İran Savaşı’ndan 3 ay önce yayınlanmıştı

Bu zayıf nokta, yarı iletken üretiminde sıcaklık kontrolünden tıbbi görüntüleme cihazlarının soğutulmasına, boru hatlarındaki sızıntıların tespitinden roket yakıt tanklarının basınçlandırılmasına kadar geniş kullanım alanına sahip renksiz ve kokusuz bir gaz olan helyumdu.

Sorun ise Çin’in helyum tedarikinin yüzde 83’ten fazlasının yurt dışından gelmesiydi.

Araştırmacılar Aralık ayında yayımladıkları çalışmada, “Bu tedarik kaynakları jeopolitik değişimlere son derece açık olduğu için ülkenin tedarik zinciri güvenliği ciddi bir tehdit altındadır” uyarısında bulunmuştu.

Bugüne gelindiğinde bu endişeler hızla gerçeğe dönüştü. ABD ve İsrail’in İran’la savaşıyla tetiklenen küresel petrol ve gaz krizi, dünyayı etkisi altına aldı.

Çin şimdi bazı analistlere göre onlarca yılın en büyük helyum şokuyla karşı karşıya. Fiyatlar iki katına çıkarken, tedarik hızla azalıyor.

Uzun süreli bir kesinti, analistlere göre çip fabrikalarının kapanmasına ve hayati öneme sahip tıbbi görüntüleme hizmetlerinde gecikmelere yol açabilir. Bu durum, elektronikten otomotive kadar yarı iletkenlere bağımlı tüm sektörlerde zincirleme etki yaratabilir.

Kritik zayıf halka

Helyum krizi, Çin’in genel olarak başarılı olan enerji bağımsızlığı politikasında nadir görülen bir zayıflık olarak öne çıkıyor.

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin çökmesi ve Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukası ilan etmesi, tedarik krizinin kısa sürede çözülmesi umutlarını da ortadan kaldırdı.

Dünya helyum arzının üçte birini sağlayan Katar’da üretimin durması ve enerji tesislerinin zarar görmesi, tedarik zincirinin toparlanmasının yıllar alabileceğine işaret ediyor. Bu süreçte Çin iç piyasasındaki baskı giderek artıyor.

Şanghay merkezli tedarik zinciri danışmanlık şirketi Tidalwave Solutions ortağı Cameron Johnson, “Katar’daki durum küresel arzı ciddi şekilde azalttı. Güvenilir tedarikin nasıl sağlanacağına dair hiçbir netlik yok” dedi.

Johnson, “Birçok tedarikçi artık satacak ürünümüz yok diyor. İsterseniz milyon dolar verin, elimizde mal yok” ifadelerini kullandı.

Fiyatlar hızla yükseliyor

Asya genelinde helyuma ihtiyaç duyan ekonomiler ciddi bir kıtlık riskiyle karşı karşıya.

Tayvan Yarı İletken Sanayii Birliği, hükümete helyum stoklaması çağrısı yaptı. Japonya’da firmalar satışları sınırlamaya başladı. Bu risk, özellikle dünyanın önde gelen çip üreticilerine ev sahipliği yapan Güney Kore ve Tayvan gibi ülkeleri alarma geçirdi.

Seul yönetimi çip üreticilerinin yaklaşık dört aylık stokunun bulunduğunu açıkladı. Tayvan ise üreticilerle koordinasyon sağlandığını ve yeterli stok bulunduğunu belirtti.

Çin ise henüz resmi bir açıklama yapmadı ve şirketlerin helyum stoklarına ilişkin veri paylaşmıyor. Bu da gerçek durumun değerlendirilmesini zorlaştırıyor.

Ancak Çin’de yüksek saflıktaki helyum fiyatlarının son bir ayda iki katına çıktığı bildirildi.

Analist Zhang Wei, “Katar’dan tedarikin kısa vadede toparlanması beklenmediği için piyasadaki endişe hızla arttı” dedi.

“Satıcılar stoklarını tutarken, alıcılar piyasada ürün arıyor ve bazıları yüksek fiyat ödemeyi kabul ediyor.”

Lojistik sorunlar

Petrol ve doğal gazın aksine Çin’in helyum için uzun vadeli merkezi stokları bulunmuyor. Ayrıca bu gazı taşımak için gerekli özel kriyojenik tankerlerin sayısı da sınırlı.

Analist Bastian Dürr, “Birçok tanker şu anda Basra Körfezi’nde atıl durumda olduğu için ciddi bir rekabet yaşanıyor” dedi.

Çinli bir satış yöneticisi, helyum fiyatlarının mart başında metreküp başına 76 yuan (yaklaşık 11 dolar) seviyesinden 170 yuan’a (yaklaşık 25 dolar) yükseldiğini söyledi.

Şirketlerin şu an sadece mevcut müşterilerine sınırlı tedarik sağlayabildiği ve yeni sipariş kabul etmediği belirtildi.

En çok kim etkilenecek?

Analistlere göre Çin hükümeti, sınırlı tedariki öncelikle sağlık sektörüne yönlendirebilir.

Büyük çip üreticileri stokları ve geri dönüşüm yatırımları sayesinde daha dayanıklı. Küçük üreticiler ve düşük kârlı sektörler daha fazla baskı altında.

Teknoloji analisti Eric Huang, helyumun çip üretim maliyetinde küçük bir paya sahip olduğunu ve büyük firmaların artan maliyetleri karşılayabileceğini söyledi.

“Yüksek fiyat ödeyebilenler tedarik bulabilecek. En çok etkilenecek alanlar balon gibi düşük öncelikli kullanım alanları olacak” dedi.

Çin’in sınırlı seçenekleri

Dünyanın en büyük helyum tedarikçisi ABD, ardından Katar ve Rusya geliyor.

Çin ise ABD’ye bağımlılığı azaltmak için son yıllarda ithalatını yüzde 28’den yüzde 2’ye düşürdü ve Rusya’dan alımını artırarak yüzde 42’ye çıkardı.

Ancak analistlere göre Rusya, Katar’dan gelen kaybı telafi edebilecek kapasiteye sahip değil.

Bu durum Çin’i kendi üretimini artırmaya ve yeni kaynaklar bulmaya zorluyor.

Ancak yerli üretimin artırılması zaman alacak. Şu anda Çin’in üretimi toplam tüketimin sadece altıda biri seviyesinde.

Uzmanlara göre yeni üretim kapasitesi oluşturmak en az 1-2 yıl sürebilir.

İran savaşı, yalnızca enerji piyasalarını değil; sağlık sistemlerini, çip üretimini, küresel tedarik zincirlerini derinden etkileyen bir krize dönüşmüş durumda.

Ve bu krizin etkileri, savaş sona erse bile uzun süre hissedilmeye devam edecek.

Başa dön tuşu