Bugün bayram
Bugün bayram
“Kutlu Doğum Haftası” 2017 yılından beri kutlanmıyor. Böylesine önemli bir hafta; peygamberimiz Hazreti Muhammed’in doğduğu hafta niye artık kutlanmıyor?
Bunu gerçekten merak ediyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı niye böyle bir karar aldı?
Bir vatandaş olarak bunun cevabını bekliyorum.
Ülkemizde ebeveyn olmak, bir çocuk yetiştirmek, onun geleceğini hazırlamak ve onca zorluğun üstünden kalkmak hiç de kolay değil. Bunun en büyük nedenlerinden birisi veliler arasındaki gelir adaletsizliği. Ülkede neredeyse görünmeyen bir kast sistemi var. Parası olan çocuğunu özel okula yazdırıyor, parası olmayansa devlet okuluna. Milli Eğitim Bakanlığı devlet okullarını eğitim açısından büyütüp zenginleştireceğine, orada çalışan öğretmenlerin maddi durumlarını iyileştireceğine müfredatın nasıl daha da muhafazakâr ve çağdışı olmasına kılıf uydurmaya çalışıyor. “Dindar nesil” diye çıkılan yol tertemiz çocuklarımızı ne hale getirdi hep beraber görüyoruz. Toplum içerisinde uygun olmayan davranışlar sadece din eksenli değerlendirildiği ve de Müslümanlığı herkes kendisine göre yorumladığı için günah kavramı da kutsal kitabımızda yazılanların dışında herkesin subjektif bakış açısıyla neredeyse kişisel bir cezalandırmaya dönüştü. RTÜK bir dizideki bir kadeh içkiyi mozaiklerken onlarca ağır makineli silahı görmezden geldi, masum bir öpücüğü keserken kadın programlarında gözler önüne serilen ahlaksızlığa, enseste ses çıkarmadı. Doğal olarak da bu dizileri, programları izleyen insanlar arkadaş ortamında içilen bir kadeh şaraba tepki gösterirken, dizilerdeki şiddet onları hiç rahatsız etmedi. Özellikle bundan en büyük zararı çocuklar gördü. Hatırlatmak isterim her birey 18 yaşına gelene kadar çocuktur. Ben birçok anne babadan henüz 13-14 yaşında olan çocuklarına karşı şu cümleyi çok duydum “Koca adam oldun hâlâ top peşinde koşuyorsun” ya da “Koca kız oldun bir sofrayı toplamıyorsun” gibi. Her çocuk tertemiz ve masum doğar onları birer şiddet makinesi haline getiren sistem ve bizleriz. Haberlerde cinayet, sosyal medyada kavga, dizilerde mafya savaşları, okullarda akran zorbalığı. Eeee nasıl olacak peki?
Arık bırakın medenice tartışmayı neredeyse konuşmayı unuttuk. Bütün iletişim aracımız elimizdeki akıllı telefon. Bilgiyi oradan sağlıyoruz, iletişimi oradan kurmaya çalışıyoruz alışverişi oradan yapıyoruz. Toplum içinde elimizde telefon kafasını kuma gömmüş devekuşu misali gezinip duruyoruz.
Birçok genç sosyal medya platformlarında etki sahibi olabilmek, birkaç takipçi daha edinmek için bedenini sergiliyor, yediklerini içtiklerini paylaşıyor, tüketimi körüklüyor birçok evli çift de özel hayatlarını insanların gözüne sokmakta hiç bir sakınca görmüyor. Toplumdaki bu çürümüşlük ve yozlaşmadan da en çok çocuklarımız etkileniyor. Çocuklara ileride ne olmak istiyorsun diye sorduğumuzda artık doktor, mimar, yazılımcı cevabını değil “İnfluencer” yanıtını alıyorsak hepimizin bunda payı var.
Ülkemin güzel çocukları her şeye rağmen “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nız kutlu olsun. Gözlerinizden öpüyorum.
Kalın sağlıcakla…