Çalışan yoksul, işsiz aç bırakıldı

Çalışan yoksul, işsiz aç bırakıldı

GENİŞ TANIMLI KRİZ

TÜİK’in görmediği işsizleri, DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) raporu gözler önüne serdi. DİSK-AR’a göre gerçek işsizlerin sayısı 11 milyon 946 bin kişiyle devasa boyuta ulaştı. Geniş tanımlı işsiz sayısında iki yıllık artış 1,7 milyon ve bir yıllık artış ise 577 bin oldu. 
Ekonomik krizle birlikte, tam zamanlı çalışmak istemesine rağmen daha kısa süreler çalışmak zorunda kalanların sayısı da arttı.

Haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkânı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenlerin zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı son bir yılda 3,4 milyondan 3,9 milyona yükselerek 464 bin kişi arttı. 3,9 milyon kişi haftalık 40 saatten az çalışıyor ve daha fazla çalışmak istiyor.

DİSK-AR’a göre ülkede 5,3 milyon kişi çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor. İş bulabilenler asgari ücret komşuluğunda çalışırken işsiz kalanlar da işsizlik ödeneğinden faydalanamayarak gelirsiz bırakılıyor.

DİSK-AR raporunda, “İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor” denilerek resmi işsizlerin yalnızca yüzde 19,6’sının işsizlik ödeneği alabildiği belirtildi. Buna göre işsizlerin yüzde 80,4’ü ödenekten faydalandırılmadı.

6 MİLYON KADIN İŞSİZ

Raporda öne çıkan bulgulara göre kadınlarda işsizlik tüm türlerde erkeklerden daha yüksek seyretti. Bu ayda da işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 39,3 ile geniş tanımlı kadın işsizliği olmaya devam etti. Erkeklerde bu oran yüzde 24,2 olarak hesaplandı. Geniş tanımlı kadın işsizliği ile geniş tanımlı erkek işsizliği arasındaki fark 15,1 puan oldu. DİSK-AR’ın hesaplamasına göre gerçek işsizlikte kadınların sayısı tam 5 milyon 925 kişiye ulaştı.

AÇLIK BÜYÜYOR

İşsizler yoksulluğa terk edilirken çalışanlar da asgari açlık düzeyini dahi göremiyor. Gıda fiyatlarındaki artış krizin dar gelirliyi daha fazla etkilemesine sebep oluyor. Gıda fiyatlarında artış, açlık sınırının da devamlı yükselmesine yol açtı. En temel harcama kalemi gıdada artış, yoksulluk sınırını da tarihi zirvelerine taşıyor. Türk-İş 39 yıldır düzenli açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Ücretlilerin yoksulluğu verilerle bir kez daha gözler önüne serildi.

Araştırmaya göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı, 32 bin 365 TL’ye yükseldi. Gıda giderlerine konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve giyim gibi temel harcamalar eklendiğinde de dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 105 bin 424 TL olarak hesaplandı.

Son 12 aylık dönemde gıda harcamalarındaki artış oranı yüzde 38,76 olurken, yıllık ortalama artış yüzde 39,43 olarak kaydedildi. Yılın ilk iki ayında gıda harcamalarındaki toplam artış ise yüzde 7,37’ye ulaştı. Tek başına yaşayan bir çalışanın yaşam maliyeti de 41 bin 900 TL olarak hesaplandı. Bu tutar, asgari ücreti 13 bin 875 TL aştı. Maliyet, asgari ücretin tam 1,5 katına çıktı.

Yılın başında sefalet düzeyinde artış yapılarak 28 bin 75 TL’ye çıkarılan asgari ücret, bu tutarların her birinin altında kaldı. Buna göre asgari ücret açlık sınırının ancak yüzde 87’sini karşılayabildi. Bu hesaba göre Şubat ayında gıda dışında hiçbir harcama yapmayan bir hane dahi en az 5 günü aç geçirdi. Hanede 2 yetişkin asgari ücretle çalışırken yoksulluk sınırının ancak yarısına erişebildi.

Gıda enflasyonu 2 yılın zirvesindeTEPAV’a göre de gıda enflasyonu 2 yılın zirvesini gördü. TEPAV Gıda Fiyat Endeksi (TEGE), Şubat 2026’da aylık yüzde 6,74 artarak son iki yılın en yüksek aylık gıda enflasyonuna işaret etti.

Yıllık gıda enflasyonu ise yüzde 33,8 olarak hesaplandı. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından hazırlanan Gıda Fiyat Endeksi (TEGE) 2026 yılı şubat ayı verileri yayımlandı.

Şubat ayına ilişkin TEGE verileri, gıda fiyatlarında belirgin bir artış eğilimine işaret etti. Taze meyve ve sebze kategorisinde fiyatı en hızlı düşen ürünler lahana, portakal ve kivi olurken; diğer taze biber çeşitleri, çarliston biber ve kabak fiyatlarında yüksek artışlar gözlendi.

Taze meyve ve sebze dışındaki ürünlerde ise en fazla fiyat artışı kaşar peyniri, tereyağı ve ayranda gerçekleşti. Şubat 2026 döneminde yıllık gıda enflasyonu TEGE ile yüzde 33,8 olarak hesaplandı. 

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu