Konak’ta hak arayan emekçilere sürgün

“GÖREV YERİ DEĞİŞİKLİKLERİ SÜRGÜN NİTELİĞİNDE”
Sendikal hak ve özgürlüklerin çiğnendiğini vurgulayan sendika yönetimi, basın açıklamalarına ve eylemlere katılan Tüm Bel-Sen Yürütme Kurulu üyesi ile bir delegenin görev yerlerinin rızaları dışında değiştirildiğini duyurdu. Yapılan görev yeri değişikliklerinin sürgün niteliğinde olduğunu belirten sendika temsilcileri şunları söyledi:
“Konak Belediyesi’nde gerçekleştirdiğimiz basın açıklaması ve demokratik eylemlere katılan sendikamızın Yürütme Kurulu üyesi ve delegesinin görev yerleri değiştirilmiştir. Bu değişikliklerin gerekçesi nedir? Neden sendikal mücadelenin yükseldiği bir dönemde, eylemlere katılan arkadaşlarımızın görev yerleri değiştirilmektedir? Daha da önemlisi: Konak Belediyesi yönetimi kendi imzaladığı toplu İş sözleşmesini okumuyor mu? İmza altına aldığımız TİS’in 17. maddesi son derece açıktır. Madde 17’de; ‘Sendikal faaliyetleri nedeniyle cezalandırılamaz; işyeri ve iş yerleri kendi rızası olmadan değiştirilemez’ hükmü yer almaktadır. Şimdi soruyoruz: İmzaladığınız Toplu İş Sözleşmesi’nin gereğini neden yerine getirmiyorsunuz? Sendikal faaliyet yürütmek suç değildir. Basın açıklamasına katılmak suç değildir. TİS’ten doğan hakkını istemek suç değildir. Temsilcilerin ve sendika yöneticilerinin görev yerlerini TİS’e aykırı biçimde değiştiremezsiniz.”
“BELEDİYENİN MALİ SORUNLARININ SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ”
Açıklamada, ekonomik kriz koşullarında hakları gasbedilen belediye emekçilerinin geçim sıkıntısı çektiği ve borç yükü altında ezildiği kaydedildi. 16 Eylül’de yazılı bir ödeme planı sözü verilmesine rağmen belediye yönetiminin Kasım ayını işaret ettiği hatırlatılarak yaşanan geçim çıkmazı şu sözlerle aktarıldı:
“Toplu iş sözleşmesi ile kazanılmış haklar bir lütuf değildir. TİS’ten doğan alacaklarımız en doğal haklarımızdır. Çalışanların haklarının sürekli olarak ertelenmesi ve diyalog yollarının kapatılması kabul edilemez. Belediyelerin mali sorunlarının sorumlusu emekçiler değildir. Okulların açıldığı bir dönemdeyiz. Faturalarımızı ve kredilerimizi ödeyemiyoruz ve çocuklarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyoruz. İcra takibiyle karşı karşıya kalan arkadaşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. Her ay ödemelerimizin ne zaman yapılacağını bilmeden, sürekli bir belirsizlik içinde yaşamak artık dayanılmaz hale gelmiştir. Ücret ve sosyal hakların zamanında ödenmemesi, çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini düşürerek işyerinde huzuru bozmaktadır.”
Bugüne kadar diyalog ve müzakere zeminini korumaya çalıştıklarını dile getiren emekçiler, belediye yönetiminin görüşme taleplerine kayıtsız kaldığını aktardı. Yönetimin açıklama alanını daraltmak için araç çektirdiği ve ses sistemi kurulmaması için elektrik sağlamadığı belirtilirken, idarenin tutumuna karşı iş barışının zedelendiği ifade edildi.
Emekçiler, Konak halkına kesintisiz hizmet üretmeye devam ettiklerini hatırlatarak, yönetimin baskıcı uygulamalardan vazgeçip çalışma arkadaşlarıyla masaya oturması gerektiğini bildirdi.
2 EKİM’DE YARIM GÜN İŞ BIRAKMA KARARI
Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube, görev yeri değiştirilen sendika yöneticisi ve delegenin derhal eski görev yerlerine iade edilmesini istedi.
Sendika açıklamasında, “Artık belirsizlik istemiyoruz. Artık sözlü vaatlerle yetinmek istemiyoruz. Yakın bir tarih istiyoruz, haklarımızı istiyoruz! Yönetim bu şekilde çağrılarımızın hepsine kulak tıkar ise 02 Ekim 2026 Cuma günü tekrar burada bütün örgütlü sendikalar olarak toplanıp basın açıklamamızı yaparak yarım gün iş bırakma uygulayacağız” denildi.