"Siz reisinize gözyaşları dökerken bakın BM'de neler oldu?"
Dış Haberler
BirGün yazarı Prof. Dr. İlhan Uzgel, Birleşmiş Milletler’in 81. Genel Kurul haftasında kurulan yeni girişimleri sıralayarak Türkiye’nin bunlarda yer almamasına tepki gösterdi. Erdoğan ve Saray rejiminin BM’deki hamasetini eleştiren Uzgel, “Dünya, orta güçlerin kurduğu yeni ortaklıklarla giderek çok taraflı bir yapıya bürünürken Türkiye bu yeni tasarımda masada değil” dedi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sırasında Binali Yıldırım’ın “ağladığı” görselle paylaşım yapan Uzgel, “Siz Reisinize gözyaşları dökerken bakın BM’de neler oldu? AB, Hindistan, Brezilya, Avustralya, Kanada, Kenya ve Barbados, “Partners for Multilateralism” girişimini başlattılar. Amaç: BM sistemini reforme etmek, uluslararası hukuku güçlendirmek, çok taraflılığı yenilemek ve uluslararası finans mimarisini geliştirmekti. Türkiye yoktu. Çünkü sizi davet eden olmadı” dedi.
BM Genel Kurulu marjında 21 Haziran’da “Çok Taraflılık İçin Ortaklar” (Partners for Multilateralism) girişimi kurulmuştu. Afrika, Asya, Amerika ve Avrupa’yı aynı çatıda buluşturan girişimin kuruluş bildirisinde “çağın karşı karşıya olduğu meydan okumaların hiçbir ülkenin tek başına üstesinden gelemeyeceği boyutlara ulaştığına” dikkat çekilmişti.
Uzgel, diğer girişimlere de işaret ederek “Siz her BM Genel Kurulu açılışında içini dolduramadığınız ‘Dünya beşten büyüktür’ sloganını tekrarlarken, Brezilya, Norveç, İspanya, Güney Afrika ve Afrika Birliği Uluslararası Eşitsizlik Paneli girişimini başlattı. 100’den fazla ülkeden 1.500’ü aşkın ekonomist bu girişimi destekliyor. Aralarında Joseph Stiglitz, Thomas Piketty, Daron Acemoğlu, Jayati Gosh ve Mariana Mazzucato gibi isimler var. Amaç: Dünyadaki ekonomik eşitsizliği azaltacak öneriler geliştirmek, bunun için gerekli mekanizmaların oluşumuna katkı sağlamak. Türkiye yine yok. Çünkü kimse sizi davet etmedi” dedi.
OTORİTER LİDERLERLE POZ VERMEK YETMİYOR
Uzgel, paylaşımının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Siz Ortadoğu’daki otoriter liderlerle poz verirken, demokratik orta güçler yeni bir ittifak öneriyor: D7. AB, Kanada, Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda, Güney Kore ve Birleşik Krallık. Türkiye burada da yok. Çünkü Türkiye artık hiç kimsenin gözünde bir demokrasi değil.
Hindistan ayrıca ‘Visegrad 4 + Hindistan’ formatını başlattı. Amaç: Çok taraflılığı güçlendirmek ve Küresel Güney’in kaygılarını uluslararası gündeme taşımak. Türkiye ne bu tür girişimlere davet ediliyor, ne de buna benzer bir girişime öncülük edebiliyor. Siz, Türkiye’yi Arap dünyasının otoriter liderleri arasında konumlandırdığınız için, ülkemizi artık hiçbir küresel girişime ortak etmiyorlar.
Tüm bu dışlanmada sorun Türkiye’nin gücünde ve potansiyelinde değil. Türkiye’de hakların ve özgürlüklerin üzerinden buldozerle geçen saray rejiminde ve nasıl bir dış politika çizgisi izlendiğindedir.
TRUMP POZLARI DA HAMASETİ ÖRTEMİYOR
Türkiye’de adaleti yerle bir ederken, BM kürsüsünden dünyaya adalet dersi vermek de, Trump’la kurulan şahsi ilişkilere yaslanarak günü kurtarmak da bugün için kolay görünüyor. Dünya, orta güçlerin kurduğu yeni ortaklıklarla giderek çok taraflı bir yapıya bürünürken Türkiye, bu yeni tasarımda masada değil.
Türkiye, Trump’ın sevdiği otoriter liderlerin masasında bir koltuk sahibi değil; demokratik, bağımsız ve etkili orta güçlerin parçası olma kapasitesine sahip bir ülkedir. Türkiye, Ortadoğu’da herhangi bir büyük gücün taşeronu değil, kendi iradesiyle hareket ederek bölgesel ve küresel ölçekte barış ve refaha katkı veren bir aktör olmalıdır.”