2. Dünya savaşından sonra yaşanan en büyük şok

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ABD ve İran savaşı esnasında yaşanan arz şokunun 2. Dünya savaşından beri yaşanan en büyük şok olduğunu söyledi.
BloombergHT’de katıldığı yayında konuşan Bakan Şimşek, Türkiye’nin şokları yönetme kapasitesinin iyi olduğunu, geçen yıl rüştünü ispat ettiğini söyledi.
Şimşek, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi performans ortaya koyduğunu belirtti.
Bakan Şimşek “Uyguladığımız program var ve kazanımların heba olmasını istemeyiz, eşelmobil’in devreye alınması neyi önceliklendirdiğimizin göstergesi. Eşelmobil’in uygulanmasa motorinin litresi 103 TL, benzinin litresi 78 TL olacaktı.” dedi.
Bakan Şimşek’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;
“Tedarik zincirinin normale dönmesi aylar alacak. Bir taraftan finansall koşullar sıkılaşırken, büyümeye yönelik endişelerin artması pek çok ülkeden çıkışlara da yol açıyor. Hammadde fiyatlarında artış uzun süre gündemde kalırsa, küresel resesyon, stagflasyon riski bile yaratır, Umarım ateşkes üsrer ve nihai anlaşma yapılır. Küresel enflasyon beklentileri yükseldi. Savaşın 1 ay sürmesini ana senaryo olarak düşündük, bizim öngörülerimizin çok dışına çıkılmadı.
Şokları yönetme kapasitemiz iyi, geçen yıl rüştümüzü ispat ettik, içerde ve dışarda ciddi gelişmeler oldu, kuraklık, zirai don, 12 gün savaşı, ticaret savaşları oldu. Şokları yönetme kapasitemiz iyi, geçen yıl rüştümüzü ispat ettik, içerde ve dışarda ciddi gelişmeler oldu, kuraklık, zirai don, 12 gün savaşı, ticaret savaşları oldu.
Savaşın başlamasının hemen ertesinde, Finansal İstikrar Kurulu toplantısı yaparak, yapılması gerekenleri kararlaştırdık. Dün, tahvil piyasasında faizler 150-200 puan geriledi, CDS’ler geriledi.
Türkiye gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi performans sergiledi, petrol ithalatçısı olmamıza, taraf olmamakla birlikte savaş bölgesine yakın olmamıza rağmen.
PİYASALAR
Borsa İstanbul’da tedbir aldık, SPK tedbirler aldı, Merkez Bankası tedbir aldı, gerekirse başka araç setiyle tedbirler alırız.
Senaryolara göre çekmecemizde tedbirlerimiz hazır, biz senaryolara göre işlerimizi götürüyoruz. Rezerv niye tutulur, uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve şoklarda tampon görevi görmesi için. Bir süredir tek yönlü çalıştı sistem, ya programa yoğun talep olunca ülkeye hızlı döviz girişi var ya da risk iştahı azalınca çıkışlar oluyor.
Salı Günü itibariyle 162 milyar dolar rezervimiz var. Geçmiş dönemlerin rezerv açısından oldukça üzerindeyiz , Swap hariç nette de artıdayız. Politikalarımız çok sağlıklı yönetildiğinden dönüşler çok hızlı oluyor. Kısa vadeli girişleri cezalandırıyoruz, TCMB bunları daha pahalı hale getirecek tedbirler aldır. İki gün önce 48,7 milyar dolar rezerv erimesi oldu ama bunun yüzde 25’i altın fiyatının düşüşünden kaynaklandı. Hanehalkının döviz talebi sınırlı oldu, talep daha çok altın tarafında oldu. Döviz talebi daha düşük seviyede.
Rezervin 2/3’ünü altında tuttuğumuzdan fiyat yukarı gittiğinde olumlu etkiliyor ama aşağı gelişlerde olumsuz etkisini görüyoruz. Geçen sene sepet bazında bakıldığında ihracatçı açısından kur üzerinden sorun olmadı, bu yıl TCMB belli parametrelerle süreci yönetiyor, bu yıl önemli olan enflasyon farklarıdır.
Reel sektörün açık pozisyonu 200 milyar TL civarında. Dış talebin ihracata etkisi kura göre 11 kat daha fazla. Rekabet gücünü artırmak için ne yapabiliriz, OECD ülkeleri içinde en ucuz doğal gaz ve elektrik fiyatlamalarından biri bizde. Rekabet gücünü artırma konusunda, demiryolu ile limanları bağlama politikamız tam olarak bu amaca yönelik, navlun gibi kalıcı politikalar ve çözümler için uğraşıyoruz.
Maddi olarak sektörlerimizin yanındayız. Diyaloğumuz devam edecek, zorluk yaşayan sektörlerin dönüşümü için çalışıyoruz.
Dünyada olanlardan bağımsız değiliz. Ama şokları yönetmekte iyiyiz, enflasyon beklentilerinde yıl sonu için biraz bozulma görüyoruz. Bu şokun etkisiyle büyüme beklentilerinde azalma, enflasyon beklentilerinde artış var. Dezenflasyonda kararlılığımız devam ediyor. Hiç tereddüt yok. Cari dengede değişmeler yönetilebilir seviyede, turizmde güçlü bir ülkeyiz, savaş nedeniyle Türkiye’ye talep artması da mümkün.
Dün itibariyle yılın tamamı için petrol 80 dolar civarına geri geldi, bizim senaryomuz 65 dolardı, 15 doları değerlendirmemiz lazım ama değişkenlik sürüyor, değerlendirmeyi Eylül’de yapacağız Maliyet artışını sınırlamak için ciddi bir çaba içerisindeyiz.”
Bakan Şimşek, yapılan şeklinde bir vergi affının ise kesinlikle olmayacağını söyledi.