Erdoğan, Ortadoğu’da barış için İsrail’in ‘provokasyonlarına’ son verilmesi gerektiğini söyledi

Cuma günü Kazakistan’dan dönüş uçağında gazetecilere konuşan Erdoğan, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına atıfta bulunarak, “Önce İsrail’in provokasyonları etkisiz hale getirilmeli, sonra gerçek barış inşa edilmeli” dedi.

He underlined that Israel’s “endless provocations” are among the main drivers of the ongoing regional crisis, warning that Tel Aviv seeks to expand the war across the Middle East for its own ambitions.

Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin mevcut çalkantının daha karmaşık bir krize dönüşmemesi için azami çaba göstermeye devam edeceğini söylerken, bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından bizzat çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, “Bölgede kalıcı istikrar isteniyorsa herkesin kısa vadeli hesapları bir kenara bırakması gerekiyor. Ülkeler, bölge dışındaki aktörlerin çıkarlarını değil, kendi vatandaşlarının haklarını korumalıdır.”

Ayrıca Orta Doğu’da kalıcı barışın, artan eylemlere ve kısa vadeli siyasi hesaplara son verilmesini gerektirdiğini söyledi.

Türk liderler iş birliğine odaklanıyor

Erdoğan, Astana ve Türkistan ziyareti sırasında imzalanan yeni Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirgesi ile Türkiye ile Kazakistan’ın ikili ilişkileri daha da ileriye taşıdığını söyledi.

Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin altıncı toplantısında Kazakistan Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev ile ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin kapsamlı görüşmelerde bulunduğunu söyledi.

Ortak deklarasyonla birlikte çeşitli sektörlerde 12 anlaşmanın da imzalandığını kaydeden Erdoğan, “İlişkilerimizin gidişatından memnuniyetimizi ve her alanda iş birliğini derinleştirme kararlılığımızı teyit ettik.” dedi.

Artan ekonomik bağların altını çizen Erdoğan, inşaattan finansa, turizmden bilgi teknolojisine kadar çeşitli sektörlerde yaklaşık 5 bin 500 Türk şirketinin Kazakistan’da yaklaşık 6 milyar dolar yatırım yaptığını, Türk müteahhitlerin ise yaklaşık 30 milyar dolar değerinde projeler üstlendiğini söyledi.

He said the two countries aim to increase bilateral trade volume from $10 billion to $15 billion and stressed the importance of energy cooperation, including the transportation of Kazakh oil through the Baku-Tbilisi-Ceyhan pipeline.

Erdoğan ayrıca, Türkistan Deklarasyonu’nun imzalandığı Kazakistan’ın Türkistan şehrinde Türk Devletleri Teşkilatı’nın gayrı resmi zirvesine de katıldı.

“Mevcut iş birliğimizi dijitalleşme ve yapay zeka olanaklarıyla daha etkin hale getirmeyi amaçlayan Türkistan Deklarasyonu’nu Türk devletlerinin liderleriyle birlikte imzaladık” dedi.

“Beyannameyle, Türk devletleri arasındaki kurumsal entegrasyon süreçlerinin dijital çağın gereklerine uygun olarak güçlendirilmesi gerektiği konusunda da mutabakata vardık.”

Erdoğan, Ankara’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Türk Devletleri Teşkilatı’na (OTS) katılımına verdiği önemi de vurguladı.

Erdoğan, “Örgüt faaliyetlerine KKTC’nin katılımını büyük önemsiyoruz. Türk dünyası, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirerek Kıbrıs Türk halkına sahip çıkıyor.” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası” olduğunu da vurguladı.

Başkan ayrıca Türkiye’nin, bloğun bir sonraki zirvesinin ardından gelecek dönem başkanlığı sırasında OTS’yi güçlendirmeye çalışacağını da söyledi.

“Önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile üstleneceğimiz başkanlığımızda organizasyonumuzu daha üst seviyelere taşıyacağız” dedi.

