Ateşkesin arkasındaki isimler, Asım Münir ve Muhammed Amir
İran’la ABD arasında Hürmüz Boğazı krizinin ardından sağlanan iki haftalık ateşkes, yalnızca savaşın seyrini değil, Pakistan’ın bölgedeki rolünü de yeniden gündeme taşıdı. Diplomatik kaynaklara göre ateşkes, Donald Trump ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Asım Münir arasındaki doğrudan temaslar sonucunda şekillendi; Pakistan ayrıca İran ve ABD heyetlerini İslamabad’da bir araya getirmek üzere diplomatik hazırlıklara başladı. Aynı süreçte Pakistan’ın Katar Büyükelçisi Muhammed Amir’in de daha önce Umman’ın başkenti Maskat’taki İran-ABD görüşmelerine katıldığı ve Pakistan’ın arabuluculuk kanalını kurup koordine ettiği ifade ediliyor. Asım Münir’in ise Pakistan’daki “gerçek güç” olduğu iddia ediliyor.
Batılı medya ve düşünce kuruluşlarının analizlerine göre Asım Münir döneminde askerin sivil otorite üzerindeki gücü belirgin şekilde arttı.
SINIRSIZ YETKİLİ
İngiliz Guardian ve Independent gazetelerinin analizlerine göre Pakistan’da geçen yıl kabul edilen Anayasa değişiklikleriyle Asım Münir için “Savunma Kuvvetleri Komutanı” adı altında yeni bir makam oluşturuldu; bu düzenleme Münir’in kara kuvvetlerinin yanı sıra hava ve deniz unsurları üzerinde de genişleyen bir nüfuz kazanmasına yol açtı. Aynı düzenlemeler Münir’e görev süresi sonrasında rütbesini koruma ve ömür boyu yasal dokunulmazlık imkanı sağladı. Batı medyasında Pakistan ordusunun hükümet üzerinde büyük bir güç kazandığı ifade ediliyor. Münir’in adı, eski Başbakan İmran Han’ın hapsedilmesi ve siyasete müdahale iddialarıyla geçmişte gündeme geldi. Georgetown Üniversitesi’nden Güney Asya uzmanı Akil Şah ve analist Zahid Hüseyin’e göre Münir döneminde askerin, sivil otorite üzerindeki gücü belirgin şekilde arttı.
ASKERİ KÖKENLİ DEĞİL
Londra merkezli Al Majalla yayın organının diplomasi kaynaklarına dayandırdığı habere göre 57 yaşındaki Asım Münir, Pakistan ordusundaki birçok selefinden farklı olarak elit Batılı okullardan değil, Pakistan’daki genel eğitim kurumlarından yükselerek geldi. Münir, Batılı askeri akademilerde eğitim almadan yükselen ilk Pakistan kara kuvvetleri komutanı olarak dikkat çekti; buna rağmen ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) başındaki General Michael Kurilla ile son üç yılda en az altı kez görüştü. Majalla analizinde Washington’un Münir’i Batı Asya ve Orta Doğu’da “istikrar sağlayıcı” olarak nitelendirdiği, özellikle Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ile kurduğu bağların bu sayede gerçekleştiği iddia edildi.
Muhammed Amir’in 2025-2026 İran-ABD görüşmelerinin ilk oturumunda Maskat’ta bulunduğu ve Pakistan’ın arabuluculuk rolünü hem kurduğu hem de koordine ettiği ifade ediliyor.
ÇATIŞMA KARARLARINI VERDİ
Arapça da bilen Münir, Suudi Arabistan’da görev yaptı ve Pakistan-Suudi ilişkilerini güçlendiren isimlerin başında geldi. Münir döneminde Pakistan, İran, Afganistan ve Hindistan’a karşı sınır ötesi operasyonlara başvurdu. Pakistan’ın, Hindistan ve Afganistan ile yakın zamanda yaşadığı askeri çatışmalarda komuta kademesindeki kararların da Münir tarafından verildiği iddia ediliyor.
PERDE ARKASINDAKİ İSİM
Münir’in aksine Pakistan’ın Katar Büyükelçisi Muhammed Amir hakkında ise çok fazla bilgi bilinmiyor. 58 yaşındaki Emekli Korgeneral Amir’in daha önce Birleşmiş Milletler’in Sierra Leone misyonunda askeri gözlemci olarak görev yaptığı biliniyor. Amir’in ismi son dönemde Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki arabuluculuk çabalarında ön plana çıkmakta. Diplomatik kaynaklara göre Amir 2025-2026 İran-ABD görüşmelerinin ilk oturumunda Maskat’ta bulundu ve Pakistan’ın arabuluculuk rolünü hem kurdu hem de koordine etti. Küresel istihbarat yayın organı Intelligence Online’ın elde ettiği bilgilere göre Amir, Körfez diplomasisinin merkezinde yer alan “perde arkasındaki” isimlerin başında geliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel