Almodovar’ın yeni filmi ‘Acı Noel’e bakış; Bir sömürme hikayesi

Bir yazarın ilhamı birçok kaynaktan gelebilir: kendi hayatından, çevresinden ya da gazetelerde okuduğu haberlerden. Tıpkı La mala educación filminde Fele Martínez’in canlandırdığı karakter Enrique Goded’in yaptığı gibi. Gerçek bir motosiklet kazasını ilham olarak kullandığını soğukkanlılıkla anlattığı o sahne, Almodóvar’ın yeni filmi Amarga Navidad’daki Elsa karakterinin (Bárbara Lennie) soğukkanlılığıyla örtüşüyor.

Bu filmde Lennie, reklamcılık yapan ama sinemaya geri dönmek isteyen bir yönetmeni canlandırıyor. Ancak ilginç olan şu ki, Lennie’nin karakteri aslında Leonardo Sbaraglia’nın canlandırdığı başka bir karakter tarafından yazılıyor. Sbaraglia’nın karakteri de Almodóvar’ın bir yansıması niteliğinde. Yazdığı hikâyede, şiddetli migrenleri olan, striptizci sevgilisi bulunan ve arkadaşlarının hayat hikâyelerini “sömürerek” senaryo yazan bir yönetmen anlatılıyor.

Amarga Navidad, son derece özgün ve güçlü bir anlatı yapısına sahip. Yönetmen, daha önce de kullandığı “hikâye içinde hikâye” ve oto-kurmaca tekniklerini burada daha ileri bir noktaya taşıyor. Film iki katmanlı bir yapı sunuyor: Bir yanda, iç içe geçmiş “matruşka” gibi birbirini yazan yönetmenler (gerçek hayatta Almodóvar, film içindeki Sbaraglia ve onun yarattığı Lennie karakteri). Hepsi çevrelerindeki insanların hikâyelerini kullanıyor. Diğer yanda ise 2004 ile günümüz arasında gidip gelen ve finalde anlam kazanan bir anlatı gelişimi var.

Gerçek ile kurgu arasındaki bu geçirgenlik, Almodóvar sinemasında sıkça görülen bir tema. Bu yaklaşımın zirve noktalarından biri Dolor y Gloria filmiydi. O filmde Antonio Banderas’ın fiziksel benzerliği bile yönetmeni çağrıştırıyordu. Amarga Navidad’da da Sbaraglia karakteri benzer bir figür: hayatının anlamını yalnızca film çekmekte bulan, fakat bu uğurda çevresine zarar verebilecek bir yaratıcı.

Almodóvar burada oto-kurmaca tekniğini sadece stilistik bir tercih olarak değil, hafıza ile vicdanın çatışması olarak kullanıyor. Yani bir sanatçının üretme arzusu ile çevresindekilerin hayatlarını anlatmanın etik sınırları arasında bir gerilim kuruyor. Aynı zamanda kendini savunmak, eleştirilere yanıt vermek ve hatta kendisiyle dalga geçmek için de bu yöntemi kullanıyor.

Film, yönetmenin karakteristik “öz referanslı” stilini de sürdürüyor. La ley del deseo, Hable con ella gibi önceki filmlerine göndermeler, tanıdık oyuncuların kısa görünümleri ve kişisel estetik unsurlar dikkat çekiyor. Renk kullanımı, dekor, kostümler ve Lanzarote’nin volkanik manzarası filmin görsel dünyasını güçlendiriyor. Lanzarote aynı zamanda film içinde geçen hikâyenin de mekânı.

Bu filmde Almodóvar, belki de Dolor y Gloria’dan bile daha açık bir şekilde kendini ortaya koyuyor. Yalnızca anılarını ve pişmanlıklarını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda yaratım sürecini de sorguluyor: Yazarlar fikirlerini nereden alır? Başkalarının özel hayatını anlatmak ne kadar meşrudur? Bu konuda sınırlar var mıdır?

Bárbara Lennie ve Leonardo Sbaraglia’nın canlandırdığı karakterler bu soruların merkezinde yer alıyor. Zaman zaman narsistik ve itici olsalar da aynı zamanda karizmatik ve zekiler. Aitana Sánchez Gijón yılın en etkileyici sahnelerinden birine imza atarken, Victoria Luengo ve Milena Smit kırılgan performanslarıyla öne çıkıyor.

Almodóvar ayrıca, eski filmlerindeki gibi ton değişimleri, melodram ile iç içe geçen mizah ve akılda kalan diyaloglarla da dikkat çekiyor. Alberto Iglesias’ın müzikleri ise filmin duygusal etkisini güçlendiriyor.

Sonuç olarak Amarga Navidad, hikâye anlatmanın ahlaki boyutunu sorgulayan, kurgunun yas sürecindeki rolünü ve hayatı anlamlandırmadaki önemini ele alan güçlü bir film. Ancak aynı zamanda, bu hikâyelerin ne kadar kolay yıkıcı olabileceğini de gözler önüne seriyor.

Başa dön tuşu