NATO zirvesinde önemli kararlar alınacak

Türkiye cumhurbaşkanı ayrıca yaklaşan NATO zirvesinde de konuşma yaparak, Ankara’nın ittifakın geleceği ve küresel güvenlik mimarisi konusunda önemli kararlar beklediğini söyledi.

Erdoğan, “Hem bölgemizdeki hem de dünyadaki son gelişmeler Ankara zirvesinin önemini daha da artırdı.” dedi.

“İttifakın geleceği ve küresel güvenlik mimarisinin gelecekteki şekli konusunda Ankara’da önemli kararlar alınmasını bekliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı, günümüz dünyasının artık NATO’nun kurulduğu zamanki gibi olmadığını, tehditlerin daha karmaşık hale geldiğini, risklerin daha çeşitli hale geldiğini ve küresel sistemin giderek daha kırılgan hale geldiğini vurguladı.

“Dünya önemli ölçüde değişti” diyen Erdoğan, adil yük paylaşımının, samimi iş birliğinin ve ortak güvenlik anlayışının NATO’nun geleceği için şart olduğunun altını çizdi.

“Tehditlere karşı daha hazırlıklı, daha kararlı bir NATO için Türkiye olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

AB, Türkiye konusunda ‘tarihi kararla’ karşı karşıya

Erdoğan, bloğun yıllardır uyguladığı ayrımcı tutumlara ve tutarsız politikalara rağmen Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik vizyonuna sıkı sıkıya bağlı kaldığını söyledi.

Erdoğan, “Avrupa Birliği’ne tam üyelik vizyonumuzu kimseyle rekabet etmek, engellemek için ortaya koymadık.” dedi. “Hem ülkemizi hem de Birliğimizi AB’nin bir parçası olarak güçlendirmeyi canı gönülden istiyoruz.”

Türkiye’nin AB üyeliği hedefini tutarlı bir şekilde savunduğunu ve bloğun “kararsız” ve zaman zaman “açık ayrımcı” uygulamalarıyla karşı karşıya kalmasına rağmen bu hedefe yönelik “tutarlı adımlar” attığını söyledi.

“Türkiye, katıldığı yapılara yük olan değil, sorumluluk alan bir ülkedir.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin katıldığı her platformun “yükselen bir değer” haline geldiğini sözlerine ekledi.

Türkiye cumhurbaşkanı, AB içinden Türkiye’ye yönelik “talihsiz ve sığ açıklamaları” da eleştirerek, dünyanın büyük dönüşümlerden geçtiği bir dönemde bu tür tutumların bloğa zarar verdiği uyarısında bulundu.

Erdoğan ayrıca Türkiye’yi AB için “büyük bir fırsat” olarak tanımladı ve bloğun bu fırsattan tam olarak yararlanılıp yararlanılmayacağı konusunda “tarihi bir kararla” karşı karşıya olduğunu söyledi.

Avrupa’nın “bir yol ayrımına” ulaştığını ve durumu daha dikkatli değerlendirmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

ABD ile savunma bağları

Erdoğan, Washington’la savunma işbirliği konusunda da F-35 savaş uçağı programıyla ilgili görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

“F-35’le ilgili taleplerimiz açık. Yetkililerimiz Amerikalı mevkidaşlarıyla görüşmelerini sürdürüyor. Olumlu bir sonuç almayı umuyoruz” dedi.

He also highlighted Türkiye’s domestically developed fifth-generation fighter jet project, KAAN, describing it as the beginning of a broader transformation in the country’s defense industry.

Erdoğan, “Süreç tamamlandığında bu alanda yeni bir sayfa açılacak. KAAN bizim ilk adımımız. Daha iyilerini, daha güçlülerini inşa edebiliriz ve edeceğiz.”

The Turkish president added that not only KAAN but many of Türkiye’s defense industry products have attracted global attention, pointing to the SAHA 2026 defense fair held in Istanbul.

He said more than 150,000 visitors attended the event, where over 200 new products were introduced and business volume reached $8 billion, figures that “demonstrate the level we have reached and encourage us to work even harder toward our goals.”

Başa dön tuşu