Avrupa’da uydu müdahaleli dijital hız sınırı gündemde

Avrupa’da uydu müdahaleli dijital hız sınırı gündemde

EN BÜYÜK SORUN HIZ VERİLERİNİN DOĞRULUĞU

Sistemlerin önündeki temel engelin araçların hızını sınırlamak değil, doğru hız sınırını belirlemek olduğu belirtiliyor. Yol çalışmaları, okul saatleri, hava koşulları ve paralel yollar sistemlerin yanlış veri üretmesine yol açabiliyor.

NewMobility’nin aktardığına göre, otomotiv risk analizi şirketi Thatcham Research tarafından yapılan testlerde en düşük performans gösteren aracın güzergâh boyunca yüzde 91,3 doğruluk sağladığı ancak hız sınırı değişikliklerinin yalnızca yüzde 74,3’ünü doğru algıladığı ortaya çıktı. En başarılı otomobilde bile her 10 hız sınırı değişikliğinden yaklaşık biri yanlış tespit edildi.

Aktif hız sınırlama sistemleri şimdilik ağırlıklı olarak kontrollü filolarda kullanılıyor. İngiltere Londra’da otobüslerde denenen sistem, ABD’nin New York şehrinde belediye araçlarının belirlenen hızın üzerine çıkmasını engelliyor.

ARAÇ AYNI ZAMANDA DENETİM ARACINA DÖNÜŞEBİLİR

Sistemin yalnızca uyarı vermek yerine hız ihlallerini otomatik olarak bildirmesi; mahremiyet, sürücünün kimliğinin belirlenmesi, hatalı cezalar ve itiraz hakkı gibi tartışmaları beraberinde getiriyor. Böyle bir uygulamada otomobil, sürüş ve konum verilerini kaydeden hareketli bir denetim aracına dönüşebilir.

Destekleyenler ise düşük hızların kazaları, yakıt tüketimini, emisyonu ve gürültüyü azaltacağını savunuyor. Buna rağmen otomobilin hız sınırını fiziksel olarak uygulaması, birçok ülkede sürücünün kontrol hakkına müdahale olarak görülebilecek siyasi bir tartışma yaratıyor.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu