Bienal kentten taştı

Bienal kentten taştı

20 ÜLKEDEN 42 SANATÇI

Buraya Türkiye’den ve dünyanın 20 farklı ülkesinden 42 sanatçı ve sanatçı grubu gelmiş. Yerele de bakmışlar kendi pratiklerine de. Resim, heykel, çizim, video, fotoğraf, performans, ses, enstalasyon… Hem açık alanlarda hem de enteriyörde üretim adına yok yok. Dara sanıyorum ki en etkileyici mekân. Buradaki devasa sarnıç ‘Zindan’da, Alper Aydın’ın heykeli sarkıtılmış. Bir yılanın yutmakta olduğu melek günümüzün sıkışmışlık duygusunu somutlaştırıyor sanki. Sarnıç o kadar derinde ki Aydın heykeli altı parçaya bölerek indirmiş mekâna. Bu geniş boşluğu Selçuk Artut’un ses ve hareketten oluşan ilginç enstalasyonu dolduruyor. Agoraya ve nekropole de yerleştirilen işler var.

Deyrülzafaran’da da çeşitli disiplinlerde üretilmiş yapıtlar sergileniyor. Süryani Ortodoks geleneğinin merkezlerinden olan manastırın sanata kapılarını açması da önemli bir not. Manastırın kapısında Vahap Avşar’ın, Buhara Bienali’nden, iki ahşap kar leoparı formunda oyduğu arı kovanları baş aşağı asılı; arılar yuva yapmış bile. Avluda Isaac Chong Wai’nin bir çocuk cezaevinin demirleriyle yaptığı tekne formundaki heykeli ve Canan Dağdelen’in kum zeminde aynadan kubbeleriyle; içeride Maro Michalakakos’un kadife örgü-çuvaldız yerleştirmesi ve Pelin Kırca’nın Mantıku’t Tayr atıflı video işi ile karşılaşıyoruz.

Açılış anından bir kare

BİENALE PARALEL ONLARCA SERGİ

Kızıltepe’deki Ateş Beyler Hamamı’nda Bawer Doğanay’ın çalışmaları zanaatı ve sanatı bir araya getiriyor. Soyunmalıklarda Gazze Bienali İnisiyatifi’yle dayanışma ve direniş hattı çizilmiş. Ilıklıkta Carlos Aires’in ironik videosunda kasklı iki polis gösterişli bir müzede tango yapıyor. Polis şiddeti sanıyorum ki bundan daha güzel eleştirilemezdi. Göbektaşının etrafıysa bir ritüel alanı gibi. Hilal Can, Gözde İlkin ve Bi Acayip Hâne’nin yerleştirmeleri mekânla birebir uyum içinde.

Marangozlar Kahvesi’nde şu sıralar Arter’de sergisi olan Mehtap Baydu’nun kamusal alan çalışması havada bayrak gibi sallanıyor. Kervansaray’a girer girmez Esmeralda Kosmatopoulos’un rengârenk kuş kanatları formunda tekstil enstalasyonu çok ilgi çekici. Müzenin iki galerisi ise farklı kültürlerden, dinlerden, coğrafyalardan sanatçıların, apayrı malzeme ve teknik kullanarak ürettikleri işlerle kolektif ruhu, birlikte düşünebilme çabasını canlandırmaya uğraşıyor gibi. Özellikle Hüseyin Aksoy’unkiler kadim uygarlıkların zamanıyla günümüzü karşılaştırma imkânı tanıyor.

Tabii ki bu benim gözümden bir bienal anlatısı. Mardin’de birçok okuma, performans, atölye de var. Hakan Irmak ile sohbetimizde bienale paralel olarak ana mekânların dışında tam 42 serginin daha olduğunu da öğrendim. Bunları da aciksergi.com ‘dan inceleyerek gezebilirsiniz. Bienal, birlikte düşünmek ve hayaller kurmak için 21 Haziran’a kadar sürdürülecek.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu