ABD’nin hedefinde Nikaragua var, 46 yıllık emperyal düşmanlık

ABD’nin Latin Amerika’daki müdahaleci politikalarının yeni hedefinde Nikaragua var. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Devlet Başkanı Daniel Ortega ve Eş Başkan Rosario Murillo yönetimini “acımasız diktatörlük” olarak nitelendirerek Washington’ın müttefiklerine Managua ile “işlerin eskisi gibi yürütülmesini derhal durdurmaları” çağrısında bulundu. Washington-Managua çatışmasının tarihi de yeni değil: ABD, 1980’lerde Sandinista iktidarını devirmek isteyen Contra güçlerini desteklemiş, Uluslararası Adalet Divanı ise 1986’da Washington’ın Nikaragua’ya karşı güç kullanmama ve içişlerine karışmama yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmetmişti.

1980 EMPERYAL MÜDAHALESİ

Rubio, Ortega-Murillo yönetiminin Nikaragua’daki demokratik kurumları ortadan kaldırdığını ve ülkeyi serbest seçimlerden uzaklaştırdığını savundu. Washington ayrıca Managua’nın Rusya, Çin, İran ve Küba ile derinleşen güvenlik ve ekonomik ilişkilerini bölgesel tehdit olarak gösteriyor. Nikaragua açısından ise Washington baskısının ağır bir tarihsel geçmişi bulunuyor. Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi, 1979’da ABD tarafından uzun yıllar desteklenen Somoza diktatörlüğünü devirdi. Ronald Reagan yönetimi ise 1980’lerde CIA aracılığıyla Sandinista hükümetine karşı savaşan “Contra” güçlerini finanse etti, eğitti ve destekledi.

ABD MAHKUM EDİLDİ

Nikaragua hükümeti ABD’yi Uluslararası Adalet Divanı’na taşıdı. Mahkeme 1986’da, Washington’ın Nikaragua’nın içişlerine karışmama, egemenliğine saygı gösterme ve başka bir devlete karşı güç kullanmama yükümlülüklerini ihlal ettiğine hükmetti. ABD’nin Nikaragua limanlarının mayınlanması da davanın merkezindeki tartışmalardan biriydi.


ABD’nin Nikaragua müdahalelerinin geçmişi 1980’lerdeki Contra savaşına uzanıyor. Uluslararası Adalet Divanı, 1986’da Washington’ın Nikaragua’nın egemenliğini ihlal ettiğine hükmetti. (Reuters)

KÜBA’YA ABLUKA, MEKSİKA’YA BASKI

Trump’ın ikinci döneminde bu saldırgan çizgi Latin Amerika genelinde sertleşmeye başladı. Washington, Küba’ya yönelik yaptırımları ve petrol baskısını ağırlaştırdı. Ağustos ve Eylül aylarında Kübalı yetkililer, madencilik, enerji ve devlet şirketlerine yönelik yeni yaptırımlar konuldu. Havana, ABD politikasının Küba halkının gıda, elektrik ve sağlık hizmetlerine erişimini vurduğunu savunurken Birleşmiş Milletler uzmanları da enerji kısıtlamalarının insani sonuçlarına ilişkin uyarılarda bulundu.

MEKSİKA TEPKİ GÖSTERDİ

Meksika ise uyuşturucu kartelleri üzerinden Washington’ın askeri baskısıyla karşı karşıya. Meksika, ABD askerlerinin kendi topraklarında uyuşturucu kartellerine karşı tek taraflı operasyon yürütmesine karşı çıktı. Washington’ın Latin Amerika’daki uyuşturucuyla mücadele operasyonları deniz saldırılarından kara operasyonlarına doğru genişlerken, Meksika yönetimi egemenliğin ihlal edilmesine izin vermeyeceğini bildirdi.

VENEZUELA’NIN KAYNAKLARINA ÇÖKTÜ

Washington’ın bölgedeki en saldırgan hamlesi ise Venezuela’da gerçekleşti. ABD’nin Ocak 2026’daki askeri operasyonuyla Nicolás Maduro iktidardan uzaklaştırıldı. Trump yönetimi operasyon sonrasında dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip Venezuela’nın enerji sektöründeki Amerikan varlığını artırırken şimdi de ülkenin altın ve kritik mineral kaynaklarına daha geniş erişim sağlamaya çalışıyor. ABD’nin Nikaragua müdahalelerinin geçmişi ise 1980’lerdeki Contra savaşına uzanıyor. Uluslararası Adalet Divanı, 1986’da Washington’ın Nikaragua’nın egemenliğini ihlal ettiğine hükmetmişti.

Başa dön tuşu