İşçi sınıfının Şükran ablasına veda

Törene İstanbul Barosu Başkanı Profesör Dr. İbrahim Kaboğlu, YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökhan Zeybek, YENİ Parti Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, eski DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Birleşik Metal İş Genel Başkanı Özkan Atar, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar, Genel Sekreteri Sibel Güneş, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, avukat Nazan Moroğlu, Birgün Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın ile çok sayıda sendika temsilcisi, siyasetçi ve gazeteci katıldı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DİSK, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Kadın ve Mücadele Derneği İstanbul Şubesi ile İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği, törene çelenk gönderdi.

Törende konuşan Cumhuriyet Vakfı İmtiyaz Sahibi Alev Coşkun, Soner’in yalnızca yazılarıyla değil, sahadaki mücadelesiyle de emekçilerin yanında olduğunu söyledi. Soner’in 60 yıllık gazetecilik yaşamında baskılara rağmen meslek ilkelerinden vazgeçmediğini belirten Coşkun, “Hiçbir müdahale, hiçbir baskı onun yolundan döndüremedi” dedi. Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Mine Esen de Soner’i gazetenin belleği olarak nitelendirdi. Esen, “Güçlü enerjisi, gazetecilik ve habercilik tutkusuyla meslek ilkelerinden taviz vermeden onurlu kalemiyle yaşamını sürdürdü. Eğilip bükülmedi” ifadelerini kullandı.

MÜCADALENİN BELLEĞİYDİ

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise Soner’in işçi sınıfı mücadelesinin hem tanığı hem arşivi hem de belleği olduğunu söyledi. Çerkezoğlu, “Türkiye işçi sınıfının Şükran ablasıydı. İşçi sınıfı ve DİSK’in yol arkadaşıydı. Mücadelemizde yaşamaya devam edecek” dedi.

TGC Başkanı Vahap Munyar da “Şükran ablayı uğurlamak zor. Ondan çok şey öğrendim. En önemlisi Şükran abla mesleki tecrübesini yeni başlayanlara tepeden bakan bir kişi olarak sergilemedi, ona şükran borçluyuz” diye konuştu. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş da Soner’in gazetecilik yaşamını işçi sınıfını takip etmeye adadığını belirterek, “Sendikanın tarihine dair bir şey merak ettiğimde onun kapısını çalardım, çünkü her konuyu bilirdi” ifadelerini kullandı

“DEMOKRATİK BİR ÜLKEDE ÖLEMEDİ”

Törende son sözü Soner’in oğlu Devrim Ketenci aldı. Annesinin yaşamı boyunca savunduğu demokrasi mücadelesine dikkat çeken Ketenci, “Üzüldüğüm bir şey var, annem demokratik bir ülkede ölemedi. Daha demokratik bir ülkede yaşamayı becerirsek onun ve onun gibi insanların emekleri anlam kazanacak” dedi.

Soner, Cumhuriyet gazetesi binasındaki törenin ardından alkışlarla uğurlandı. Soner’in naaşı Şişli Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından camiden çıkarıldı. Ardından Soner, Eyüpsultan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

CENAZEDE KIZ KARDEŞİNİN DE VEFAT HABERİ GELDİ

Soner’in cenaze namazının beklendiği sırada kız kardeşi Türkan Berişe’nin vefat ettiği haberi geldi. Rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Berişe’nin, Soner’in vefatını öğrenmesinin ardından yaşamını yitirdiği öğrenildi.

EMEĞİN İZİNİ SÜRDÜ

1946’da Kosova’nın Priştine kentinde doğan Soner, 1956’da ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nde eğitim gördüğü yıllarda gazeteciliğe adım atan Soner, 1966’da Cumhuriyet gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başladı.

Genç yaşta işçi ve eğitim sayfaları hazırlayan Soner, ilerleyen yıllarda sendikal mücadelenin de içinde yer aldı. 12 Mart döneminde Cumhuriyet’ten uzaklaştırılan, bir yıl sonra yeniden gazetesine dönen Soner, 1990’da Nadir Nadi’nin ölümünün ardından gazeteden ayrılan gazeteciler arasında yer aldı; daha sonra yeniden Cumhuriyet’e döndü.

Uzun yıllar “İşçinin Evreninden” başlıklı köşeyi yazan Soner, grevleri, direnişleri ve çalışma yaşamındaki dönüşümleri sahadan izledi. 12 Eylül sonrasında açılan davaları da takip ederek kamuoyuna aktardı.

İnsan Hakları Derneği, Ada Dostları Derneği ve Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı gibi kuruluşların kuruculuk ve yönetim kadrolarında görev alan Soner, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde üç dönem Onur Kurulu üyeliği yaptı. TGS’de ise genel sekreterlik ve genel başkanlık görevlerini üstlendi.

“Düşler Kuruyorum”, “Biz de Çocuktuk”, “Bizim 68’liler”, “Tito’nun Çocuklarından Atatürk’ün Gençliğine Göçün Göbeğinde” ve “İşçiyim Haksızım” kitaplarını kaleme alan Soner, 2016’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne layık görüldü.

İşçi sınıfı bir çınarını daha kaybetti: Şükran Soner bugün toprağa verilecek

Başa dön tuşu