Hasan İmamoğlu savunma yaptı, savcı suç duyurusu talep etti!

DURUŞMADAN |
23.00 | Yaklaşık 15 saat süren, tutuksuz 7 sanık ile avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların sabah alınmasına devam edilmek üzere ertelendi.
Bu arada duruşmada, toplam 59 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu.
19.30 | “YALANCININ KİM OLDUĞUNU HALKIMIZ BİLİYOR”
Ertan Yılmaz, Ekrem İmamoğlu’na soru sormak isteyince İmamoğlu, ”Sen soru soramazsın ben savunma yapabilirsem o zaman gelir salona sorarsın” dedi. Hakim de Ertan Yıldız’a aynı şeyi söyleyince İmamoğlu, ”İnşallah uygun zaman olursa savunma yapabilirsek” diye konuştu.
Ertan Yıldız kendisine İmamoğlu tarafından Bakırköy’deki belediye binasında odasının boşaltılmasını söylediği iddiası ile ilgili İmamoğlu, ”Giitiğimde eşyalarınız hala duruyordu. Ben böyle bir şey söylemedim” dedi.
Ertan Yıldız, ”Yalan söylüyorsun” deyince Ekrem İmamoğlu, ”Yalancının kim olduğunu gayet iyi biliyor halkımız” dedi.

19.30 | Ekrem İmamoğlu söz aldı.
İmamoğlu, Yıldız’a, “İstanbul Yönetim AŞ (İYA) nedir? Neyle sorumludur? İYA denilen şey yeni dönemde bütün iştirak şirketlerinin yönetimini kontrol eden koordinasyon, başkanlıklar dediğimiz, o başkanlıklara da başkanlık edecek şekilde tasarladığımız bir şirket. Bu şirketin yönetim kurulu başkanı oldunuz mu, nasıl ilişiğinizi kestiniz?” sorusunu yöneltti.
Yıldız’ın, yönetim kurulu başkanı olarak İYA’da 2 kez toplantı yaptığını söylemesi üzerine İmamoğlu, “O zaman tembelmişsiniz. Yönetim kurulu başkanı olmanıza rağmen ‘İBB’yle ilişiğimi kestim.’ niye diyorsunuz?” diye sordu.
İlişiğini kestiğini, söz konusu toplantıların icra toplantısı olmadığını dile getiren Yıldız, “Hiçbir icra toplantısına katılmadım, katılmamamı istediniz” şeklinde karşılık verdi.
Ekrem İmamoğlu’nun “İYA’dan ne zaman ayrıldınız? Yönetim kurulu başkanıydınız, dolayısıyla bütün 30 iştirakin sorumluluğunu alan hukuki mali denetimini yapan iştirakten bahsediyorum. Yaptınız? Doğru mu?” sorusuna Yıldız, “İYA, iştirak şirketlerinin denetimi için kurulmuş şirkettir. Yönetim kurulunun icra yetkisi yoktur. Genel müdürün toplantılarını birkaç kez yaptım, o toplantıları da grup başkanıyla konuştuk. Meclisle ilgili haberdar olmak için siz de istediniz” yanıtını verdi.
Bunun üzerine İmamoğlu, “İYA’da herhangi birinin diğer iştirakler gibi özlük hakkı alsın diye yönetim kurulu üyeliği yoktur. 7 grup başkanının yönetim kurulu üyesi olduğu, genel müdürün toplayamadığı, sadece yönetim kurulu başkanının topladığı şirkettir ve siz seçimden sonra da buranın yönetim kurulu başkanlığını yaptınız” dedi.
Ertan Yıldız da “İYA yönetim merkezi değildir. Bunu siz de çok iyi biliyordunuz, denetim fonksiyonu olan şirkettir. Benim orada olma sebebim iştirak başkanı olduğum aynı zamanda iyi tanıdığım içindir. Hiçbir icrai faaliyetin içinde olmadım. Benimle hiç toplantı yaptınız mı? Şaban beyle yaptınız” beyanında bulundu.
İmamoğlu, Yıldız’a, “İfadenizde ‘2023’ün ikinci yarısından sonra ayrıldım.’ dediniz, sonra kasımda dediniz. Tutarsızlıklar çok fazla her detaya girecek değilim. Yerel seçim yaklaştığında bana Bakırköy Belediye Başkanı olmak istediğinize dair çok fazla bilgi geldi. Siz de ifade ettiniz, ben de size şunu söyledim. ‘Birincisi, görevinize devam edebilirsiniz.’ dedim. İkincisi, ‘İş adamısın. Temsiliyetin güçlü olur. Üçüncüsü siyaset farklı mecra, burada üye olursan hem İBB’de ve değerli bir pozisyonda olmanı isterim hem de siyasete alışırsın.’ dedim. Sonra meclis üyesi olma teklifimi kabul ettin. Daha sonra İYA’nın başına geçtin. Doğru mu?” sorusunu yöneltti.
Yıldız’ın, İmamoğlu’nun söylediklerinin kısmen doğru olduğunu ancak belediye başkanı olmak istediğinin doğru olmadığını, mikro siyasetle uğraşmak istemediğini, İmamoğlu’nun kendisini bir hafta boyunca oyaladığını söyledi.
Ekrem İmamoğlu, bunun üzerine “Bu yalandır” dedi.
İmamoğlu’nun, “KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptınız. Aynı zamanda 30 şirketin sorumluluğunu yapan pozisyondaydınız doğru mu?” sorusuna Yıldız, “Doğru. İfade aslında şu: Siz KİPTAŞ’a sık sık giderdiniz. Bu toplantılardan haberim olmazdı. Ali Kurt zaman zaman bana bildirirdi, başka şirketlerle böyle bir toplantı yapmazdınız. Sürekli Ali Kurt’u ziyarete gidiyordunuz. Gidebilirsiniz, başkansınız ama benim kontrolümden çıkmıştı” diye yanıt verdi.
Ekrem İmamoğlu, Yıldız’a, “Müteahhitlerle görüşmeler yapar mıydınız, benim görevlendirmem olur muydu?” diye sordu.
Yıldız’ın “Evet görevlendirme yapardınız.” demesi üzerine İmamoğlu, “Dolayısıyla benim görüşmem olmazdı” dedi.
Ertan Yıldız, mahkeme başkanına, İmamoğlu’nun kendisine sürekli “Yalancı” diye hitap ettiğini aktararak, bunların düzeltilmesini istedi.
Yıldız’ın, “Bu adama (Gülibrahimoğlu) güvenmeyin dediğimde, ‘Bu adam çok yetenekli önünü açmamız lazım.’ diyen siz değil misiniz?” sorusunu yönelttiği İmamoğlu, “Hayır” cevabını verdi.
İmamoğlu’nun, “Örgüt yöneticisi misiniz?” sorusu üzerine Yıldız, “Buna savunmamda cevap verdim. Örgüt yöneticisi olmadığımı söyledim” ifadelerini kullandı.
Yıldız, İmamoğlu’nun, “Örgüt var mı?” sorusuna “Buna heyet karar verecek ama ben bir yapı olduğundan bu yapıyla ilgili bildiklerimi anlattım” dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun “Ondan haberim yok, bundan haberim yok.’ diyorsunuz. O dönem size verdiğim görev, iştirak şirketlerinin görevlerinden tam olarak sorumlu olmanızdı. Şirketleri yönetmek görevi verdim size.” demesi üzerine Yıldız, bir kişinin 70 bin kişiyi, 6 milyar ciroyu ve 30 şirketi nasıl yöneteceğini ifade etti.
19.00 | Duruşma verilen aranın ardından yeniden başladı. Mahkeme başkanı ve duruşma savcısı eski İBB İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız’ın sorgusuna başladı.
Mahkeme başkanı Selçuk Aylan’ın “Etkin pişmanlık ifadeleriniz var. Bunlar doğru mudur?” sorusu üzerine Yıldız, “Doğrudur, tamamen arkasındayım” yanıtını verdi.
Duruşma savcısının, market kartlarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin iddianamede yer alan iddiaları sorması üzerine ise Yıldız, “Görünürdeki amacı hayır. Bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı. İlçelere, belediye başkan adaylarına, CHP örgütlerine dağıtılmıştır” beyanında bulundu.
