Direniş bu kentte başladı! İsrail’in hedefinde Bint Cubeyl kenti

İsrail ordusu Güney Lübnan’a yönelik kara ve hava saldırılarına devam ederken, gözünü sembolik önemiyle öne çıkan Bint Cubeyl kentine dikti. ABD merkezli Mint Press yayın organının sahadan aktardığı bilgilere göre İsrail güçleri bölgeyi yeniden kuşatmaya hazırlanıyorlar. Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) verilerine göre çatışmalar saldırmazlık alanı olarak kabul edilen ‘Mavi Hat’ boyunca genişlerken, İsrail’in operasyonlarının sivil altyapıyı hedef aldığına yönelik raporlar da artıyor. Saha bilgilerine göre İsrail’in öncelikli hedefinde ise Lübnan’da sembol kabul edilen Bint Cubeyl kenti yer alıyor. 30 bin nüfusa sahip olan yerleşim haritada bile zor bulunabiliyor ancak kentin önemi, Lübnan’da İsrail’e karşı 2000 yılından sonra oluşan direnişin doğuş yeri ve merkezi olarak kabul edilmesi.


Bint Cubeyl, 2000’de İsrail işgaline karşı direnişin ilan edildiği yer olması ve Lübnan’daki İsrail işgali karşıtı mücadelenin merkezi kabul edilmesi nedeniyle Tel Aviv tarafından hedef tahtasına konulmuş durumda. (Reuters)

İSRAİL’İN ZİHNİNDEKİ KENT

Bint Cubeyl, Lübnan direnişi açısından yalnızca bir yerleşim yeri değil, tarihsel ve psikolojik bir sembol olarak öne çıkıyor. Reuters ve Al Manar yayınlarının arşivlerine göre, Hizbullah’ın eski Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah 26 Mayıs 2000’de İsrail işgalinin sona ermesini ilan ettiği konuşmasını bu kentte yaptı. Aynı konuşmada dile getirilen ve İsrail’in askeri gücünü “örümcek ağı kadar kırılgan” olarak tanımlayan yaklaşım, yıllardır İsrail askeri ve siyasi çevrelerinde tartışma konusu olmaya devam ediyor. İsrail merkezli Israel Hayom gazetesinin 2024 tarihli analizinde bu söylemin ülke bürokrasisinde “çürütülmesi gereken bir mit” olarak yer ettiği belirtilmişti.

KENTİ KUŞATTIK YALANI

2006 Lübnan Savaşı’nda İsrail ordusu Litani Nehri’ne kadar ilerledi. Ancak AP ve BBC’ye göre son 40 günü aşkın sürede yürütülen operasyonlarda İsrail güçleri bu kez sınır hattından yalnızca birkaç kilometre ötesine geçebildi. İsrail ordusu Bint Cubeyl’in çevrelendiğini açıklasa da bunun doğru olmadığı ortaya çıktı. 2006 yılında da İsrailli Tuğgeneral Gal Hirsch’in benzer şekilde “kontrol sağlandı” açıklaması yaptığı ancak bunun sahadaki gerçeklerle örtüşmediği uluslararası raporlara yansımıştı. Washington merkezli İsrail yanlısı düşünce kuruluşu Foundation for Defense of Democracies (FDD) tarafından yayımlanan analizde ise İsrail’in Güney Lübnan’da kalıcı kontrol sağlamasının zor olduğu ifade ediliyor.

Direniş bu kentte başladı! İsrail'in hedefinde Bint Cubeyl kenti - Resim : 2
İsrail’in bombaladığı Bint Cubeyl stadyumu, 26 Mayıs 2000’de direnişin ilan edildiği ve yıllarca İsrail işgalciliğine karşı kitlesel protestolara ev sahipliği yapan tarihi bir alan olarak biliniyor; saldırının, bu sembolik hafızaya yönelik bir yıkım eylemi olduğu ifade ediliyor. (BM)

SEMBOL STADYUMU BOMBALADI

İsrail ordusunun 13 Nisan tarihinde Bint Cubeyl’deki küçük bir futbol stadyumunu hedef aldığı görüntüler de uluslararası basına yansıdı. İsrail 98. Tümen Komutanı Guy Levy’nin bu saldırıyı kamuoyuna “sembolik bir hedefin yok edilmesi” olarak duyurdu. Stadyum İsrail’e karşı protesto gösterilerinin topluca gerçekleştirildiği alan olarak tarihi bir öneme sahipti. Diğer yandan yandan Birleşmiş Milletler raporları ve UNIFIL gözlemleri ise İsrail’in Lübnan hava sahasında yürüttüğü operasyonların BM Güvenlik Konseyi kararlarını açıkça ihlal ettiğini ortaya koyuyor. İnsan hakları örgütleri de, sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası hukuk açısından ciddi ihlal oluşturduğunu belirtiyor.

LÜBNAN COĞRAFYASI ZORLUYOR

İsrail basınında yayımlanan analizlerde de Lübnan’daki güçlerin klasik cephe savaşından ziyade gerilla taktiklerine dayalı bir strateji izlediği ifade ediliyor. Analizlerde Tel-Aviv hükümetinin operasyonlarının yıllar sürebileceği, Hizbullah’ın gizli ikmal hatları ve çok sayıda hareketli birliğe sahip olduğu, Lübnan coğrafyasının zorlayıcı olması gibi çok sayıda bilgiye de vurgu yapılıyor. İsrail merkezli Haaretz ve Yedioth Ahronoth gazetelerinde yer alan analizlere göre ise ülkenin kuzeyindeki yerleşimlerde sivil güvenlik yapısı çökmek üzere. Kuzeydeki mülki ve idari yetkililerin Tel-Aviv’i suçladıkları da iddia ediliyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu