Akdeniz’de sessiz savaş! Türkiye-Mısır enerji hamlesi

İsrail’in; Hayfa Limanı, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz üzerinden yeni ticaret rotası oluşturma çabasına karşı, Türkiye ile Mısır arasında ivme kazanan diplomatik normalleşme süreci, bölgede yeni bir güç merkezi yaratıyor. Son olarak iki ülke cumhurbaşkanının Kahire’deki buluşması, yalnızca ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açmakla kalmadı; enerji, deniz yetki alanları ve Doğu Akdeniz’deki güç dengeleri açısından da dikkatle izlenen mesajlar verdi. Yapılan stratejik analizlerde Mısır’dan Türkiye’ye yönelik sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının yeniden başlaması, Doğu Akdeniz enerji haritasında sessiz ancak stratejik bir dönüşümün somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu adım diplomasi, çevrelerinde, Ankara’nın bölgesel gaz ticareti ve dağıtım merkezi olma hedefiyle örtüşen daha geniş bir stratejik çerçevenin parçası olarak da görülüyor.


Geçtiğimiz hafta Kahire’de verilen mesajlar, Türkiye ile Mısır arasında yalnızca ikili ilişkilerin normalleştiğini değil, Doğu Akdeniz’den Ortadoğu’ya ve Afrika’ya uzanan geniş bir kriz coğrafyasında yeni bir dengeleyici eksenin şekillenmekte olduğunu gösterdi.

YENİ GAZ ROTASI MI?

Analistler, söz konusu sevkiyatın yalnızca teknik ya da ticari bir gelişme olarak okunamayacağını, Doğu Akdeniz’de enerji rollerinin kademeli biçimde yeniden tanımlandığı bir sürecin parçası olduğunu vurguluyorlar. Yaklaşık 150 bin metreküp hacmindeki LNG’nin Türkiye’ye ulaştırılması, Kahire’nin enerji sektöründe yatırımcı güvenini canlı tutma çabasının da bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Stratejistler, Mısır’ın LNG altyapısının, bölgedeki dalgalı üretim koşullarına rağmen ülkeyi Doğu Akdeniz’in önemli ihracat aktörlerinden biri olarak konumlandırmaya devam ettiğine dikkat çekiyorlar.

TÜRKİYE KÖPRÜ OLACAK

Türkiye cephesinde ise bu sevkiyat, enerji arz güvenliği ve kaynak çeşitlendirme stratejisinin önemli bir halkası olarak öne çıkıyor. Son yıllarda sanayi üretimi ve iç talepteki artışla birlikte enerji ihtiyacı büyüyen Türkiye, farklı coğrafyalardan gaz tedarikini artırarak küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı esnekliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Mısır’dan gelen LNG, bu çerçevede Türkiye’nin enerji sepetine eklenen tamamlayıcı bir unsur olarak değerlendiriliyor. Analistler, Türkiye’nin gelişmiş depolama ve yeniden gazlaştırma altyapısı sayesinde bu sevkiyatların yalnızca iç tüketime değil, daha geniş bölgesel hedeflere de hizmet edebileceğine işaret ediyor. Bu noktada Türkiye’nin coğrafi konumu kritik bir rol oynuyor. Doğu ile Batı arasında doğal bir enerji köprüsü konumunda bulunan Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz kaynakları ile Avrupa pazarları arasında giderek daha belirgin bir geçiş noktası haline geliyor.

GÜVENLİK MİMARİSİ OLUŞUR

Öte yandan bu gelişme, Doğu Akdeniz’de uzun süredir şekillenen güç blokları ve enerji eksenleri açısından da kritik kabul ediliyor. Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail merkezli enerji iş birliğine karşı Mısır gazının Türkiye rotasına yönelmesi denklemlerde yeni stratejik hamle olarak yorumlanıyor. Analizlerde, Türkiye, Mısır enerji yakınlaşmasının, yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmayacağı, Doğu Akdeniz ve Libya başta olmak üzere askıda kalan siyasi ve güvenlik dosyaları üzerinde de dolaylı etkiler üretebileceği değerlendiriliyor.

Akdeniz’de sessiz savaş! Türkiye-Mısır enerji hamlesi - Resim : 2
Türk Donanması, yerli projeler; MİLGEM, Atmaca, TCG Anadolu ile Akdeniz’in en güçlüsü haline geldi.

AKDENİZ’DE YENİ EKSEN

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kaan Devecioğlu ise Türkiye-Mısır hattındaki son gelişmeleri şöyle yorumluyor: “Ekonomik alanda ortaya konulan hedefler, bu yeni dönemin taşıyıcı kolonlarından biri olarak öne çıkmakta. İki ülke arasında 9 milyar dolar seviyesinde bulunan ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılmasının hedeflenmesi, siyasi yakınlaşmanın kalıcı hale getirilmek istendiğini göstermekte. Bölgesel kriz başlıklarında ise Türkiye ile Mısır arasında belirgin bir örtüşme alanı oluştuğu görülmektedir. Gazze ve Filistin meselesi bu örtüşmenin en net gözlemlendiği dosyaların başında gelmektedir. Libya dosyasında ise geçmişte sert rekabet alanı olan başlıklarda daha kontrollü bir eşgüdüm dikkat çekiyor.”

PLANLARI BOZAR

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise Doğu Akdeniz’deki doğal gaz rezervlerinin 5 trilyon metreküp seviyesinde olduğuna dikkat çekiyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin, İsrail ile birlikte hareket ederek büyük bir enerji koridoru oluşturmak istediğinin altını çizen Prof. Dr. Köni; “Türkiye ile Mısır, yakınlaşması Doğu Akdeniz’deki İsrail merkezli planları bozabilir” diyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu