İktidar “enflasyon düşüyor” dedi, yurttaş isyan etti: Mücadeleyi kendimiz veriyoruz

“ATATÜRK YOKTAN VAR ETTİ, BUNLAR DA VARI YOK ETTİ”

Yurttaşların enflasyonla mücadele konusunda yaptıkları değerlendirmeler şöyle:

“Vallahi 2 bin lirayla geliyorsun, aldığın şurada iki meyve. Yemeklik hiç almıyorsun. Gerçekten hayat pahalılığı çok. Durumumuz gitgide kötüye gidiyor. Habire zam, habire zam; her şeye zam, her şeye zam. Ama kendileri saraylarda güzel güzel oturuyorlar. Herkes kendi sevdasında, koltuk derdinde. Koltuk olsun da ne olursa olsun, isterse insanlar ölsün, insanlar gitsin… Emekliyiz. 20 lirayla adam geçinirse geçinelim. Adam 65 yaşında, nereden iş bulursa oraya ekstra işe gidiyor… Gerçekten ekonomi gitgide batıyor. Yolumuzu sattılar, köprümüzü sattılar, suyumuzu sattılar, ülkemizi sattılar. Her şeyimizi sattılar, her şeyimizi bitirdiler.  Afedersin biz de para etsek bizi de satacaklar. Böyle olmaz, böyle ülke yönetilmez. Ülkeyi üreterek yönetirsin. Atatürk yoktan var etti, bunlar da varı yok etti.”

“BU HAYAT HAYAT DEĞİL BÖYLE”

“Valla şu iki poşete 500 lira verdim. Hiçbir eksiğimi, hiçbir ihtiyacımı almadan gidiyorum. Hiçbir şeyin yanına yaklaşılmıyor ki. Zaten ben evde zor geçiniyorum. Ne emeklim var, ne yaş aylığım var. Hiçbir şeyim yok. Çocuklarımızın desteğiyle (geçiniyorum). Kaç senedir ki artık, çok zor, çok. Hiçbir şeyin yanına yaklaşılmıyor. Ne üstümüze, ne başımıza, ne ayağımıza… Valla gitsin artık, istemiyoruz. Bu ne böyle ya? Artık bir değişiklik olsun yani. Babasının köşkü değil ya burası. Bıraksın gitsin artık. Bir de başkası gelsin… Artık bu hayat hayat değil böyle, bu yaşantı yaşantı değil.”

“DİYORLAR Kİ ÇOCUK YAPIN, NASIL YAPALIM?”

“Fiyatlar çok yüksek. Hiç de yapamadık. 500 lirayla geldim, bir dirhem poşet. İşte emeklilik; aldığımız bu kadar yani.”

“Fiyatlar çok yüksek. Hiç de memnun değiliz. İnsan çocuğuna bir şey alamıyorsa, bu ülkede ne için yaşıyoruz? Asgari ücret çok düşük. İnsanlar çocuğuna bir şey alamıyorsa (bu) büyüklerin suçu, hiç kimsenin suçu değil. (İktidar mücadele) etmiyor; etseydi hiç kimse bu halde olmazdı. Kiralar uçmuş. İnsanlar yani kira derdine düşmüş, çocuğuna nasıl bir şey alsın? Diyorlar çocuk yapın. Nasıl yapalım? İnsan bir çocuğa zor bakıyor, üçüncüye nasıl baksın?”

“Fiyatlar biraz düşük ama o kadar değil yani. İhtiyaç çok. Her şeye ihtiyacımız var. Alamıyoruz her şeyimizi. 1 kilo et dahi evimize alamıyoruz. En son Kurban Bayramı’nda 1 kilo aldım kuzu eti, odur.”

“ENFLASYONLA MÜCADELEYİ VATANDAŞ YAPIYOR”

“Fiyatlar emekli için yüksek tabi. Sonuçta 23 lira alıyoruz, takdiri size bırakıyorum yani. Ben memnun değilim. Ben 2008’de emekli oldum. Asgari ücret 480 liraydı. 650 lira emekli maaşı bağlandı. E şimdi onu bırak, asgari ücret bile yerlerde. Benim şu an o zamankine göre 45 lira almam gerekiyor en az. Şu an 23 bin 500 alıyoruz. Söylenecek bir şey yok. (Mücadeleyi) vatandaş yapıyor ama yukarıdakileri zannetmiyorum.”

“Öyle olmasa eşim 2 işte çalışmazdı. Biz bile onu zor görüyoruz.”

“BİR KİLO ALACAĞIMA GÜN GELİYOR YARIM KİLO ALABİLİYORUM”

“Bu hafta gayet makul. Biraz aşağı çekilmiş. Güzel alışveriş yapıyoruz. (Hayat pahalılığıyla yeterince mücadele) edilmiyor. Çok zorlanan aileler var. Hayat pahalılığından, gün geliyor ki alamadıklarımız oluyor. Mesela 1 kilo alacağıma gün geliyor yarım kilo alabiliyorum… Benim eşim EYT’den emekli oldu. Primi yüksekten ödendi ama şu anda aldığı maaş yeterli değil.”

“Emeklinin nasıl rahat alışveriş yapıp yapamayacağını siz daha iyi bilirsiniz. Fiyatları biliyorsunuz. Mazot 103 lira oldu dün gece gelen zamlarla. Bu da haliyle yansıyacak. Hiç makul değil yani fiyatlar… Enflasyon rakamları, tahminler 29 falan. 3 defa tahminleri değiştirdiler. (Bunun sonucunda); gerçekleşen zamların altında zam veriliyor, (emekli) ekonomik sıkıntı yaşıyor. Rahat alışveriş yapamıyor. İnsanlar çıkma dedikleri malzemeyi seçiyor. Ekonominin durumunu oradan daha rahat görürsünüz… Biz burada oturmuyoruz, başka yerden geliyoruz örneğin. Ekonomi iyi olsa ben niye pazar pazar dolaşayım? Ne nerede uygun bulmaya çalışıyoruz. Başımızdakiler kendi çıkarlarının mücadelesini veriyor, halk sürünsün.”

Başa dön tuşu