Diploma davası ertelendi | İmamoğlu’ndan Erdoğan çıkışı: Bu ülkenin başındaki NATO ülkelerine ne anlatacak?
Diploma davası ertelendi | İmamoğlu’ndan Erdoğan çıkışı: Bu ülkenin başındaki NATO ülkelerine ne anlatacak?
Duruşmada, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, bazı milletvekilleri, CHP’nin bazı yöneticileri, yabancı ülkelerden temsilciler ve çok sayıda izleyici yer aldı.
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, 5. İdare Mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, Danıştay aşamasında olan 5. İdare Mahkemesinin kararının kesinleşmesinin beklenmesine hükmetti.
Duruşma, daha sonra 25 Aralık saat 11.00’e ertelendi.
DURUŞMADAN |
12.40 | İmamoğlu’nun savunmasının ardından duruşma savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, idare mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediğini sorulmasını talep etti. Bir sonraki duruşma için 25 Aralık saat 11.00’a gün verildi.
Ekrem İmamoğlu, “Özgür Özel genel başkanımın yolunda yürümekten gurur duyuyorum” diyerek salondan ayrıldı.
11.25 | Ekrem İmamoğlu savunmasına başladı. “Aziz milletime sesleniyorum” sözleriyle savunmasına başlayan İmamoğlu, bu sabah başka bir salona uğradığını ve sadece bugün 3 davayla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
İmamoğlu, “Aziz milletime sesleniyorum; Bu binada ilginç bir gün yaşıyoruz çünkü aynı binada 3 duruşma ile karşı karşıyayım. Benim bütün davalarım hepsi bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine İmamoğlu davaları denebilir. Demokrasi davaları denebilir” şeklinde konuştu.
Davalarına bakan 18 hakimin yerinin değiştirildiğini söyleyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Bir insan nasıl böyle bir şeye maruz kalabilir? Nasıl böyle bir sağanak altında kalabilir? Çok enteresan. Dünyada bir örneği var mıdır? Açıkçası bilmiyorum, herhalde yoktur diye düşünüyorum. Ama ‘Yahu ne durumdasın Ekrem? Nassın, iyi misin?’ Vallahi çok iyiyim. Hakkımda iddianame düzenleyen savcıların tamamı ödüllendirildi. Değişmeyen tek şey Ekrem İmamoğlu’nu cezalandırma isteği.”
“ERDOĞAN NATO ZİRVESİ’NDE NE ANLATACAK?”
7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO Ankara Zirvesi’ne işaret eden İmamoğlu, “Yarın NATO toplanıyor Ankara’da. Savunmam böyle bir güne denk geldi. Ben 15,5 milyon ay almış bir Cumhurbaşkanı adayıyım. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki orada? ‘Bak rakibimi hapse attım. 20 tane dava açtım’ mı diyecek?” şeklinde konuştu.
