Türkiye ve Çin barış ve istikrar vizyonunu paylaşıyor: elçi
Cumartesi günü AA muhabirine konuşan Selçuk Ünal, iki kadim medeniyet arasındaki bağların, 1971’de resmi olarak kurulan diplomatik ilişkilerin çok ötesine geçtiğini söyledi.
Tarihi İpek Yolu’nun Asya’nın doğu ve batı uçlarını birbirine bağlayan bir köprü görevi gördüğünü, yüzyıllar boyunca Türkler ile Çinliler arasında ticareti, kültürel alışverişi, teknolojik transferleri ve diplomatik temasları kolaylaştırdığını kaydetti.
Ünal, “İpek Yolu iki medeniyeti, iki milleti birbirine bağladı. Bugün bu bağlantı farklı isimlerle devam ediyor.”
Büyükelçi, her ne kadar coğrafi mesafe ve sınırlı ulaşım seçeneklerinin ilk dönemlerde diplomatik temasları kısıtlasa da iki halk arasındaki kültürel etkileşimin İpek Yolu ağı üzerinden sabit kaldığını vurguladı.
Ünal, Çin’deki resmi Türk temsilciliğinin Cumhuriyet döneminin başlarında başladığını, diplomatik temasların zorlu savaş koşullarına rağmen devam ettiğini anımsattı.
Türkiye’nin, 2. Dünya Savaşı sırasında birçok ülkenin misyonlarını kapatmasına rağmen Çin’deki diplomatik varlığını sürdürdüğünü kaydetti.
Diplomatik ilişkilerin kurulmasına ilişkin Ünal, Türkiye’nin 1971 yılında uluslararası sistemdeki büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemde Çin Halk Cumhuriyeti’ni resmen tanıdığını söyledi.
Görüşmelerin iki ülkenin Paris büyükelçilikleri aracılığıyla yürütüldüğünü ve diplomatik ilişkilerin 4 Ağustos 1971’de yapılan nota alışverişiyle resmen kurulduğunu kaydetti.
İkili ilişkilerde son çeyrek asırda yaşanan dönüşüme dikkat çeken Ünal, Çin’in sadece Asya’da değil, küresel anlamda da Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı haline geldiğini söyledi.
“In this year, when we mark the 55th anniversary of diplomatic relations, China has become our largest trading partner in the world,” he said, adding: “Our trade volume exceeds $50 billion.”
İki ülke arasındaki bağlantının giderek arttığına dikkat çeken Ünal, Türk Hava Yolları’nın Çin’in dört şehrine günde iki uçuş gerçekleştirdiğini, Çin’in büyük havayolu şirketlerinin çoğunun ise İstanbul’a uçtuğunu kaydetti.
Artan kargo trafiğinin yanı sıra ülkeler arasında haftalık 50’den fazla yolcu uçuşu gerçekleştiriliyor.
Türkiye’nin Çin’deki diplomatik varlığının Pekin’deki büyükelçiliğinin ötesine geçerek Şangay, Hong Kong, Guangzhou ve Chengdu’daki başkonsoloslukları da kapsadığını ekledi.
“İlişkiler eskisinden çok daha ileri ve olumlu bir aşamada ve bunları daha da ileri götüreceğimize inanıyorum” dedi.
Ünal, iki ülkenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda siyasi, ekonomik ve ticari alanların yanı sıra bağlantı, enerji, yapay zeka ve yeşil ekonomi alanlarında iş birliğini güçlendirmeye yönelik çalıştığını söyledi.
“Temel olarak her iki ülke de uluslararası sisteme barış, istikrar, savaşların önlenmesi ve mümkün olduğu yerde sona erdirilmesi perspektifinden bakıyor.” dedi.
“Bu anlamda aslında birçok küresel, uluslararası ve bölgesel meseleye aynı perspektiften bakıyoruz.”