Türkiye’de tütün alarmı! Çocuklar hedefte, karteller sahada

Dünyada sigara tüketiminin en yüksek olduğu ülkeler arasında ilk sıralarda yer alan Türkiye’de, tütün ürünleri ve elektronik sigarayla mücadelede yeni bir döneme giriliyor. Kapalı alan yasağının kapsamını genişleten ve kamusal alanları yeniden tanımlayan yeni mevzuat hazırlıkları hız kazanırken, sigara ve elektronik sigara kartelleri ise örtülü reklam, dijital pazarlama teknikleri ile pazar paylarını büyütmeye çalışıyorlar. Resmi veriler, akademik araştırmalar ve saha çalışmaları birlikte okunduğunda, Türkiye’nin çok katmanlı bir tütün tehdidiyle karşı karşıya olduğu anlaşılıyor. Öyle ki, ülke genelinde 15 yaş ve üzeri sigara kullananların oranı yaklaşık yüzde 30 olarak tahmin ediliyor. Erkeklerde bu oran yüzde 37,3’e çıkarken, kadınlarda yüzde 10,7 seviyesinde bulunuyor. Bu da yaklaşık 12 milyon erkek ve 4,5 milyon kadının her gün sigara içtiği anlamına geliyor.
Hayvan deneyleri ve klinik çalışmalar, e-sigaraların iltihap mekanizmalarını tetiklediğini, DNA hasarına yol açtığını ve akciğer fonksiyonlarını azalttığını ortaya koyuyor.
TÜRKİYE’NİN KARNESİ
İstatiksel hesaplamalara göre Türkiye’de kişi başına günlük ortalama sigara tüketimi 17,1 adet seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, Türkiye’yi Avrupa bölgesinde ilk sıraya, dünya genelinde ise en üst sıralara taşıyor. Karşılaştırmalı veriler, Yunanistan’da bu ortalamanın 15,7, Japonya ve Avusturya’da ise 15,4 seviyesinde olduğunu gösteriyor. Tütün endüstrisi açısından bu tablo, Türkiye’yi yüksek potansiyelli bir hedef pazar haline getirirken, özellikle gençler ve kadınlar üzerinden yürütülen pazarlama stratejileri dikkat çekiyor.
YASAK AMA HER YERDE!
Türkiye’de elektronik sigara ve ilgili ürünlerin satışı yasak olmasına karşın, kullanım ve erişim kanalları hızla genişliyor. 2026 yılı itibarıyla e-sigara ve yan ürünlerini satan internet sitesi sayısı 200’ü aşmış durumda. Puff bar, likit, ısıtılmış tütün ve yüksek nikotin içeren ürünlere ise 20 bin ayrı noktada erişilebildiği belirtilirken, bu ürünlerin önemli bir kısmı, sosyal medya platformları üzerinden “ürün deneyimi”, “aroma karşılaştırması” veya “kişisel kullanım paylaşımı” adı altında yapılan örtülü reklamlarla tanıtılıyor.
GENÇLER HEDEFTE
Yapılan saha çalışmalarında e-sigara kullanımının 14-16 yaş arası gençler arasında bile hızla yayıldığı görülüyor. Türkiye’de yapılan bir ankette, 500 ergenin yüzde 67’sinin evinde en az bir sigara içen birey bulunduğu, yüzde 20’sinin ise e-sigara denediği ya da düzenli kullandığı ortaya konuldu. Uzmanlar, elektronik sigaraların masum bir “alternatif” gibi sunulmasına karşın, içeriklerinde 7 binin üzerinde kimyasal madde, 70’e yakın kanserojen, 8 bine yakın farklı aroma bulunduğuna dikkat çekiyor.
MAVİ BÖLGELER OLACAK
Yeni hazırlanacak mevzuat ile hem halk sağlığını korunması hem de suistimallerin önüne geçilmesi hedefleniyor. Buna göre açılır, kapanır tente bulunan alanlar ile kış bahçeleri artık tamamen kapalı alan kapsamına alınacak. Böylece bu alanlarda sigara içilmesi yasaklanacak. Yeni düzenlemeyle birlikte kamu binaları, AVM’ler ve restoranların ana giriş kapılarından en az 5 metre mesafede sigara içilmesi tamamen yasaklanacak. Mevzuat kapsamında çocuk parkları tamamen sigarasız alan ilan edilerek “kırmızı hat” statüsüne alınması da gündemde. Sahillerde ise sigara içenler için fiziksel olarak ayrılmış “mavi bölgeler” oluşturulacak. Bu alanların dışında sigara kullanımına izin verilmeyecek.
Özellikle 25-34 yaş arası erkeklerde sigara kullanım oranı yüzde 51,4 gibi çarpıcı bir seviyeye ulaşmış durumda. 35-44 yaş arası kadınlarda ise bağımlılık oranı yüzde 23,2’ye yükselmiş durumda.
TAVİZ VERİLMESİN
Sağlığa Evet Derneği Başkanı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Elif Dağlı ise Türkiye’nin tütün ile mücadelesinde 2011 yılından sonra sekteye uğratılmak istendiğini belirterek şunları söylüyor: “Ne olduysa 2011’de oldu. Denetim ekipleri zayıflatıldı, ihlallerin takibi bırakıldı, resmi metinlerde ‘tütün endüstrisi’ ibaresinin kullanılmaması istendi. Tütün kullanımının tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Onlarca yıldır verilen sivil toplum çabasına rağmen en çok tütün kullanan ülkeler listesinin başındayız. Türkiye’de hukuk ve halk sağlığı temelli tütün kontrolü politikasının geri planda ve sahipsiz bırakılmamalı. TBMM’nin gündemine getirileceği söylenen ve tütün kontrolü ile ilgili uzmanlık örgütleri ile paylaşılmayan paketin içerisinde, ülkemizde üretim ve satış ruhsatı bulunmayan ürünlere yeşil ışık yakan hükümlerin yer almamasını önemle talep ediyoruz.”
[email protected]
Kaynak: Web Özel