Bale sezonunu gençler açıyor

Pango için La Bayadère’in çıkış noktası, eserin görkemli yapısının ardındaki duygusal öz. Aşk, sadakat, ihanet ve aşkınlığa ulaşma arayışının balenin temelini oluşturduğunu belirten rejisör, dansçıların klasik formları ve duyguları sahnede anlamlandırmasını amaçladığını söylüyor: “La Bayadère anıtsal bir eserdir ancak bu görkemli yapının altında son derece insani bir hikâye yatar. Dansçıların, balenin bilindik formlarını sadece yeniden üretmekle kalmayıp, bu duyguları gerçekten anlamalarını istedim.” Pango’nun yaklaşımında ‘Gölgeler Krallığı’ bölümü özel bir yere sahip. Sahnenin gücünü saflık, tekrar ve ‘corps de ballet’ içindeki kusursuz birliktelikten alan bu bölüm, dansçılardan yüksek düzeyde konsantrasyon, müzikalite ve kontrol istiyor. Rejisör, bu sahneye hazırlık sürecini yalnızca teknik bir çalışma olarak görmüyor ve “Bu sahneye çalışmak sadece teknik bir zorluk değil, dinleme, nefes alma ve tek bir topluluk olarak birlikte hareket etme konusunda önemli bir dersti” diyor.
KLASİK BALEYİ GENÇLERLE DÜŞÜNMEK
Genç bir toplulukla klasik bir eseri sahnelemek, Pango için repertuvarı korumakla dansçıların gelişimine alan açmak arasında bir denge kurmayı gerektiriyor. Rejisör, klasik eserlerin geleceğe taşınmasını onların değişmez kalıplar olarak korunmasına bağlamıyor. Provalarda üslup, müzikal cümleleme, mekân algısı ve dansçıların topluluk içindeki sorumlulukları üzerinde de çalıştıklarını anlatan Pango, genç sanatçıların hareketlerin neden belirli biçimlerde icra edildiğini ve dramatik açıdan ne ifade ettiğini kavramalarına önem verdiklerini şöyle belirtiyor: “Benim için repertuvarı korumak, ona dokunulmaz bir şeymiş gibi yaklaşmak demek değildir. Klasik bir eser, ancak yeni bir nesle o eseri anlamlı kılacak bilgi, disiplin ve özgüven kazandırıldığında varlığını sürdürebilir.”
ÖLÇÜLÜ SAHNELEME
Hindistan’da geçen eserin sahne dünyasını oluştururken, eserin tarihsel olarak Hindistan’ın gerçekçi bir tasvirini sunmadığını hatırlatan Pango, balenin yaratıldığı dönemin Avrupalı hayal dünyasını yansıttığını belirtiyor. Bu nedenle sahnelemede ölçülü ve bilinçli bir yaklaşım benimsediklerini söylüyor. Pango, “Atmosfere ve dramatik ilişkilere odaklandık. Amacımız, balenin ilk tasarlandığı dönem ile günümüz izleyicisinin onunla kurduğu ilişki arasındaki tarihsel mesafenin bilincini koruyarak, şiirsel ve teatral bir dünya yaratmaktı” diyor ve yapımda yer alan Kuzey Makedonya Ulusal Bale Okulu DMBUC Ilija Nikolovski-Luj’dan gelen genç dansçıların da performansa önemli bir katkı sunduğunu ifade ediyor
BAŞ DANSÇI RUIZ: GENÇLERLE ÇALIŞMAK BÜYÜK KEYİF
Makedonya Devlet Balesi’nin baş dansçısı Francisco Gimenez Ruiz de, eserde Solor rolünü üstleniyor. Ruiz, karakteri çalışırken Nikiya’ya duyduğu aşk ile görevi ve üzerine yüklenen beklentiler arasındaki ikileme odaklandığını söylüyor. Genç dansçılarla aynı yapımda sahne almanın ise kendi deneyimini zenginleştirdiğini belirtiyor. Onlarla çalışmanın kendisi için ilham verici olduğunu söyleyen baş dansçı, gençlerin enerjisinin ve coşkusunun esere tazelik kattığını düşünüyor: “Gençlerle dans etmek her zaman büyük bir keyif. Onlarla birlikte çalışmak hem ilham verici hem de tatmin edici; enerjileri ve coşkuları yapıma özel bir tazelik katıyor ve bir dansçı olarak benim deneyimimi de zenginleştiriyor.”
La Bayadère’i, 23 Eylül’de Süreyya Operası’nda saat 17.00 ve 20.30’da izleyebilirsiniz.