Afrika’yı sömürmenin kılıfı, maden karşılığı sağlık yardımı
ABD merkezli The New York Times’ın haberine göre ABD Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı taslak belgede, Zambiya’ya sağlanan HIV yardımlarının kesilmesinin “müzakere aracı” olarak kullanılacağı ifade edildi. Habere göre ABD yönetimi, Zambiya’nın kritik madenlerine daha fazla erişim sağlamak amacıyla yardımları Mayıs ayında ciddi şekilde azaltmayı değerlendiriyor. Uluslararası kurum ve kuruluşların raporlarına göre Afrika ülkelerinde sağlık yardımlarına bağımlılık yüksek seviyede bulunurken, Zambiya’da 1,3 milyon kişi doğrudan HIV tedavisi için ABD’nin PEPFAR programına bağlı durumda. Raporlar AB’nin de benzer bir modeli Sahel bölgesi ülkelerine dayattığını gözler önüne seriyor.
ABD, 5 yıl için 1 milyar dolarlık sağlık desteğini Zambiya’nın maden sektörünü bütünüyle Washington’a açması şartına bağladı.
DEĞERLİ MADENLER KARŞILIĞI YARDIM
ABD’nin 2003 yılında başlattığı AIDS Acil Yardım Planı – PEPFAR kapsamında Zambiya’ya bugüne kadar 6,7 milyar doların üzerinde destek sağlandı. 1,2 milyondan fazla kişi ücretsiz HIV ilaçlarına erişim sağladı. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine göre yeni anlaşmada ABD, 5 yıl için 1 milyar dolarlık sağlık desteğini Zambiya’nın 340 milyon dolarlık ek sağlık harcaması yapması ve maden sektöründe düzenlemeler gerçekleştirmesi şartına bağladı. Belgede ayrıca ABD şirketlerinin Zambiya’nın bakır ve kritik mineral rezervlerine erişiminin genişletilmesi talep edildi. Millennium Challenge Corporation ile yapılan anlaşmanın da yeniden düzenlenerek madencilik sektöründe ABD’nin tekeline yol açacak değişiklikler içermesi planlandı.
YALAN İDDİA İLE İLAÇLARI KESTİ
ABD’nin Afrika politikası 2025 yılında önemli bir kırılma yaşadı. ABD hükümeti Ocak 2025’te tüm dış yardımları dondurdu. Bu karar Zambiya’da HIV, tüberküloz ve sıtma programlarını doğrudan etkiledi. 2025 Mayıs ayında ise ilaç tedarikine yönelik 50 milyon dolarlık ek kesinti yapıldı. ABD, bu kararı “ilaç hırsızlığı ve denetim eksikliği” gerekçesiyle savundu. Ancak Center for Global Development uzmanlarından Conor M. Savoy’ın saha araştırmasına göre bu iddia doğru değildi ve ABD’nin amacı stratejik maden hedefleri için Zambiya hükümetini zorlamaktan ibaret.
AB de Afrika’da benzer politikalar izliyor. AB’nin “Global Gateway” girişimi kapsamında altyapı ve enerji yatırımları karşılığında Afrika ülkeleriyle stratejik maden anlaşmaları yaptığı biliniyor.
SAHEL’İ SÖMÜRME STRATEJİSİ
ABD’nin Afrika’daki yaklaşımı yalnızca Zambiya ile sınırlı değil. ABD merkezli ekonomi yayın organı Semafor’nun analizine göre ABD Dışişleri Bakanlığı, Mali, Burkina Faso ve Nijer ile yürüttüğü görüşmelerde insani ve sağlık yardımları karşısında “doğal kaynaklar ile madenlere erişim” odaklı bir strateji izliyor. ABD Afrika Bürosu yetkilisi Nick Checker ise açıkça hedefin kıtada hakim ekonomik güç olan Çin’in etkisini zayıflatmak olduğunu dile getiriyor. ABD’nin Afrika yardım programlarına son olarak geçtiğimiz ay altın, uranyum ve petrole erişim maddeleri de getirilmiş durumda.
AB’NİN YARDIM ŞARTLARI AĞIRLAŞTI
Avrupa Birliği de (AB) Afrika’da benzer politikalar izliyor. AB’nin “Global Gateway” girişimi kapsamında altyapı ve enerji yatırımları karşılığında Afrika ülkeleriyle stratejik maden anlaşmaları yaptığı biliniyor. Uluslararası ekonomi araştırma kuruluşlarının analizlerine göre Afrika ülkelerinin borçlanma ve kalkınma süreçleri büyük ölçüde Batılı finans kuruluşlarının şartlarına bağlı yürütülüyor ve bu şartlar örneğin Latin Amerika ya da Uzak Doğu Asya ülkelerine sunulan şartlardan daha ağır. Afrika merkezli SAPES düşünce kuruluşunun direktörü Ibbo Mandaza da Afrika’nın, Batı dünyası gözünde halen bir sömürü kıtası olarak değerlendirildiğini ortaya koymakta. Mandaza konuya ilişkin “ABD ya da Avrupa yardımlarının karşılığı resmi belgelerde teknik ifadelerle yer alsa da Afrika halkları bu karşılığın açıkça sömürü olduğunun gayet farkındalar” ifadelerini kullanarak yardım ve yatırım adı altında yeni bir sömürü modelinin dayatıldığını dile getirmekte. Rusya ve Çin’in de kıtadaki değerli minerallere ulaşmak için benzer anlaşmalar yaptığı biliniyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel