‘Sera Dünyası’na mı giriyoruz? Gezegen çağ değiştiriyor

Uluslararası bir bilim ekibi, dünyanın iklim sisteminin kontrol edilemeyen bir “sera dünyası” senaryosuna sürüklenme riskinin arttığını ortaya koyan kapsamlı bir araştırma yayımladı. One Earth dergisinde yayınlanan çalışmada, “Gezegenin iklim sistemindeki karmaşık geri besleme döngüleri ve kritik eşikler ayrıntılı olarak incelendi. Araştırmanın bulgularına göre bazı iklim sistemi bileşenleri, buz tabakaları, tropikal yağmur ormanları ve okyanus dolaşımı gibi unsurlar kritik eşiklere çok yakın. Tetiklenmeleri tüm sistemi daha sıcak ve istikrarsız bir hale getirebilir” ifadeleri yer alıyor. Bu durum için “sera dünyası” deniliyor. Prof. Dr. Doğan Yaşar, Haber Global Web Özel’e dünyanın ısınma-soğuma rejimi ile ilgili bilgiler veriyor.
Bilim insanları, gezegenin uzun süredir istikrarlı kaldığı Holosen döneminden çıkmak üzere olduğuna dikkat çekiyor
ERİME TEHLİKESİ
Bu senaryoda sıcaklık artışı küresel iklimi geri dönülmez biçimde değiştirebilir. Araştırmada, Grönland ve Batı Antarktika buz tabakalarının erimesinin deniz seviyelerini metrelerce yükseltebileceği ve okyanus akıntılarını bozabileceği vurgulanıyor. Atlantik Meridyen Döngüsel Akıntısı’nın zayıflamasının ısı dağılımını etkileyebileceği ve Arktik deniz buzullarının azalmasının ek ısınmaya yol açabileceği de çalışmada aktarılıyor.
ÇAĞ DEĞİŞİYOR
Araştırmaya göre küresel ortalama sıcaklık sanayi devrimi öncesine göre uzun dönemli hedef olan 1,5 dereceye yaklaşmış durumda. Atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu son iki milyon yılın en yüksek seviyelerine ulaşmış bulunuyor. Bu koşullar, iklim sistemindeki kritik eşiklerin tetiklenme olasılığını önemli ölçüde artırıyor. Bilim insanları, gezegenin uzun süredir istikrarlı kaldığı Holosen döneminden çıkmak üzere olduğuna dikkat çekiyor ve bunun geri dönüşü olmayan iklim değişikliklerini tetikleyebileceğini vurguluyor.
DEVLETLERE İŞ DÜŞÜYOR
Araştırma, yalnızca bilimsel bir uyarı olmakla kalmayıp devletler için somut önlemler de öneriyor. Fosil yakıt kullanımının hızlı şekilde azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, ormanların korunması ve restorasyonu, karbon yutaklarının güçlendirilmesi ve kritik sistemlerin izlenmesi için küresel gözlem sistemlerinin kurulması, çalışmaların öne çıkardığı önlemler arasında. Bilim insanları, bu adımların hâlâ etkili olabileceğini ancak zamanın hızla daraldığını belirtiyor. Yeni çalışma, Dünya’nın iklim sistemi açısından tarihsel bir uyarı niteliği taşıyor. Dergide “Hükümetler, işletmeler ve bireyler, bu uyarıyı dikkate alarak acilen büyük ölçekli eylemler planlamalı ve uygulamalı” ifadeleri yer alıyor.
Yaklaşık 9 bin yıl önce ise deniz seviyesi yılda 25 mm kadar yükseliyordu.
100 BİN YILDA BİR
TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar şunları söyledi:
“Küresel ısınma süreci aslında yaklaşık 18 bin yıldır devam ediyor. Bu, 100 bin yılda bir yaşanan doğal döngülerin bir parçası. Dünya dönem dönem küresel soğumaya giriyor, ardından tekrar ısınma yaşanıyor. Yaklaşık 18 bin yıl önce küresel soğumadan çıktık. Sonrasında M.Ö. 11.500 civarında kısa bir buzul devresi yaşandı, ardından tekrar ısınma başladı. Deniz seviyeleri bu süreçte yavaş yavaş yükseldi; bazı dönemlerde yıllık yaklaşık 3 mm artış gözlemlendi. Yaklaşık 9 bin yıl önce ise deniz seviyesi yılda 25 mm kadar yükseliyordu. Karadeniz’in su seviyesi ise bu dönemde 678 mm yükseldi. Bizim olayımızın özü, küresel ölçekte iklimin ya ısınma ya da soğuma eğiliminde olması; üçüncü bir seçenek yok. Günlük hayatta da gece soğuk, gündüz sıcak olmasını buna benzetebiliriz.”
DOĞA HAREKETE GEÇTİ
“1600’lü yıllarda tekrar bir soğuma dönemine girdik. 1800’lerde ise yanardağ patlamaları etkili oldu; bazı yıllarda yaz mevsimi neredeyse yaşanmadı ve pek çok bölgede tarım zorlaştı. İklimler sürekli değişiyor. Buzullar eriyor ve erimeye devam edecek. Vikingler, buzullar eriyince deniz yollarını kullanarak Grönland’a ulaşabildi. Binli yıllarda yeniden soğuma başladı ve buzullar tekrar büyüdü. Siyasi olaylar ve toplumsal düzen de bu sebeple her zaman iklimden etkilendi. Hava soğuduğunda tarım ve hayvancılık zorlaştığı için nüfus ve ekonomiler büyük baskı altında kaldı.”
[email protected]
Kaynak: Web Özel