Savcının, “Fatih Keleş ile gerginlik hangi süreçte başladı?” sorusunu Yıldız, “Murat Gülibrahimoğlu ile samimi olunan süreçte. Keleş önünün açılmasını istedi ama benim öyle bir anlayışım yoktu” şeklinde yanıtladı.
Mahkeme başkanı Aylan’ın “Nedir bu sistem?” sorusu üzerine Yıldız, “Bu sistem, kaynak yaratma için kurulan bir yapı. Birkaç ayağı var. Cebeci maden bölgesi, ihaleler, Medya AŞ gibi” ifadelerini kullandı.
17.40 | Duruşmaya ara verildi.
15.10 | Sanık kürsüsüne itirafçı Ertan Yıldız geldi. Jandarma personeli itirafçı Yıldız’a kürsüye kadar eşlik etti.
Ekrem İmamoğlu’yla çalışmalarının 2014 yılındaki yerel seçimler dönemine denk geldiğini ifade eden Yıldız, “Çok yakın arkadaş olduğumuz söyleniyor ancak yakın arkadaş değiliz. Birbirimizi iyi tanırız” dedi. Yıldız, İmamoğlu’yla 2019 yerel seçimleri öncesinde görüştüklerini ve belediye başkanı olması halinde birlikte çalışmayı istediğini ifade etti.
2019’da göreve başladıktan sonra birkaç ayının belediyeyi tanımak ve kadro kurmakla geçtiğini ifade eden Yıldız, “Ekrem İmamoğlu şirketler konusunda uzman olduğumu bildiği için ‘Şirketlerle ilgilenmeni istiyorum’ dedi. Benim hayatım bu şekilde geçmiştir. Başkan adına hareket eden danışman olarak görev yaptım. Benim dönemimde 12 İBB şirketi, Türkiye’deki ilk 500 şirket arasına girdi” ifadelerini kullandı.
Yıldız, hakkındaki örgüt yöneticiliği iddiasına yönelik, “Bu suçlama 20’ye yakın eylemi kapsıyor. Örgüt yöneticisi olmadığım anlaşılırsa bu eylemlerden kurtuluyorum” dedi. Yıldız, kendisiyle ilgili “Tüm ihaleler onun onayından geçer” iddiasını yalanladı ve “Benim imzaladığım tek bir ihale yok. Bir tanesine bile müdahalem yoktur. Olduğunu da kimse söyleyemez” dedi.
RÜŞVET İDDİASI
İddianamede suçlandığı eylemlerle ilgili konuşmaya devam eden Yıldız, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun İSTAÇ adına çalışma yürüten bir şirketten 1.2 milyon dolar rüşvet alarak Saraçhane’de İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’e teslim ettiğine yönelik iddiasının doğru olduğunu söyledi.
Yıldız, “Bu iddiamın tamamen arkasındayım. Ekrem İmamoğlu’nun da bundan haberdar olduğunu söyleyeyim. Hatta Aykut Erdoğdu da buradayken şunu da söyleyi;, İmamoğlu bize ‘Aykut’a dikkat edin. 2 alır 1.5’unu getirir. Kalanı kendine alır’ da demişti. Aykut Erdoğdu benim ona husumet beslediğimi söylüyor ancak bu doğru değil. Onun bana husumeti var mı bilmiyorum” dedi.
İTİRAFÇILAR BİRBİRİNİ SUÇLADI
Ertan Yıldız diğer itirafçıları suçladı. Yıldız, itirafçı Seyfi Beyaz’ın kendisi hakkındaki rüşvet iddiasına ”yalan” Muzaffer Beyaz’ın iddialarına da ”husumet” dedi.
14.48 | Duruşma yeniden başladı. KOBİL Teknoloji Yazılım Müdürü Ayhan Güveli sanık kürsüsünde. Güveli savunmasına başlamadan önce avukat Ali Rıza Dizdar, mahkeme heyeti ve savcının etrafında silahlı korumaların olduğunu söyleyerek “Korumaya mı ihtiyacınız var?” diye sordu. Mahkeme başkanı “Canları sıkılıyor, geziyorlar” yanıtını verdi.
