Arda Güler’i ‘çubuk tarçın’a benzettiler

Kroos veya Modric için günlük rutin olan o “pas kanallarını görme ve savunma arkasına top sızdırma” becerisinin pek de bulunmadığı mevcut Real Madrid’de; Arda Güler’in sundukları takımı için adeta hazine değerinde. İspanyol basını onun için ‘Canela en Rama’ ifadesini kullanıyor. Yani ‘çubuk tarçın’.
İspanyollar bu ifadeyi çok kaliteli, saf ve işlenmemiş bir mücevher gibi duran şeyler için sarf ediyor. Bu sözle Arda’nın oyun zekasının takımdaki diğer oyunculardan ayrıştığını vurguluyor.
Milli oyuncu, belki oyunu baştan sona domine edecek ve sürekli yönetecek devamlılığa henüz sahip olmayabilir; ancak kalitesi, top ona geldiğinde her şeyin hızla akmasını sağlıyor. Arda, tek dokunuşla ve bir anlık düşünceyle sonuca gidebilen, belirleyici bir oyuncu.
Buradaki asıl zorluk; onu kendi bildiği işi yapabileceği bir ortamla çevrelemektir, onu “ağır işçi” gibi çalışmaya zorlayıp bitkin düşürmek değil. Disiplin başka bir şeydir, yeteneği tüketmek bambaşka.
Kimi İspanyol köşe yazarlarının “Arda orta sahada daha çok çalışmalı, daha çok defans yapmalı” eleştirilerine bir yanıt niteliğindeki bu yorumla “Onu savunma yükü altında ezmeyin, bırakın yeteneğini sergilesin” mesajı veriliyor.
Bellingham’ın bir aylık sakatlığında, “pas kanallarını açma” görevi tamamen Arda’nın omuzlarına binecek gibi görünüyor. İngiliz futbolcunun yokluğunda Arda Güler’den sezon başındaki müthiş performansını yeniden izleyebiliriz. Ancak bunun için onu orta sahada rakip kovalamaktan kurtarmak gerekiyor.