“Ahlaki muafiyet!” ordusu, ırkçı ve çete üyesi ABD askerleri
ABD’de yayımlanan yeni araştırma kitapları ve belgeler eski Başkan George W. Bush döneminden itibaren kurulan ve halen devam eden ordu mimarisindeki suç yapılanmasını gözler önüne serdi. Yale Hukuk Dergisi’nde yayınlanan “Ordudaki Çeteler”, gizliliği kaldırılan FBI dosyaları, aylar süren gazetecilik araştırmaları ve insan hakları raporları da açık bir gerçeği ortaya koyuyor: Zorunlu askerliğin olmadığı ABD’de ordu ve hükümetler bu boşluğu söz konusu gruplardan devşirdiği insanlarla kapatıyor. Çoğu suça bulaşmış, cezaevinde bulunan ve sonradan silah altına alınmış çete üyeleri Irak, Afganistan ve şimdi de İran sınırına yığılmış durumda. ABD’de bu sisteme kanunda ise “ahlaki uygunluk muafiyeti” adı veriliyor.
ABD’de “ahlaki muafiyet” programıyla orduya alınan hükümlüler, çete üyeleri ve neo-Nazi bağlantılı isimler, Bush döneminden bu yana kurulan suçlular ordusunun temelini oluşturdu.
ÇETELER VE SUÇLULAR ORDUSU
ABD’deki resmi veriler ve gizliliği kaldırılan istihbarat raporlarına göre 2003-2006 arasında ordu, “ahlaki muafiyet” adı verilen istisna programlarıyla 4 bin 230 hükümlü suçluyu, 43 bin 977 ağır kabahat suç sahibini ve 58 bin 561 yasadışı uyuşturucu kullanıcısını silahlı kuvvetlere dahil etti. Palm Center’ın raporladığı verilere göre silah altına alınanlar arasında saldırı, adam kaçırma, “terör tehdidi” gibi ağır suç kategorileri de yer aldı. CBS News de aynı dönemde her yıl yaklaşık 30 bin ahlaki muafiyet kararının çıkarıldığını ve 2006’da yeni askerlerin neredeyse dörtte birinin bir tür istisna ile alındığını yazdı.
SOKAK ÇETELERİNDEN KURULAN BİRLİKLER
Yale Hukuk Dergisi’nde yayımlanan araştırmaya göre ABD Ordusu Kriminal Soruşturma Komutanlığı’nın 2006 ve 2007 tehdit değerlendirmeleri, ordudaki şüpheli çete olaylarının 2003’te yüzde 12’den 2006’da yüzde 61’e çıktığını kaydetti. Aynı çalışmada FBI ve Ulusal Çete İstihbarat Merkezi (NGIC) değerlendirmelerine atıfla, “hemen her büyük sokak çetesinin” mensuplarının orduda bulunduğu, bu kişilerin silah ve muharebe eğitimi alarak çete ağlarına geri döndüklerinde daha ölümcül yapılar kurabilecekleri uyarısı yapıldı.
NEO-NAZİLER SİLAH ALTINA ALINDI
NGIC’nin 2006 raporu ve 2010 tarihli takip dosyası, askere alınan veya orduda tutulan aşırı sağcı personelin somut örnekleri de verildi. Rapora göre Neo Nazi çetelerden orduya geçen isimler aktif görevdeyken sivil hayatlarındaki aşırı sağcı faaliyetlerine de devam ettiler. NGIC’nin Pentagon’u uyarmasına karşın bu askerler özellikle terör bölgelerine gönderildi ve çoğuna “onurlu terhis belgesi” verildi. FBI’nin 2008 tarihli beyaz üstünlükçü gruplardan orduya sızma değerlendirmesi de neo-Nazi çevrelerin, orduya sızmaya çalıştığını, amaçlarının eğitim almak ve sonra bu becerileri aşırılıkçı harekete taşımak olduğunu yazdı. NGIC’nin eski Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’e gönderdiği 7 Temmuz 2006 tarihli mektupta ise, “on binlerce neo-Nazi ve beyaz üstünlükçünün orduda bulunduğu” ifadesi kullanıldı ancak Bakanlık uyarıya cevap bile yazmadı. Güncel araştırmalar “ordu içinde ordu” olarak adlandırılan yapıların İran etrafındaki üslere konuşlandırıldığını da kaydediyorlar.
Pentagon, Irak’ta Wolf Brigade, Afganistan’da Khost Protection Force, Somali’de ise Danab gibi sivil katliamlarla anılan paramiliter güçler kurdu.
PARAMİLİTERLER AĞLAR
Pentagon, işgal ettiği ülkelerde yerel paramiliter ağlar da kurdu. İngiliz Guardian gazetesinin 15 aylık saha araştırmasına göre Pentagon, El Salvador’daki müdahalelerin mimarlarından James Steele ile Albay James Coffman üzerinden Irak’ta Special Police Commandos ağını kurdu ve bu yapı, daha sonra Wolf Brigade dahil olmak üzere işkence merkezleri ve ölüm mangalarıyla anıldı. Birlik, ABD vergi kaynaklarından karşılanan 8,2 milyar dolarlık güvenlik fonundan pay aldı; Guardian’ın tanıklıklarına göre 2006 yılında Irak sokaklarında ayda 3 bin ceset bulunuyordu. Afganistan’da da Khost Protection Force adlı silahlı grup kurularak sivil halk katledildi.
İRAN SINIRINDALAR İDDİASI
ABD, Somali’de de benzer bir modeli uyguladı. Reuters’ın 2024 tarihli haberine göre ABD’nin 2017’den itibaren eğitip donattığı 3 bin kişilik Danab komando gücü, Washington’un ülkedeki ana vurucu aparatı haline geldi. Danab özellikle gece gerçekleştirdiği şehir baskınlarıyla dünya kamuoyunun gündemine geldi. Bu baskınlarda gözaltına alınan insanların büyük bölümünden bir daha haber alınamadı. Söz konusu askeri birliklerin 2 haftadır İran çevresindeki ABD üslerine konuşlandırıldığı da ABD medyasında dile getiriliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel