Enerjide kazanan Rusya mı? İhracat kapasitesi yüzde 40 düştü
ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın ardından Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla birlikte küresel enerji piyasalarında arz ve tedarik şoku yaşandı. Avrupa merkezli EU Observer analizine göre Brent petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıkarken ABD’nin Rus petrolüne yönelik yaptırımları geçici olarak esnetmesi, Moskova’nın enerji gelirlerini yeniden artırdı. Bu gelişmelerin ardından Filipinler, Güney Kore ve Sri Lanka’nın Rusya ile yeni petrol sevkiyat anlaşmaları yaptığı bildirildi. Ancak Avrupa merkezli analizlere göre Ukrayna, Rusya’nın petrol ihracat kabiliyetinin yüzde 40’ını devre dışı bırakmış durumda. Mevcut durum enerji piyasaları üzerindeki belirsizliği arttırıyor.
Avrupa merkezli analizlere göre Hürmüz Boğazı’nın kapanması sonrası küresel enerji piyasalarında yaşanan kırılma, Asya ülkelerini Rus petrolüne yönlendirmiş durumda.
ASYA RUS PETROLÜNE YÖNELDİ
Avrupa merkezli analizlere göre Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, enerji ithalatına bağımlı Asya ekonomilerini alternatif arayışına itti. ABD merkezli yaptırımların gevşetilmesiyle birlikte Rusya’nın Urals tipi ham petrolünün fiyatı yükselirken, Asya ülkeleri Moskova ile yeni uzun vadeli anlaşmalar yaptı. OPEC verilerine göre Rusya’nın enerji gelirleri savaş öncesinde düşüş eğilimindeyken, Hürmüz krizi sonrasında yeniden toparlanma sinyalleri verdi. Rusya’nın bütçe gelirlerinde petrol ve doğal gaz satışlarının ana kalem olduğu ve bu nedenle enerji fiyatlarındaki artışın doğrudan kamu maliyesine yansıdığı belirtildi.
KAPASİTESİ YÜZDE 40 ERİDİ
Ancak aynı dönemde Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırıları Moskova’nın ihracat kapasitesini ciddi şekilde sınırladı. Avrupa Birliği’ne yakınlığıyla bilinen EU Observer medya kuruluşu ve Avrupa merkezli savunma yayın organı Defence Matters analizlerine göre Rusya’nın petrol ihracat kapasitesinin en az yüzde 40’ı devre dışı kaldı. Primorsk ve Ust-Luga limanlarına düzenlenen saldırılarda petrol depolama tankları ve yükleme tesisleri ağır hasar aldı. Bloomberg verilerine göre yalnızca Ust-Luga limanından günlük 450 bin varil petrol sevkiyatı yapılıyordu. Primorsk üzerinden ise günlük yaklaşık 932 bin varil ham petrol ve 300 bin varil petrol ürünü taşınıyordu. Bu iki liman, Rusya’nın deniz yoluyla yaptığı ihracatın yaklaşık üçte birini oluşturuyordu. Analizlere göre yaklaşık 2 milyon varil/gün ihracat kapasitesi devre dışı kaldı. Bu durum, modern Rusya tarihindeki en büyük kısa vadeli ihracat kesintisi olarak tanımlanıyor.
BORU HATLARI VE LOJİSTİK KRİZİ
Sadece limanlar değil, boru hatları da saldırılardan etkilendi. Druzhba boru hattının devre dışı kalmasıyla Slovakya ve Macaristan’ın Rus petrolüne erişimi kesintiye uğradı. Avrupa ülkeleri Ukrayna’yı onarım sürecini yavaşlatmakla suçlarken Kiev yönetimi savaş koşullarını gerekçe gösterdi. Bloomberg ve TASS verilerine göre Rusya’nın “gölge filo” olarak adlandırılan tanker ağı da Avrupa sularında artan denetimler nedeniyle aksadı. Tankerlerin limanlarda yükleme yapamadığı ve açıkta beklediği rapor edildi. Aynı analizlere göre Rusya, ihracatı Çin ve Asya pazarına yönlendirmeye çalışsa da doğu hatlarının kapasite sınırlamaları nedeniyle kayıpların kısa vadede telafi edilmesinin zor olduğu ifade edildi.
Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırıları dolayısıyla Moskova’nın ihracat kapasitesinin yüzde 40’ını kaybettiği ifade ediliyor.
AVRUPA YAPTIRIMLARI ESNEYEBİLİR
Enerji krizinin derinleşmesi Avrupa’da da yeni tartışmaları beraberinde getirdi. EU Observer analizine göre Macaristan ve İspanya gibi ülkelerde enerji yaptırımlarının esnetilmesi gündeme gelmiş durumda. Rusya’nın ihracat kabiliyetinin zayıflaması dolayısıyla enerji krizindeki belirsizliğin süreceği tahmin ediliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel