Ülkede yaşlıların gerçeği bu oldu: Yoksul, aç, yalnız…

Ülkede yaşlıların gerçeği bu oldu: Yoksul, aç, yalnız…
65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi.
2020 yılında yaşlı nüfusun yüzde 27,9’u 75-84 yaş grubunda yer alırken bu oran 2025 yılında yüzde 29,3’e yükseldi.
Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında yüzde 14,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 16,2’ye yükseldi.
Ülkede 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560’ında en az bir yaşlı bulunduğu görüldü. Buna göre yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı bulunuyor. Yaşlı olan hanelerin 1 milyon 836 bin 496’sını tek başına yaşayan yaşlı bireyler oluşturdu.
KADINLAR DAHA YALNIZ VE YOKSUL
TÜİK verileri, yaşlılıkta eşitsizliğin en sert biçimde kadınlar üzerinden yaşandığını gösteriyor. Erkeklere kıyasla daha uzun yaşayan yaşlı kadınlar daha fazla yalnızlaşıyor, daha fazla yoksullaşıyor ve yaşamlarını daha kırılgan koşullarda sürdürmek zorunda kalıyor.
Yaşlı kadın nüfusunun yüzde 44,9’unun dul olduğu görüldü. TÜİK verilerine göre eşini kaybetmiş yaşlılar arasında kadınların oranı erkeklerin 4,2 katı fazla oldu. Bu durumun sonuçlarından biri de yalnız yaşayan yaşlıların dağılımında açığa çıktı. Tek başına yaşayan yaşlıların bulunduğu hanelerin yüzde 73,5’ini yaşlı kadınlar oluşturdu.
Yaşlı nüfusun yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olanlarının oranının yüzde 22,8 olduğu görüldü. Bu oran yaşlı erkeklerde yüzde 21,8 oldu. Zaten çalışma yaşamı boyunca düşük ücret, kayıt dışılık, ücretsiz ev içi emek ve sosyal güvenceye erişimde eşitsizlikle karşı karşıya kalan kadınlar, yaşlılıkta da bunun bedelini daha ağır ödüyor. Yaşlı kadınlarda yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olanların ortalamanın üzerine çıkarak yüzde 23,6 olduğu görüldü.
267 BİN YAŞLI ÜCRETLİ İŞÇİ
Emekli aylıklarının alım gücünün her geçen gün erimesi, açlık sınırının altına gerileyen aylıkları ile geçinemeyen yaşlı nüfusu işgücüne katılmak zorunda bırakıyor. 2025 sonu itibarıyla istihdamda 65 yaşın üzerinde 1 milyon 124 bin kişi yer alıyor. İstihdamda yer alan yaşlıların 861 binini kayıtdışı çalışanlar oluşturuyor.
Çalışan yaşlıların bir kısmı kendi hesabına çalışıyor, bir kısmı işveren, bir kısmı ise başkasının hesabına çalışarak ücret geliri elde ediyor. Ücretli işçi olarak başkasının yanında çalışan yaşlıların sayısı TÜİK verilerine göre 267 bin kişi oldu. Ancak bu sayıdaki artış Türkiye’de yaşlılığın durumunu da gözler önüne seriyor. Çünkü 5 yıl önce 173 bin olan ücretli çalışan yaşlı sayısı bu süre içinde yüzde 54,3 arttı.
İŞ ARAYAN YAŞLILAR 14 KAT ARTTI
Giderek artan yaşlı yoksulluğu İŞKUR verilerinde de artık daha görünür oldu. Şubat 2026 itibarıyla İŞKUR’a kayıtlı ve 65 yaşın üzerinde 9 bin 802 yurttaş bulunuyor. Bu sayıda da son yıllarda dramatik bir artış gözleniyor. 2016’nın aynı ayında 664 olan yaşlı ve kayıtlı işsiz sayısı bugün itibarıyla 10 yıl öncesine göre 14 kat artmış görünüyor.
EN AZ 126 YAŞLI ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ
Nitelikli iş bulması zor olan yaşlılar güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kalıyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre geçen yıl 65 yaş ve üstü 126 işçi çalışırken hayatını kaybetti. Rapora göre 2025 yılında emeklilik hakkını kazanamayan ya da emeklilik hakkını kazandığı halde geçinemediği için inşaatlarda çalışan, tarlalarda çift süren, sokaklarda atık toplayan 50’li, 60’lı ve 70’li yaşlardaki işçiler düşerek, zehirlenerek, trafik kazasında hayatlarını kaybetmeye devam etti. 2025 yılında 50 yaş ve üstü en az 684 işçi hayatını kaybetti.
∗∗∗
İSTİHDAMDA OLAN 65 YAŞ ÜZERİ NÜFUS:
• 2021: 936 bin
• 2022: 977 bin
• 2023: 1 milyon 5 bin
• 2024: 1 milyon 139 bin
• 2025: 1 milyon 124 bin