“Ayaklarım üşüyor ve bunu söylemekten çekinmeyeceğim”

Tuluğ Özlü: “Ayaklarım üşüyor ve bunu söylemekten çekinmeyeceğim”

Beş sezonun ardından kapatma kararı kolay olmamış. “Son kayda gideceğim gün ağlayarak uyandım. Kayıttan çıkınca şişelerce şarap içtim” diyor; ama bunu bir kırılma değil, bir eşik olarak görüyor: “Benim hayatımda bu vardır. Bir şeyi bırakmam ve yeni yol çizmem gereken zamanlar bellidir. Bir belirsizliğin içinde kaybolmuştum. Karar verince rahatladım.”

Bu kararda politik atmosferin payı da büyük. Özlü, artan baskılar ve konuk bulmakta yaşadığı zorluklardan söz ediyor: “Hem politik olarak beni zora sokacağından hem de siyasi baskıların artmasından ötürü konuk bulmakta zorlandım. İlk yapabildiğimi bugün yapamayacaksam ve kendimi sansürleyeceksem devam etmenin anlamı yoktu.” Ancak mesele yalnızca dış baskı değil. “Otuz yaşında ‘seks konuşurum ne olacak’ diyen o kız değildim artık. Otuz yedi yaşında insanların cinselliğini merak etmediğim bir hâle geldim. Başka konulara, gündeme dair konuşmaya ve feminizm içeren ama onunla da yetinmeyen bir sisteme ihtiyacım vardı.”

Yeni seri “Ayaklarım Üşüyor” ismini yıllar önce attığı bir tweet’ten alıyor. “Ayaklarım hep üşüyor” diyen Özlü, bu cümleyi bir şiire dönüştürmüş:

Çoraplarım ıslak ayaklarım üşüyor

Yatakta Çıplak ayaklarım üşüyor

Isıtması çok zor ayaklarım üşüyor

Dünya dönüyor ayaklarım üşüyor

Üstüm ince ayaklarım üşüyor

Hayat devam ediyor ayaklarım hep üşüyor

Bu üşüme yalnızca fiziksel değil. “Katliamlar, savaşlar, emek sömürüleri, hedef gösterilmeler arasında nasıl yaşıyoruz, asıl merakım bu” diyor. Yeni seride yine açık ve filtresiz konuşmalar olacak ama tek bir başlığa sıkışmayacak. Feminist perspektif üretiminin doğal bir parçası: “Feminist bir kadın olarak ürettiğim her şeye feminist perspektifle yaklaşmaya çalışıyorum ama daha genel bir politik hat çizmek istiyorum.”

Türkiye’de politik alanda konuşmanın zorluğuna dikkat çekiyor: “Sansür hem içeriden hem dışarıdan geliyor. Büyük bir korku hissediyor herkes ve kimseyi korktuğu için yargılayamayız.” Ona göre bugün en büyük tabulardan biri güçsüzlüğü konuşmak: “Herkesin güçlü gözükmeye çalıştığı bu alanda güçsüzlüğü konuşmak da bir tabu artık. Liberal feminizmin dayattığı ‘güçlü kadın’ imgesinden sıyrılıp yıkıldığımız anları da konuşmamız gerekiyor.”

“Ayaklarım üşüyor” cümlesi tam da buradan yükseliyor. “Gerginken ya da değilken hep üşüyor ayaklarım” diyor Özlü. “Hepimizin boğuştuğu anksiyeteleri görünür kılmak, kimseyi ‘sadece ben yaşıyorum’ hissiyle baş başa bırakmamak için söylüyorum bunu. Ayaklarım üşüyor ve bunu sürekli söylemekten çekinmeyeceğim.”

Cinselliği konuşarak başlayan bir yol, şimdi korkuyu, baskıyı, güvencesizliği konuşmaya evriliyor. Üşüyen yalnızca ayaklar değil; hepimizin sinir uçları. Özlü’nün yeni serisi, tam da bu soğukta söz üretmeye hazırlanıyor.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu