ABD ve İsrail’e karşı İran’ın misilleme gücü ve elindeki stratejik silahlar –

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın “Destansı Öfke Operasyonu” olarak duyurduğu eş zamanlı hava harekatı, bölgedeki dengeleri kökünden sarstı. Cumartesi günü Ayetullah Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yöneticinin yaşamını yitirdiği saldırıların ardından Tahran, hayatta kalma mücadelesi olarak nitelendirdiği bu duruma İsrail ve Körfez’deki ABD üslerini vurarak yanıt verdi. ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) yaptığı son açıklamaya göre, İran’ın Kuveyt’teki askeri tesislere düzenlediği saldırılarda üç Amerikan askeri hayatını kaybetti. Pazartesi sabahı itibarıyla İsrail’e yönelik yeni balistik füze dalgaları başlatılırken, İran güvenlik bürokrasisi ABD ile hiçbir şekilde müzakere edilmeyeceğini kesin bir dille duyurdu.

İran’ın ilk hamlesi: Kısa ve orta menzilli füzeler

Muhalif’in Al Jazeera’dan aktardığına göre İran’ın askeri stratejisinin omurgasını, Orta Doğu’nun en geniş füze cephaneliği oluşturuyor. Hızlı bölgesel saldırılar için tasarlanan 150 ila 800 kilometre menzilli kısa menzilli balistik füzeler, hedeflere çok kısa sürede ulaşıyor. Zülfikar ve Kıyam-1 gibi füzeler, erken uyarı süresini daraltmak ve önleyici vuruşları imkansız kılmak için genellikle sürüler halinde ateşleniyor. Ancak çatışmayı asıl bölgesel bir denkleme oturtan silahlar, 1.500 ile 2.000 kilometre menzile sahip sistemler. Şahab-3, İmâd, Kadir-1 ve Siccil gibi orta menzilli füzeler; İsrail’in yanı sıra Katar, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ABD tesislerini açık hedef haline getiriyor. Özellikle katı yakıtlı Siccil füzeleri, sıvı yakıtlılara kıyasla çok daha hızlı ateşlenebilmesi sayesinde İran’a kriz anında kritik bir reaksiyon süresi kazandırıyor.

İran Füzeleri

Alçak irtifa tehditleri ve insansız hava aracı taktikleri

Balistik füzelerin haricinde seyir füzeleri ve insansız hava araçları (İHA), İran’ın hava savunma sistemlerini aşmak için kullandığı diğer etkili araçlar arasında yer alıyor. Araziye uyum sağlayarak çok alçak irtifada uçan ve 2.500 kilometre menzile ulaşabilen Sumar gibi seyir füzeleri, radarlar tarafından oldukça zor tespit ediliyor. Üretimi ucuz olan kamikaze İHA’lar ise düşman hava savunmasını yormak, havalimanları ile enerji tesislerini aralıksız alarm durumunda tutmak için yoğun dalgalar halinde gönderiliyor. (Savunma kaynaklarından alınan son bilgilere göre, ABD ordusu da İran’ın bu stratejisine karşılık vererek B-2 bombardıman uçakları ve Tomahawk füzelerinin yanında ilk kez Şahid dronlarına benzeyen yeni nesil LUCAS insansız hava araçlarını sahaya sürdü.)

Yeraltı tünelleri ve Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi

İran, karşı karşıya kaldığı ağır bombardımanlar sonucunda fırlatma kapasitesini tamamen yitirmemek adına askeri programının önemli bir bölümünü yeraltı tünellerine ve korunaklı füze şehirlerine gizlemiş durumda. Bu yeraltı ağı, ABD ve İsrail’in ilk dalga saldırılarında kesin bir zafer kazanmasını zorlaştırıyor ve uzun süreli bir savaş riskini artırıyor. Öte yandan Tahran’ın etki alanı sadece kara hedefleriyle kısıtlı değil. Küresel enerji ticaretinin kilit noktalarından Hürmüz Boğazı’nda İran’ın anti-gemi füzeleri, hızlı hücumbotları ve deniz mayınlarıyla oluşturduğu tehdit, piyasaları derinden etkiledi. Artan güvenlik endişeleri sebebiyle Danimarkalı denizcilik devi Maersk, boğazdaki tüm gemi geçişlerini askıya aldığını açıkladı.

Çatışma yeni cephelere sıçrıyor

İran yönetimi, kendi topraklarına yapılacak bir saldırının sınırlı bir operasyon olarak kalmayacağı yönündeki uzun süreli uyarısını eyleme dökmeye başladı. Trump’ın, harekâtın hedeflere ulaşılana kadar süreceğini ve gerekirse dört hafta alabileceğini belirtmesinin ardından çatışmalar farklı cephelere de yayıldı. Son askeri raporlara göre, İran destekli Hizbullah güçleri Lübnan üzerinden İsrail’e roket atışları gerçekleştirirken, İsrail ordusu buna karşılık olarak Beyrut’un güney banliyölerini bombaladı. Her iki tarafın da geri adım atmaması, krizin yakın zamanda çözülemeyecek geniş çaplı bir yıpratma savaşına dönüştüğünü gösteriyor.

Başa dön tuşu