İstanbul Senin uygulamasının hayata geçirilmesinde herhangi bir katkısının bulunmadığını ifade eden Ayhan Güveli, bir işlem yapmasının, kaydetmesinin, dışarı aktarmasının mümkün olmadığını belirtti. Güveli, uygulamayla ilgili gelen taleplerin koordineli bir şekilde gerçekleşmesini sağladığını ifade etti.
Güveli’nin savunmasının ardından geçilen sorgusunda İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu söz aldı. Koçoğlu, “Kullanıcılar ait bilgiler isimli mi isimsiz mi kaydediliyor?” diye sordu. Güveli, “İsimsiz kaydediliyor” yanıtını verdi.
Ayhan Güveli’nin savunması ve sorgusu sona erdi.
13.10 | Duruşmaya ara verildi.
12.10 | Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu sanık kürsüsüne geldi. Hasan İmamoğlu sanık kürsüsüne doğru yürürken Ekrem İmamoğlu’nun babasını ayakta karşıladığı ve sarıldığı görüldü.
“Mahkeme salonlarına alışkın değilim. İlk defa oluyor” diyerek savunmasına başlayan Hasan İmamoğlu, 60 yıllık ticari hayatının olduğunu belirtti. İmamoğlu, “Benim daire alıp satmam suç unsuru oldu. Ticari hayatımda en önemli şey haram yememek, çocuklarıma haram yedirmemektir. Suçlamaları görünce hayret ediyorum, ya biz yetiştirilemedik ya da bizi suçlayanlar yetiştirilemediler. Keşke bize zamanında ticaret yapmanın kanunsuz olduğunu anlatsalardı” diye konuştu.
Akit gazetesinde kendisiyle ilgili yapılan “Kaynağı belli olmayan parayı yurtdışına havale yaptı” haberine değinen Hasan İmamoğlu, “Yalanların, iftiraların ‘itiraf’ adı altında aklandığı bir dönemde yaşıyoruz. Ben burada İBB Başkanı’nın babası olmaktan dolayı yargılanıyorum. Keşke olmasaydı demeyeceğim, çünkü memnunum” dedi.
Oğlunun casuslukla da suçlandığını ifade eden Hasan İmamoğlu, “Bizim soyumuzdan öyle bir şey çıkmadı. Gazi bir dedenin torunuyum. O bize vatana ihanetin ne demek olduğunu çok güzel bir şekilde anlatırdı” dedi. İmamoğlu, “Benim yurtdışı yasağımı kaldırmanızı istemiyorum da 2 üniversite bitirmiş başarılı torunumun yasağını kaldırın, yazıktır” ifadelerini kullandı.
HASAN İMAMOĞLU HAKKINDA SUÇ DUYURUSU TALEBİ
Hasan İmamoğlu, kendisiyle ilgili ortaya atılan “4 daireyi devraldı” iddiasına yönelik, “Vatan Emniyet’e gittik, 3 daire aldın dediler. Hayır dedim, 4 daire aldım. Bunu ben söyledim” ifadelerini kullandı. İmamoğlu’nun savunmasının ardından sorgusuna geçildi.
Duruşma savcısı, İmamoğlu İnşaat’ın genel müdürü Tuncay Yılmaz’ın ifadesine atıfla elden teslim edilen 1 milyon Euro’yu sordu. Hasan İmamoğlu, “Ben incelemedim ama muhakkak muhasebe kaydı vardır” dedi.
Bunun üzerine duruşma savcısı, sorgu devam ederken mütalaa verdi. Savcı, “Kaynağı belli olmayan parayla ilgili Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
11.40 | Muzaffer Beyaz’ın sorgusunun ardından geçmişte İmamoğlu İnşaat’ın projelerinde şantiye şefi olarak görev yapan Baran Gönül sanık kürsüsüne geldi.
İmamoğlu İnşaat’ın çalışanı olmadığını, şantiye şefliği yaptığını belirten Baran Gönül, Dilek İmamoğlu’na ait 3 daireyi 10 milyon lira bedelle satın aldığını da sözlerine ekledi. Gönül’ün savunmasının ardından başlayan sorgusunda Ekrem İmamoğlu söz aldı ve “Benim firmalarımla gayrıresmi bir ticaretiniz oldu mu?” diye sordu. Gönül, “Hayır başkanım, hepsi resmi ve faturalı işlerdi” yanıtını verdi. İmamoğlu bunun üzerine İmamoğlu, “Tüm ailemi itham altında bırakacak vahşi bir süreçle karşı karşıyayız” dedi.
Dilek İmamoğlu’ndan 10 milyon lira karşılığında aldığı 3 daireyi peyderpey satıp nakite dönüştürdüğünü ifade eden Baran Gönül, “Dilek Hanım’ı ne tanırım ne de konuşmuşluğum vardır” dedi ve Ekrem İmamoğlu’na seslenerek “Sizinle de şantiyede ayaküstü görüşmem oldu sadece” ifadelerini kullandı.
11.10 | Duruşma savcısının geçen haftaki duruşmada hakkında tutuklama talep ettiği Muzaffer Beyaz savunma yapıyor. Beyaz, kendisinin Bakırköy’deki Capacity AVM’nin otoparkı nedeniyle davaya dahil olduğunu ileri sürdü. Beyaz ayrıca, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın 4 daireyi Hasan İmamoğlu’na devretmelerini istediğini de iddia etti.
Muzaffer Beyaz, tutuklanmasının istendiği geçen haftaki savunma, tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun “Hakkını helal ediyor musun?” sorusuna verdiği “Helal ediyorum” yanıtına da değindi ve “İnsani cevap verdim. Helalleşmem yanlış anlaşıldı. Alacaklarım devam ediyor. Hakkımı helal etmiyorum” dedi.
İtirafçılardan Ertan Yıldız’ın konuşmalarından da para istenmesinden Ekrem İmamoğlu’nun haberinin olduğunu anladığını iddia eden Beyaz, ek savunmasını noktaladı. Beyaz’ın sorgusuna geçildi. İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, “Savcının tutuklama talebi üzerine dengesinin nasıl bozulduğunu görüyoruz. Bir duruşma bu kadar rayından çıkartılabilir” dedi.
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, 4 daire konusunu Muzaffer Beyaz’ın başka Seyfi Beyaz’ın başka şekilde anlattığını ifade ederek “Hasan İmamoğlu’na 4 daire devredin sözünü benden duydunuz mu?” diye sordu. Beyaz, “Duydum demedim, Oktay Bey’den duydum dedim” yanıtını verdi. Bunun üzerine Çalık, “Oktay Bey de sizden böyle bir şey duymadığını söylüyor” dedi.
11.00 | Duruşma başladı. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, iş insanı müşteki-sanık Muzaffer Beyaz’ın mahkemeye ek savunmada bulunmak istediği gerekçesiyle dilekçe verdiğini söyledi. Duruşma, Beyaz’ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.
10.00 | Davanın kilit isimlerinden itirafçı Ertan Yıldız, erken saatlerde duruşma salonuna geldi. Yıldız, kendisine “Bugün savunma yapacak mısınız?” diye soran gazetecilere “Gayet iyiyim” yanıtını verdi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden” sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi “müşteki”, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 407 kişi “sanık” olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan “örgüt şemasında”, Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı”, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi” olduğu belirtiliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77’sinin Fatih Keleş’e, 35’inin Murat Ongun’a, 8’inin Ertan Yıldız’a, 7’sinin Hüseyin Gün’e, 6’sının Murat Gülibrahimoğlu’na ve 6’sının da Adem Soytekin’e bağlı olduğu iddia ediliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, 8 kez “suç gelirlerini aklama”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “irtikap”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “haberleşmenin engellenmesi” suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun’un “rüşvet”, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile “suç gelirlerini aklama” suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin’in “rüşvet”, “zincirleme şekilde rüşvet”, “irtikap” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç gelirlerini aklama”, “evrakta sahtecilik”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma”, 2 kez “irtikap”, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Birleşen dosya
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney’in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli’nin “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” ile “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 9 yıl 8’er aydan 31 yıl 8’er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.