Enerji piyasasındaki artış emekçi halka yükleniyor

AĞUSTOSTA YÜZDE 25 ARTTI

Altı aydır devam eden savaşta kalıcı bir çözüm beklentisinin zayıflaması ve çatışmaların yeniden alevlenmesiyle Brent petrol ağustos başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükseldi. Piyasalarda özellikle enerji altyapısına ve petrol taşımacılığına yönelik olası saldırılar izlenirken, gerilimin tırmanmasının petrol fiyatlarını daha da yukarı çekebileceği belirtiliyor.

EN KOLAY YÜK HALKIN SIRTINA

Akademisyen Özgür Müftüoğlu’na göre petrol fiyatlarındaki yükseliş dünya genelinde enerji maliyetlerini artıracak. Türkiye’de enerji fiyatlarının yalnızca uluslararası petrol fiyatları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Müftüoğlu, iktidarın her alanda olduğu gibi ekonomide de önlem almayışının yükünü emekçilerin çektiğini söyledi.

Türkiye’de petrol fiyatlarının düşük olduğu dönemlerde dahi enerji maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Müftüoğlu, bunun nedenlerinden birinin enerji dağıtımının büyük ölçüde özel sektörde olması olduğunu söyledi. Devletin enerji alanına önemli kaynak aktardığını belirten Müftüoğlu, enerji fiyatlarının aynı zamanda bütçedeki yükün halka aktarılmasının araçlarından biri haline geldiğini ifade etti. Müftüoğlu, “Harcamalar yüksek, faiz harcamaları çok yüksek. Silahlanma ve savaş harcamaları yüksek. Devletin genel harcamaları yüksek. Bunlardan kısıntıya gitmiyorlar. Dolayısıyla halkın üzerine de bunu en kolay yükleyebilecekleri şey enerji fiyatları” dedi.

İnsanların akaryakıt ve doğalgaz gibi temel ihtiyaçlardan vazgeçemediğine dikkat çeken Müftüoğlu, bu nednle enerji üzerinden yapılan zamların doğrudan yurttaşın bütçesine yüklendiğini belirtti

YENİDEN GIDAYI VURACAK

Petrol fiyatlarındaki yükselişin en önemli sonuçlarından birinin gıda fiyatlarında görüleceğini belirten Müftüoğlu, tarımsal üretimin enerjiye bağımlılığına dikkat çekti. “Bütün meyvesi, sebzesi, eti, suyu her şeyde mazot kullanılıyor, gübre kullanılıyor. Bütün bunlarda temel belirleyici enerji fiyatları” ifadelerini kullandı.

Bu tablonun özellikle kış aylarında daha doğrudan hissedileceğini vurgulayan Müftüoğlu, akaryakıt ve doğalgaz fiyatlarına dikkat çekerek “İnsanlar doğalgaz fiyatlarıyla evlerini nasıl ısıtacaklar? Elektrik, doğalgaz, bunların hepsinin fiyatları yükseliyor. Daha da yükselecek” dedi.

ÜCRETİN MAKASI AÇILACAK

Enerji maliyetlerindeki yükselişin, zaten açlık sınırının altında kalan ücretleri daha da eriteceğini belirten Müftüoğlu, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını söyledi. Asgari ücretin daha belirlenirken açlık sınırının altında olduğunu hatırlatan Müftüoğlu, kamu çalışanları ve emekliler için yapılan artışların da iktidarın yılbaşında öngördüğü oranların gerisinde kaldığını belirterek “Şimdi kendileri bunu yüzde 25-28’lere kadar çıkartıyorlar. Yani hedeflerini de tutturamıyorlar. Dolayısıyla zaten normal enflasyonun, özellikle TÜİK’in belirlediği fiyat artışlarının bile gerisinde kalıyorlar” diye konuştu.

Enerji fiyatlarındaki artışın ithalata bağımlı ekonomiyle birleşmesinin başta gıda olmak üzere tüm mallarda fiyatları yukarı çekeceğini, bunun ücretli kesimin alım gücünü daha da düşüreceğini ifade etti.

‘YÜK EMEKÇİLERE YÜKLENİYOR’

Türkiye’nin uluslararası gelişmelere karşı hazırlıksız olduğunu belirterek siyasi iktidarın savaş, kriz ve doğal afet gibi gelişmeleri halka yük bindirmenin gerekçesi olarak kullandığını savundu. İktidarın krizlere karşı güvenli ve planlı bir programının bulunmadığını söyleyen Müftüoğlu, tarım ve gıda başta olmak üzere temel alanlarda daha güçlü bir yapı kurulması gerektiğini ifade etti. Müftüoğlu, “Bütün yük, daha önce 2008 krizinde de böyle oldu, depremde de böyle oldu, başka süreçlerde de böyle oldu, eninde sonunda emekçi halka yükleniyor. Ücretliye, emekliye, dar gelirli kesimlere yükleniyor” dedi.

Bu politikanın gelir eşitsizliğini ve yoksulluğu derinleştirdiğini belirten Müftüoğlu, enerji ve diğer maliyetlerdeki artışın ücretlerle arasındaki makası daha da açacağını söyledi. “Önümüzdeki süreçte daha da derinleşecek, makas daha da açılacak” diyen Müftüoğlu, bunun insanların yaşam koşullarını çok daha zorlu hale getireceği uyarısında bulundu.

Başa dön tuşu