de aynı yöntem devrede: Yasada geri adım atıp, uygulamada baskıyı kalıcılaştırmak.

“EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİ BU SÜRECİN EN STRATEJİK AYAĞIDIR”

Eğitimin dinselleştirilmesi bu sürecin en stratejik ayağıdır. İstanbul Valisi Davut Gül açıkça ilan etti: 4–6 yaş grubu çocuklar için 100 yeni Kur’an kursu açılacak, bunlar “müftülüğün anaokulları” olacak. Kreş ihtiyacı Diyanet kurslarıyla karşılanacak.Bu, bilimsel ve laik eğitimin terk edilmesi demektir. Çocukların erken yaşta tekçi bir ideolojik formasyona maruz bırakılması demektir. Yeni nesilleri bilimden, akıldan, eşitlikten uzaklaştırarak kendi anlayışları doğrultusunda şekillendirme girişimidir.

Çocukların bilimsel, laik ve kamusal eğitim hakkı tartışmaya açık değildir. Devletin görevi dini referanslı eğitim yaygınlaştırmak değil; tüm çocuklara eşit ve nitelikli kamusal hizmet sunmaktır. Çocukların pedagojik gelişimi siyasal projelere malzeme yapılamaz. Değerli basın emekçileri, Kadınlar, gençler, LGBTİ+’lar, Kürtler, Aleviler, emekçiler ve sanatçılar bu tek tipleştirme girişimlerine karşı mücadelesinden asla vazgeçmeyecek.

“LAİKLİĞİ, EŞİT YURTTAŞLIĞI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ”

Biz DEM Parti olarak tüm ezilenlerle, dışlananlarla ve susturulmak istenenlerle omuz omuzayız. Laikliği, eşit yurttaşlığı, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü sonuna kadar savunacağız. Çoğul yaşam biçimlerini tehdit olarak gören bu iktidar anlayışına ve dinci tekçi dayatmalara karşı dayanışmamızı büyütecek; sokakta, Meclis’te ve hayatın her alanında mücadele edeceğiz.”

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu