“Tiyatro, huzursuz eden sorularla yüzleştirmeli”

“Tiyatro, huzursuz eden sorularla yüzleştirmeli”

GÜCÜNÜ KESİN CEVAPLARIN OLMAYIŞINDAN ALIYOR

“Şüphe” kesin cevaplar vermeyen bir oyun. Bu belirsizlik duygusu sizi oyuncu olarak nasıl etkiledi?

Rüçhan Çalışkur: Bence oyunun en güçlü tarafı tam olarak bu. Seyirciye ya da oyuncuya rahat bir alan bırakmıyor. Sürekli bir sorgulama hâli yaratıyor. Karakteri çalışırken ben de kendimi sürekli “gerçek ne?” sorusunun içinde buldum. Ama bir noktadan sonra bunun cevabını aramaktan çok, o şüphenin insanın içinde yarattığı baskıyla ilgilenmeye başladım. Çünkü bazen insanı en çok yoran şey kesin bir cevaba ulaşamamak oluyor.

Oyunda baskı ve otorite duygusu çok güçlü. Karaktere yaklaşırken en çok neye odaklandınız?

R. Ç: Karakterin dışarıdan görünen sertliğinin altında aslında büyük bir korku ve kontrol ihtiyacı olduğunu düşündüm. Otorite çoğu zaman yalnızca güçten değil, korkudan da besleniyor. Ben karaktere yaklaşırken onu yargılamamaya çalıştım. Çünkü bir karakteri anlamadan oynamak mümkün değil. Onun inandığı düzeni neden bu kadar korumaya çalıştığını anlamaya odaklandım.


Rüçhan Çalışkur

“Şüphe” oyunculuk yolculuğunuzda nasıl bir yerde duruyor?

R. Ç: Benim için çok özel bir yerde duruyor. Çünkü oyuncu olarak çok ince bir dengede kalmayı gerektiren bir oyun. Fazla yükselttiğiniz anda her şey tek bir duyguya dönüşebilir ama fazla geri çektiğinizde de etkisini kaybedebilir. Bu dengeyi aramak benim için çok heyecan verici bir süreç oldu. Aynı zamanda seyirciyle çok canlı bir ilişki kuran bir oyun. Her temsil başka bir enerji yaratıyor.

“Şüphe” gibi rahatsız edici sorular soran oyunların bugün sahnede olması neden önemli?

R. Ç: Çünkü bence tiyatro sadece rahatlatan bir alan olmamalı. Bazen bizi huzursuz eden sorularla karşı karşıya bırakmalı. “Şüphe” seyirciye ne düşüneceğini söylemiyor, onu düşünmeye davet ediyor. Bu bugün çok kıymetli bir şey. Çünkü artık insanlar çok hızlı karar veriyor, çok hızlı yargılıyor. Böyle oyunlar ise bizi biraz durmaya ve gerçekten düşünmeye zorluyor.

Bağımsız tiyatroların zor koşullarda üretim yaptığı bir dönemde bu oyunda yer almak sizin için neden önemliydi?

R. Ç: Çünkü bağımsız tiyatrolar bugün tiyatronun en cesur alanlarından biri. Büyük riskler alarak üretim yapıyorlar. Yeni metinlere, farklı rejilere ve daha özgür bir yaratım alanına yer açıyorlar. Böyle dönemlerde bağımsız sahnelerde olmak bana çok değerli geliyor. Çünkü tiyatronun canlı tarafının hâlâ burada nefes aldığını düşünüyorum. Tüm zorluklara rağmen üretmeye devam eden insanların yanında olmak benim için çok anlamlı.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu