“Bu 10 ayın hesabını kim verecek?”

YENİ Parti İstanbul Milletvekili ve Grup Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Karabat da gelişmelerin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, fon piyasasında yaşanan sorunların yeni olmadığını belirtti.

ŞİMŞEK’İN SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te “Özellikle bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların yapıldığını da biliyoruz” sözlerini hatırlattı.

Şimşek söz konusu konuşmada bu alanda düzenleme eksiklikleri bulunduğunu da söylemişti. 2 Aralık 2025’te toplanan Finansal İstikrar Komitesi’nde ise serbest ve para piyasası fonlarındaki gelişmeler, bunların finansal istikrara etkileri ve alınabilecek makro ihtiyati tedbirler ele alınmıştı.

Karabat’ın açıklamasının tam metni şöyle:

“Fon krizi bugün başlamadı. Bugün sadece patladı! 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’taki fonları işleme kapatıldı. 130 fon tasfiye ediliyor. Yüz binlerce yatırımcı, yüz milyarlarca lira ve ağır bir güven kaybı… Peki, buraya nasıl geldik? Daha önce konu hakkında yaptığımız uyarı:

700 bini aşan yatırımcıdan ve 900 milyar TL’ye yaklaşan devasa bir büyüklükten söz ediyoruz. Hatırlayalım… 4 Kasım 2025… Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bizzat söyledi: ‘Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz.’ Dahası, bu alanda ‘düzenleme eksikliği’ olduğunu da açıkladı. Bugünden 10 ay önce!

Mehmet Şimşek’in ilk açıklamasının bir ay sonrasında 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Resmi açıklamada serbest fonlar ve para piyasası fonlarındaki gelişmelerin, bunların finansal istikrara etkilerinin ve alınabilecek makro ihtiyati tedbirlerin değerlendirildiği açıklandı. Yani konu yalnızca bilinmiyordu, devletin en üst düzey finansal istikrar mekanizmasının da masasındaydı.

Kasım 2025’te fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığı biliniyorsa… Aralık 2025’te fonların finansal istikrara etkileri masaya yatırıldıysa… Neden yüz binlerce yatırımcının parasını ilgilendiren bu noktaya gelindi? Denetim ne zaman başladı? Hangi riskler tespit edildi? Hangi tedbirler ne zaman alındı?

Çünkü ortada inanılmaz büyüklükte bir para var. 30 Haziran 2026 itibarıyla portföy yönetim şirketlerinin yönettiği varlık yaklaşık 14,6 trilyon TL. 2026’nın yalnızca ilk 6 ayında sektörün portföy yönetim komisyon geliri yaklaşık 26,1 milyar TL. Net dönem kârı yaklaşık 23,5 milyar TL.

2026 ilk yarı net kârları: Tera Portföy: 4,16 milyar TL, Pusula Portföy: 2,72 milyar TL. Sadece bu iki şirketin 6 aylık toplam net kârı 6,87 milyar TL. Ama daha çarpıcı bir veri var.

Sadece portföy yönetim komisyon gelirlerine bakalım… Tera 1,42 milyar TL, Pusula 1,20 milyar TL. İki şirket yalnızca 6 ayda yaklaşık 2,6 milyar TL portföy yönetim komisyon geliri elde etti. Bütün sektörün aynı kalemdeki geliri yaklaşık 26,1 milyar TL. Fon sektöründe muazzam bir ekonomik çıkar alanı oluşmuş durumda. Buna yol açan da göz yuman da AKP ve onun finansman sorumlusu Mehmet Şimşek’tir.

Bu kadar büyük para dönerken denetim mekanizması neden daha erken ve etkili çalışmadı? Mehmet Şimşek’in ‘Fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını biliyoruz’ açıklamasının üzerinden 10 ay geçti. Bugün ise 130 fon tasfiye ediliyor. Bu 10 ayın hesabını kim verecek?

Bedeli yalnızca fon yatırımcısı ödemedi. Borsada milyarlarca dolarlık satış yapıldı. Pek çok fondan trilyonlarca liralık çıkış yaşandı. Tasarruf finansmanı sektörü diken üzerinde. İnsanlar dövize ve altına yönelmeye başladı.

Şimdi milyonlarca tasarruf sahibine sermaye piyasalarına güvenmesini nasıl anlatacaksınız? İnsanlara yıllardır, ‘Yastık altından çıkın.’ ‘Fonlara yatırım yapın.’ ‘Sermaye piyasalarına gelin’ deniliyor. Ama yatırımcının en temel beklentisi getiri değil, önce güven.

Bu kriz sadece para kaybettirmedi. Sermaye piyasalarının güvenilirliğine de ağır bir darbe vurdu. AKP, otoriter rejiminin inşasında fonları kullandı. İş kontrolden çıkınca da sözde operasyon için düğmeye bastı. Ama artık çok geç, bu işin siyasi bedeli elbette ödenecek.”

Başa dön tuşu