Aşırı sağcılar ailesinin evinin önünde toplandı

David, belgeselin gösterimi için yurt dışında bulunan yönetmenlere yönelik, ülkeye dönmeleri halinde “Nereye giderlerse gitsinler, onları yasal yollarla takip edeceğiz. Ülkenin her yerinde onları engelleyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Mordechai David (solda), aşırı sağcı İsrailli Bakan Gvir ile 2024’te görüşmüştü
YÖNETMEN ABRAHAM’IN ÖDÜL KONUŞMASI
İtalya’da bu yıl 83’üncüsü düzenlenen Uluslararası Venedik Film Festivali’nde, “Jüri Özel Ödülü”ne, İsrail’in Gazze’deki sivil katliamını belgeleyen “NAZA” filmi layık görülmüştü.
“NAZA” belgeselinin Oscar ödüllü yönetmenlerinden Yuval Abraham, festivaldeki ödül konuşmasında İtalya ve Almanya’yı işaret ederek İsrail’in katliamını izlediklerini ve savaşı bitirecek baskıya engel olduklarını dile getirmişti. Abraham, konuşmasında şunları söylemişti:
“Jüriye teşekkür ederim. İkimiz de burada olmaktan minnet duyuyoruz. Elbette burada olmak kolay değil. Bu filme onu daha izlememişken bile saldırıda bulunuldu. Gerçekleri görmemek için çok şey yapılıyor. Gerçek şu ki bu festival başladığından beri, bu on günlük süre zarfında İsrail, Gazze’de en az altı Filistinli çocuk öldürdü. Üç yaşındaki bir kızın okulu bombalandı, yedi yaşındaki bir kız arabada babasıyla, iki kız kardeş evde uyurken öldürüldü. Konuştuğumuz İsrailli istihbarat teşkilatları bize bu toplu katliamların nasıl sistematik olduğunu söylüyor. Kaza sonucu değil de tasarlanarak yapıldıklarını, cinayet eylemleri tamamen Filistin halkının ortadan kaldırılmasına yönelik. Açıkça söylemek istiyorum ki bu gerçek Filistinli gazeteciler sayesinde ilk günden beri yayınlanıyor. İki yüzden fazla gazeteci Gazze’de İsrail tarafından öldürüldü. Sesleri susturuldu ve yok sayıldı. Bir suçun yok sayılmasının o suçun devam etmesini sağladığına inanıyoruz. Bu yüzden İsraillilerin bu filmi izlemesi bizim için çok önemli, bu suçları işleyen bizim ülkemiz İsrail ve Avrulalılar da izliyor. Özellikle de burada İtalya’da çünkü sizin hükümetiniz ve Alman hükümeti bu savaşı bitirecek baskıyı engelliyor.”
‘NAZA’ BELGESELİ NE ANLATIYOR?
Filmin adı “NAZA”, erkekler, kadınlar ve çocuklar dahil olmak üzere “bir saldırıda ölmeleri öngörülen siviller için” İsrail ordusunca kullanılan kısaltmaya atıfta bulunuyor. Belgeselde, katılımcıların güvenliği için farklı röportaj yöntemleri izlendi.
Belgesel, 3 yıl boyunca Tel Aviv’deki çatılarda gizlice çekildi ve katılımcıların kimlikleri, sesleri ve görünüşleri dijital değişiklikler yapılarak gizlendi. Katılımcılar, belgeselde İsrail ordusunun Gazze’de kullandığı “gizli sistem” ve gizli yöntemlere ilişkin detayları anlattı.
Yapımdaki kişiler, İsrail ordusunun saldırılarında kullanılan gözetleme sistemlerini ve uzak mesafeden bombalamayı ayrıntılı olarak anlatıyor. Onlara göre, bu operasyonda yapay zeka kullanılarak potansiyel Hamas hedefleri tespit ediliyor ve çoğu zaman içinde ailelerin bulunduğu bilindiği halde evler ve daireler bombalanıyor.
Belgeselde, Gazzelilerin sığınak olarak kullandığı yerleşim yerlerinin kasten yakılmasına ve gıda dağıtımı sırasında öldürülmesine doğrudan şahitlik eden İsrail ordusu mensupları da yer aldı.
Belgeselde konuşanlardan bir kısmının, gizli istihbarat biriminde çalışıp doğrudan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya bağlı oldukları belirtildi.
İSRAİLLİ BAKAN’IN YÖNETMENLERE ‘VATANDAŞLIK’ TEHDİDİ
İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, “NAZA” belgeselinin yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor’u tehdit etmişti.
Zohar, sosyal medya hesabından, “iğrenç” olarak nitelediği “NAZA” belgeselinin, Uluslararası Venedik Film Festivali’nde “Jüri Özel Ödülü”ne layık görülmesinin “şoke edici” olduğunu iddia etmişti.
Belgeselin, “vatana ihanet” anlamına geldiğini öne süren Zohar, yönetmenler Abraham ve Szor’un vatandaşlıklarının ellerinden alınması için derhal harekete geçeceğini belirtmişti.
YÖNETMENLER TEHDİT EDİLMİŞ, SALDIRIYA UĞRAMIŞTI
Yöentmenler Yuval Abraham, Rachel Szor, Basel Adra ve Hamdan Ballal, işgal altındaki Batı Şeria’da yerleşimcilerin burada yaşayan Filistinlilere yönelik açık şiddetini, ev yıkımlarını, arazi yasaklarını ve ölümleri belgeleyen 2024 yapımı No Other Land (Gidecek Yer Yok) filmiyle 97’nci Akademi (Oscar) Ödülleri’nde En İyi Belgesel Ödülü’nü kazanmıştı.
Abraham, ödülünü aldığı sırada filmin Filistinli yönetmenlerinden Basel Adra ile birlikte sahneye çıkarak İsrail-Filistin çatışmasını “katliam” şeklinde nitelendirmiş ve Almanya’ya İsrail’e yönelik silah satışlarını durdurma çağrısında bulunmuştu. Salondan yoğun destek alan konuşmasının ardından Abraham, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sözleri nedeniyle İsrail’deki televizyon kanallarında antisemitizm suçlamalarıyla hedef alındığını ve ölüm tehditleri aldığını duyurmuştu.
No Other Land’in bir diğer yönetmeni Filistinli Hamdan Ballal ise bu yıl mart ayında, işgal altındaki Batı Şeria’nın Hebron kentinin güneyindeki Susya köyünde bir grup İsrailli yerleşimcinin saldırısına uğramıştı.