Adalet yargıya takılıyor

Son yıllarda kamuoyunun yakından takip ettiği birçok kritik davada mahkemelerin canlandırma taleplerini reddetmesi, yargıdaki kısıtlamaları bir kez daha gözler önüne serdi. 

Bunun bir örneği, Çanakkale’de şüpheli şekilde hayatını kaybeden Mehtap Koçali’nin dosyasında yaşandı. Biga Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 3. duruşmasında, tutuklu sanık Öner Yılmaz’ın yargılamasına devam edilirken, avukatların fizik bilirkişi raporu ve olay yerinde canlandırma yapılması yönündeki talepleri reddedildi. Özellikle ifadelerdeki çelişkilerin giderilmesi açısından canlandırma yapılmasının zorunlu olduğunu vurgulayan avukatlar karara tepki gösterdi.  

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden Avukat Sevda Demirtaş şunları söyledi: “Koçali, erkekle yaşadığı evde gece yarısı pencereden düşerek öldü. Biz yargılamanın başında yüksekten düşme dosyası olması sebebiyle fizik bilirkişi raporu alınmasına maktul ile aynı boy ve kiloda cansız manken de kullanılarak olay yerinde canlandırma yapılmasını talep ettik. Ancak bu talebimiz reddedildi. Şüpheli ölüm dosyalarında söz konusu fiziki bilirkişi raporu ve canlandırma son derece önemli delillerdir. Çünkü bu tarz vakalar genelde sanık ve maktulün birlikte yaşadığı evlerde ve ne hikmetse gece geç saatlerde gerçekleşiyor. Dolayısıyla bu dosyalarda görgüye dayalı tanık bulmak pek de mümkün olmuyor. Ayrıca zamanında delillerin toplanmaması ve etik soruşturma yapılmaması da bu ölümlerin şüpheli olarak kalmasına, maddi gerçeğin ortaya çıkmamasına sebep oluyor. Biz bu nedenle fiziki bilirkişi raporlarını önemsiyoruz. Benzer dosyalarda da defaatle talep ediyoruz. Çünkü söz konusu rapor, ölümün itmeye mi yoksa düşmeye mi bağlı olduğunu yüzde 90 ortaya koyuyor.” 

NEDEN İZİN VERİLMİYOR?

Mahkemelerin canlandırma taleplerini geri çevirmesinde genelde şu gerekçeler öne sürülüyor: 

• Mahkemelerin dosyayı mevcut raporlarla yeterince aydınlatılmış görmesi ve talepleri davanın uzatılmasına yönelik bir hamle olarak değerlendirmesi. 

• Olayın üzerinden zaman geçmesi nedeniyle fiziki ortamın ilk günkü durumunu korumamış olması.  

*** 

Aleyna Çakır Davası 

Ankara’da hayattan koparılan Sema Esen’in (Aleyna Çakır) ölümüne ilişkin sanık Ümitcan Uygun’un yargılandığı davada, çelişkilerin giderilmesi amacıyla olay yerinde keşif ve canlandırma yapılması defalarca talep edilmişti. Ancak mahkeme, mevcut raporların yeterli olduğu gerekçesiyle keşif taleplerini reddetmişti. 

Narin Güran Davası 

Diyarbakır’da ölen Narin Güran davasında, çelişkilerin giderilmesi, olay anı ile fiziki mekân uyumunun netleşmesi amacıyla olay yerinde keşif ve canlandırma yapılmasını istenmişti. Ancak mahkeme heyeti bu talebi kabul etmemişti. Hukukçular, cinayetin kağıt üstünde tam olarak aydınlatılamayacağı gerekçesiyle tepki göstermişti. 

Aysun Yıldırım Davası 

İstanbul’da yüksekten düşerek ölen Aysun Yıldırım’ın ölümü ilk aşamada intihar denilerek kapatılmak istenmişti. Avukatlar, fiziksel imkânlar ve düşüş açısı değerlendirildiğinde olayın intihar olamayacağını belirterek defalarca 3D fiziksel simülasyon ve olay yeri canlandırması talep etmişti. Talepler uzun süre karşılık bulamamıştı. 

Başa dön tuşu