Cannes seçkisi açıklandı

Cannes seçkisi açıklandı

ALTIN PALMİYE İÇİN YARIŞACAKLAR

Fransız, İspanyol ve Japon sinemasının ağırlığının hissedildiği 79. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışacak filmler arasında Pedro Almodovar imzalı “Bitter Christmas”, İranlı sinemacı Ashgar Farhadi’nin 5 yıl aradan sonra çektiği “Parallel Tales”, Altın palmiyeli Romen sinemacı Christian Mungiu imzalı “Fjord”, Macar yönetmen Laszlo Nemes’in yeni filmi “Moulin”, Polonyalı sinemacı Pawel Pawlikowski imzalı “Fatherland” ve Rus sinemacı Andrey Zvyagintsev’in son filmi “Minotaur” ilk dikkat çekenler. Yarışma seçkisindeki tek ABD yapımı filmi Ira Sachs’ın yeni filmi “The Man I Love” olurken Japonya’dan üç film yer aldı: “All of A Sudden” (Ryusuke Hamaguchi), “Sheep in the Box” (Hirokazu Kore-Eda) ve “Nagi Notes” (Koji Fukada).

Pedro Almodóvar’ın yeni filmi Bitter Christmas

HOLLYWOOD YAPIMLARI YİNE YOK

Son birkaç yıldır olduğu gibi büyük Hollywood yapımlarının (“Top Gun: Maverick”, “Mission: Impossible – The Final Reckoning”, “Furiosa: A Mad Max Saga” akla ilk gelenler) olmayışı dikkat çekiciydi.

Thierry Fremaux “Bu yıl Amerikan sineması var ama stüdyolar daha az var. Stüdyolar Cannes’da yoksa hiçbir yerde yoklar demektir” diyerek konuyu dile getirdi ve toplantı sonrası Deadline Hollywood mikrofonuna “Stüdyo sisteminin dışında da bir Amerikan sineması var. Son 5 – 10 yıldır bir sessizlik vardı, geçen yılki Los Angeles yangınları, ondan önce grevler ve pandemi yüzünden. Elbette stüdyoların her ay birçok film vizyona çıkardığı dönemleri özlüyorum. Sinemayı sevmenin Amerikan sinemasını sevmek anlamına geldiği dönemde büyüyen kuşağa aitim ben. Evet o günleri özlüyorum ama eminim ki bu sadece bu yıla özgü bir durum. İki yıl önce Tom Cruise vardı örneğin ve eminim gelecek yılarda da göreceğiz” dedi.

Öte yandan Berlin Film Festivali’ndeki tartışmaların ve basın toplantılarındaki zorlu soruların kimi önemli yapım şirketlerini korkuttuğuna dair bazı yorumlara yol açtığını da söylemek gerek. Kimse bu konjonktürde riskli pozisyonlar almak istemiyor gibi; en azından toz duman dağılıp, taşlar yerine oturana kadar.

FESTİVALİN MUHTEMEL SÜRPRİZ HİTLERİ

Cannes’da yarışma dışı bölümlerde dikkat çeken filmler arasında Steven Soderbergh’in merakla beklenen belgeseli “John Lennon: The Last Interview”, Nicolas Winding_Refn’in 10 yıl aradan sonra “Her Private Hell”, Fransız sinemacı Quentin Dupieux imzalı “Full Phil”, 1979 yılında Cannes’da Altın Palmiye’yi “Kıyamet” ile paylaşan “Teneke Trampet”in yönetmeni Volker Schlöndorff’un yeni filmi “Visitation”, Ron Howard’ın ünlü fotoğrafçı Richard Avedon ile ilgili belgeseli “Avedon” ve Kiyoshi Kurosawa imzalı “The Samurai and the Prisoner” yer alıyor. Bir önceki filmi “I Saw the TV Glow” ile adından övgüyle söz ettiren Jane Schoenbrun’un yeni filmi “Teenage Sex and Death at Camp Miasma”nın açılış filmi olarak yer aldığı Un Certain Regard (Belirli Bir Bakış) bölümü ise festivalin muhtemel sürpriz hitlerini izleyeceğimiz seçkisi olabilir yine.

CANNES’DA BU YIL TÜRKİYE’DEN YAPIM YOK

Gelelim işin bizim açımızdan hiç de parlak olmayan yanına. Nuri Bilge Ceylan henüz yeni filmini çekmeye başlamadı bile ama onun dışında Cannes’da hiçbir Türk yapımının yer almayışı, tam da Berlin’deki parlak başarıların ardından, içimizi burkmadı değil. Bu üzerinde düşünülmesi, tartışılması ve belli sonuçlar, dersler çıkarılması gereken bir konu elbette. Öte yandan bizim düşünüp tartışmamız gereken ve dersler çıkaracağımız o kadar çok konu var ki, sıra sinemaya ne zaman gelir kestiremiyoruz bile.

79. Cannes Film Festivali 12-23 Mayıs arasında düzenlenecek.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu