Baskılara çare ortak mücadele
Baskılara çare ortak mücadele
Muhalefeti yargı sopasıyla yalnızlaştırmanın bir aracına dönüşen operasyonlar aynı zamanda CHP’nin seçilmiş lideri Özgür Özel yönetimine yakın belediye başkanları üzerinde basınç oluşturuyor. Öte yandan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın olası adaylığına karşı bir gözdağı olarak da yorumlanan operasyonları siyaset bilimciler ve siyasal iletişim uzmanları BirGün’e değerlendirdi.
Bugünün BirGün’ü
ÜÇLÜ HEDEF
Siyasal İletişim Danışmanı ve SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü O. Suat Özçelebi, “Ankara’da ve Özgür Özel’e yakınlığıyla bilinen isimlerin de soruşturma kapsamına alınması, yargının araçsallaştırılması sürecinin parçası olduğu kadar kuşatmanın gittikçe hem CHP ve Özgür Özel’e hem de Ankara bazlı olarak Mansur Yavaş’a yönelebilir algısının oluşmasına kaynaklık ediyor. Siyasal iletişim açısından bakıldığında, bazen operasyonların kendisi kadar oluşturduğu algı ve psikolojik etki de sonuç üretir. İktidarın biraz da bu sonuca odaklandığını düşünebiliriz. Bu nedenle Mansur Yavaş’a dönük dolaylı bir mesaj verildiği yönündeki yorumlar da kamuoyunda karşılık buluyor. Bunun gerçekten amaçlanıp amaçlanmadığını kesin olarak söylemek mümkün değil; ancak bugüne kadar gerçekleşenler bazen mesajın niyetinden çok, nasıl algılandığı belirleyici olduğunu kanıtladı” dedi.
Özçelebi değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “İktidar üçlü bir hedefleme yapmış görünüyor, bir yandan muhalefeti dizayn, ana muhalefeti itibarsızlaştır, diğer yandan CHP’yi böl ve tartıştır, öbür yandan da İmamoğlu ile başlattığı adaysızlaştırma sürecini Mansur Yavaş ve Özgür Özel’e kadar taşı. Bunun sonuçlarını Özgür Özel ve arkadaşları yeni Parti ile ortaya çıktıklarında daha somut, yakın zamanda göreceğiz. Muhalefetin demokratik siyaset yapma alanı hızla ortadan kalkıyor. Eğer sorun yeni rejimin kurumsal yapısından kaynaklanıyorsa, çözüm de yalnızca ana muhalefetin organize ya da anlık tepkileriyle değil, uzun soluklu, tüm partiler ve toplumsal muhalefeti kapsayan, örgütlü bir demokratik mücadelesinde. Kurulacak Yeni Parti, bu mücadele ve direniş hattının merkezi olarak da düşünülebilir ve böyle bir çağrıya kaynaklık edebilir.”
EŞİK AŞILDI
Akademisyen Ahmet Murat Aytaç ise şöyle konuştu “Çankaya’da başlatılan operasyonun mesajı, CHP’nin bölünme eşiğini aşmakta olduğu bir konjonktürde Ankara Adliyesi’nde meydana gelen kurumsal değişimle bir arada düşünüldüğünde daha iyi anlaşılacaktır. Aslında önceden de ABB ile ilişkili bir operasyonda 13 kişi gözaltına alınmıştı. Ama soruşturma “suç örgütü” dosyasına dönüşmemiş ve Yavaş şüpheli haline getirilmemişti. Çankaya Belediyesi’ni hedef alan operasyonun “suç örgütü kurma, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma” kalıbıyla inşa edilmiş olması, Ankara’da da bir eşiğin aşıldığını gösteriyor. İstanbul’da geliştirilen “suç örgütü-rüşvet-ihale” modelinin, A. Çelik ve ekibinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına atanmasının üzerinden henüz 29 gün geçmişken uygulanmış olması bu açıdan çok anlamlı. Diğer bir kilit unsursa CHP’nin bölünme eşiğinde olmasından ötürü, müdahalenin yerleşik parti örgütünden çok, henüz biçimlenmekte olan bir siyasi ihtimale dönük olmasıdır. Hüseyin Can Güner’in konumu bu çerçevede önem kazanmaktadır. Özel’in kişisel güven çevresiyle Ankara’daki parti örgütü, belediye imkânları ve değişim hareketinden gelen kadrolar arasında bağlantı kurabilen isimlerden biri olduğu biliniyor. Böyle bir aktörün etkisizleştirilmesi diğer belediye başkanları, milletvekilleri ve parti yöneticileri üzerinde de caydırıcı etki üretir.
CHP’nin bölünmesi normal koşullarda iktidarın işine gelir. Parçalanmış bir muhalefetin seçim kazanma ve ortak aday etrafında koordinasyon kurma kapasitesi azalır. Ancak iktidar açısından her bölünmenin aynı derecede yararlı olduğu da söylenemez. Amaç iki eşit ve rekabetçi CHP yaratmak değil, kurumsal kabuğu elinde tutan fakat toplumsal desteği zayıf bir CHP ile toplumsal desteği bulunmasına rağmen örgütsel kaynakları olmayan, dağınık bir Özel hareketi üretmek gibi duruyor.”
***
MAHÇUP OLACAK BİR ŞEY YAPMADIM
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, cumartesi günü gerçekleşen operasyonda aralarında Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de yer aldığı 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini, 30 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, yurtdışından ilk uçakla ülkeye geleceğini duyurdu. “Suç örgütü kurma ve rüşvet” operasyonu kapsamında yurt dışından döner dönmez havalimanından gözaltına alınan Güner dünkü mesajında “Ben, sizlere mahcup olacak hiçbir şey yapmadım. Vicdanım rahat, alnım ak, başım dik” ifadelerini kullandı. Çankaya Belediye Başkanı Güner, Esenboğa Havalimanı’nda gözaltına alındı. Havalimanında görevli polislerce gözaltına alınan Güner, sağlık kontrolünün ardından ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Güner ifade işlemleri için mali şubeye getirildi.
***
TÜM ÜLKEYE DUYURACAĞIZ
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özgür Özel operasyonlara ilişkin, “Ankara’ya bütün başsavcı vekillerini kendilerine göre dizayn ederek bir operasyon imkânı yarattılar. Ankara’daki atamalar için, ‘Sana bunu tutukla dendiğinde gözünü kırpmadan tutuklayabilecek misin’ diye mülakat yapıyorlar, bunu birinci ağızdan duyduk. Bunu isimli cisimli söyleyecek bir noktaya gelmeleri durumunda bütün Türkiye’ye ilan edeceğiz” ifadelerini kullandı.