G7 ve AB’den Enerji Tedarik Zincirleri İçin Kritik Uyarı –
Gözden Kaçırmayın
Minab’daki Okul Saldırısının Görüntüleri Ortaya Çıktı
Enerji Güvenliğine Yönelik Ortak Taahhüt
G7 ülkeleri ve Avrupa Birliği, küresel enerji arzını tehdit eden gelişmeler karşısında ortak bir bildiriye imza attı. 22 Mart 2026 tarihinde yayımlanan açıklamada, Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle enerji tedarik zincirlerini korumak ve piyasa istikrarını sağlamak için gerekli tüm adımları atmaya hazır oldukları belirtildi.
Açıklama, G7 ülkeleri dışişleri bakanları ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından yapıldı. Bildiride, Hürmüz Boğazı ve ona bağlı kilit su yolları başta olmak üzere deniz rotalarının ve seyrüsefer güvenliğinin muhafaza edilmesinin gerekliliği vurgulandı.
Petrol Rezervleri ve Kararlılık Mesajı
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyelerinin 11 Mart’ta petrol rezervlerinin kullanıma açılmasına karar verdiği hatırlatıldı. Açıklamada, “Küresel çapta enerji tedarikinin sağlanmasını desteklemek için gerekli tüm adımları atmaya hazırız” ifadesi kullanılarak kararlı bir duruş sergilendi.
G7 ülkeleri, İran’ın misilleme saldırılarına son vermesini beklediklerini bildirdi. Açıklamada, bu saldırılar karşısında Orta Doğu’daki ortaklarını desteklediklerinin altı çizildi.
Arka Plandaki Çatışma Ortamı
Bu açıklamalar, bölgedeki gerginliklerin arka planında geldi. Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken, 28 Şubat’ta İsrail ve ABD, İran’a askeri saldırı başlattı.
İran da saldırılara karşılık verdi. İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırdı.
İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348’e, yaralı sayısı 17 bini aştı. Saldırılarda İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti.
Editör Yorumu
G7 ve AB’nin ortak bildirisi, enerji arz güvenliğini küresel istikrarın temel taşı olarak konumlandırıyor. Hürmüz Boğazı’na yapılan özel vurgu, ticaret yollarının korunmasının ekonomik güvenlikle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. IEA’nın rezerv hamlesiyle uyumlu bu siyasi mesaj, piyasalara yönelik olası şokları yönetme iradesini ortaya koyuyor.