AYM üyelerinden kritik uyarı: Anayasal sınırlara tehdit

Anayasa Mahkemesi (AYM), 5 Nisan 2024 tarihli  Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 26’ncı maddesi ile 10 Temmuz 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin bazı hükümlerinin iptali talebini görüştü. Dönemin CHP yöneticileri Özgür Özel, Engin Altay ve Engin Özkoç tarafından yapılan başvuruyu inceleyen AYM’nin çoğunluk kararına düşülen şerhte kritik uyarılar yapıldı.

Kararnameler 2024 yılında, “Meclis devre dışı bırakılıyor, Anayasa ihlal ediliyor” gerekçesiyle AYM’ye taşındı. Muhalefetin kararnamelere temel itirazı, “Normal şartlarda kanunla veya Meclis denetimiyle yapılması gereken kadro ihdaslarının ve bakanlık içi yapısal reformların yürütmenin tek taraflı kararnamesiyle yapılması” değerlendirmesi üzerine yoğunlaştı.

YETKİ TARTIŞMASI

AYM, Dışişleri Bakanlığı’nda 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 26’ncı maddesi kapsamında sözleşmeli yerli ve yabancı uzman istihdam edilmesine olanak sağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemini reddetti. Yüksek Mahkeme, kararnamenin içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığı görüşüne oybirliğiyle vardı. Ancak yetki yönünden Anayasa’ya aykırılık bulunmadığı görüşüne beş üye karşı çıktı.

Karara yönelik beş AYM üyesinin karşı oy gerekçesinde, dava konusu kuralın basit bir atıf düzenlemesi olmadığı, Dışişleri Bakanlığı bakımından uzman istihdamı rejimini fiilen yürürlüğe sokan ve hukuki sonuç doğuran bir işlem niteliği taşıdığı vurgulandı. Karşı oyda, 375 Sayılı KHK’nin ek 26’ncı maddesinin ilgili kurumun teşkilat kararnamesinde açık hüküm bulunması hâlinde uygulanabildiğine dikkat çekildi. AYM üyeleri, kanun hükmünün tek başına işlerlik kazanamadığını ancak bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile uygulanabilir hâle geldiğini kaydetti.

ANAYASA UYARISI

AYM üyeleri, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün, “Mevcut bir kanuni düzenlemeyi tekrarlayan pasif bir kural olmaktan çıktığını” ve “Dışişleri Bakanlığı’nda uzman istihdamını mümkün kılan kurucu bir düzenleme hâline geldiğini” vurguladı.

Karşı oy yazısında, kanun koyucunun bir düzenlemenin uygulanmasını Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine bağlamasının Anayasa’da çizilen sınırlar bakımından sakıncalar doğurabileceği kaydedildi. Sakıncalı olduğu belirtilen yaklaşımın kabul edilmesi halinde, kanunla düzenlenmesi gereken veya kanunda zaten düzenlenmiş bulunan alanların fiilen kararname yoluyla şekillendirilebileceği belirtilerek, Anayasa’nın 104’üncü maddesinde öngörülen sınırlamaları işlevsiz bırakabileceği belirtildi.

Başa dön tuşu