Hedefte bağımsız gazetecilik var

Tele2 Haber programcısı Murat Taylan, “Kendi içimizde bile bir küçülmeye gitmeyi zorunlu kılacak ekonomik koşullar olunca haliyle yasal olarak bizden istenen sürenin sonuna geldiğimiz ve istenen lisans bedelini ödeyemeyeceğimiz için Tele 2 Haber adıyla yaptığımız yayınları sonlandırma kararı aldık” dedi.
T24’E İKİNCİ ERİŞİM ENGELİ
Ancak yaşananlar bununla da sınırlı kalmadı. İnternet sitesi ve X hesabı erişime engellenen T24’ün kullanıcı adını değiştirdiği sosyal medya hesabı için de erişim engeli kararı verildi. İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) EngelliWeb projesinin aktardığına göre erişim engelinin gerekçesi “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması” oldu.
T24’ün @t24comtr kullanıcı adlı X hesabı, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 29 Eylül 2026 tarihli kararıyla erişime engellendi. X’in hesabı Türkiye’den görünmez kılmamasının ardından hesabın kullanıcı adı değiştirilerek yayın faaliyeti sürdürülmeye çalışıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın “Ailem Güvende” adı altında yürütülen soruşturma kapsamında alındığını açıklamış, T24’te yaklaşık bir yıl içinde yayımlanan 118 içeriğin “LGBT propagandası niteliğinde” olduğunu öne sürmüştü.
3 BİNİ AŞKIN HESAP ENGELLENDİ
DFG’nin Eylül Ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin boyutunu ortaya koydu. Rapora göre yalnızca eylül ayında 3 bin 492 dijital içeriğe erişim engeli getirildi, 15 gazeteci gözaltına alındı, 8 gazeteci tutuklandı.
DFG’nin raporuna göre eylül ayında 15 haber yayından kaldırılırken 4 internet sitesi tamamen kapatıldı. Evrensel, JINNEWS, Mezopotamya Ajansı, Kısa Dalga ve T24 gibi yayın kuruluşlarının internet siteleri veya sosyal medya hesapları erişim engelleriyle karşılaştı. Çok sayıda gazetecinin kişisel sosyal medya hesabı da “millî güvenlik” ve “kamu düzeni” gerekçeleriyle engellendi.
Özellikle 24-30 Eylül tarihleri arasında yoğunlaşan engelleme kararlarında Narin Güran cinayeti, okullardaki şiddet olayları ve fon vurgununa ilişkin paylaşımlar da hedef alındı. Kamuoyunun yakından takip ettiği gelişmelere ilişkin haber ve paylaşımların engellenmesi, sansürün kamunun haber alma hakkına etkisini bir kez daha ortaya koydu.
DFG’nin raporunda RTÜK’ün eylül ayında yayın kuruluşlarına 14 ayrı ceza kestiği de kaydedildi. Aynı ay 10 gazetecinin işine son verildi. Rapora göre eylül ayında gözaltına alınan 15 gazeteciden 8’i tutuklandı. Oya Lale Arslan, Selahattin Günday, Tuğba Tekerek ve Hüseyin Aykan haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle cezaevine gönderildi.
İki gazeteci hakkında soruşturma başlatılırken 10 gazeteci hakkında dava açıldı. ETHA muhabiri Züleyha Müldür’e 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Devam eden 25 ayrı davada 80 basın mensubunun yargılanması sürdü. Dört gazetecinin evine baskın düzenlendi, üç gazeteci tehdit edildi. Beş ayrı olayda gazetecilerin haber takibi engellenirken iki basın mensubu kötü muameleye maruz kaldı. DFG, ekim ayı başı itibarıyla cezaevindeki tutuklu gazeteci sayısının 30’a yükseldiğini bildirdi.
Haberlerin erişime engellenmesi, gazetecilerin tutuklanması, haber kuruluşlarının hesaplarının kapatılması ve bağımsız yayıncılığın ekonomik yükümlülüklerle sürdürülemez hale gelmesi, basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin farklı boyutlarını ortaya koyuyor. Sansür ve baskı ortamında yalnızca gazetecilerin çalışma hakkı değil, toplumun haber alma hakkı da doğrudan etkileniyor.