İmamoğlu şunları söyledi:
“Kıymetli ve aziz milletim, bu savunmayı ülkemiz açısından tarihe öneme sahip bir haftada da yaptığımın altını çizeyim. Evet, NATO toplanıyor yarın itibarıyla Ankara’da. Devlet ve hükümet başkanları Avrupa’nın güvenliğini, Ukrayna’daki savaşı, yeni güvenlik mimarisini konuşacaklar. Ben, bu ülkenin 15,5 milyon insanının ön seçimde oy verdiği, -bunu zihinlerinize kazıyacaklar-, 15,5 milyon! Rüyasında göremez o 1150 odalı saraydaki insan, rüyasında! Koşarak, 15,5 milyon insanın oy verdiği cumhurbaşkanı adayıyım ben. O insanların adayıyım. 25.1 milyon insanın imza vererek destek olduğu cumhurbaşkanı adayıyım. Dünyanın en güzel ve en büyük kentlerinden biri İstanbul’un rekor oyla, tarihin en yüksek oyuyla seçtiği Belediye Başkanı olarak burada, NATO ülkeleri Ankara’ya geldiği gün yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? ‘Çok güçlüyüm’ mü diyecek? ‘Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım.’ Onlar da ‘Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!’ mi diyecek? Kendini aldatan bir garip. Dünyanın demokrasiye inanan, güvenilirliği olan, öngörülebilirliği olan bütün devletleri, bütün itibarlı ülkeleri, o itibarlı ülkelerin başındaki insanlar… Bu yapılanları kesinlikle kabul etmesi mümkün değil. Çünkü kendi ülkesinde bunu kabul ettireceği tek bir yurttaş bulamaz. Utanç verici bir durum! Ne diyecek? ‘Muşlarla İmamoğlu’nu 1,5 senedir hapiste tutuyorum, ben ne büyük liderim. Sen de aynısını yap. Rakibin varsa hemen git hapse at. Bir dahaki seçimde aday olacaksa onu da hapse at. Hatta ikinci olanı tehdit et, üçüncü fırsatı olanı onu da tehdit et, onu da hapse at. Varsa sizde öyle bir imkan bir de diplomasını iptal et. Hatta diploma konusunda ceza davası da aç. 18 yaşındaki Ekrem’i yargıla canım. 17 yaşında Trabzon’dan çıkmış, Kıbrıs’a gitmiş, 2 sene okumuş, derslerini vermiş Ekrem’in ben var ya sınavlarını yok saydım.’ Rektöre talimat verdim. Zaten rektör de bu hafta sonu dedi ki: “Ya üniversite, sınav şey, üniversiteden mezun oldunuz ama hepinizin elinde bebeklerinizi görmek isterdim. Ya vakit mi bulamadınız falan filan” diyen bir rektöre, diplomalarını iptal ettirdim bu adamın. Bunu anlatacak Erdoğan. İstanbul Üniversitesi’nin başındaki zavallıyı mı anlatacak?”
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜYLE YAPTIĞI KONUŞMAYI ANLATTI İmamoğlu devamla İstanbul Üniversitesi rektörüyle yaptığı telefon görüşmesini anlattı:
“Telefon açtım, dedim ki: ‘Bu bir namus, namus’ dedim. ‘Bu devletin namusu. Gördüm’ dedim, ‘Savcı ivedi iptal et diye sana talimat yazmış.’ Telefon açtı, telefonum yoktu, cevap verdi bana. ‘Çok zor durumdayım, bakıyorum başkanım.’ Ses tonunun aynen böyle, tarif ediyorum size. Yazıklar olsun İstanbul Üniversitesi Rektörü! Bir de kalkmış, tıpta okumuş, Türk gençlere diyor ki, okulu da yeni bitirmiş 22-23 yaşında genç kızlarımız, oğullarımız: ‘Bebekleri, işte yürüyerek ellerinde buraya gelmesini…’ Kafayı mı yemiş bunlar, ben anlamadım ya. Sabah bir gazeteci söylüyor: “17 yaşında okula başladı, bunun 18 yaşında evlenmesi lazım. 2 yaşında ancak yürür” dedi bebek. Demek ki 20 yaşında doğsa, 22, şimdi de onu elinden alır getirir. Ha bunu mu demek istedi? Kafayı yemiş ya! Koca İstanbul Üniversitesi’nin Rektörü, 550 yaşında üniversitenin rektörü!
Onun iptal ettiği diplomamın, daha önce de yalan konuşarak iptal ettiği, daha önce de “Hayır, hiçbir şey yoktur” diye rapor verdiği diplomamın iptal edildiği, diplomamın ceza davasını görüyoruz. Ben buradaki yargı mensuplarının, Sayın Hakimin yerinde olmak istemem.”
“BİR İNSAN BOYUNDAN BÜYÜK İŞLERE GİRİNCE BÖYLE OLUYOR”
Kendisiyle birlikte 28 kişinin daha diplomasının iptal edildiğini anımsatan İmamoğlu, ceza davasının ise sadece kendisine açıldığına dikkati çekti. İmamoğlu, “Bu arada söyleyeyim; benim gibi 28 arkadaşımın diploması iptal edildi ama bu ceza davası sadece bana açıldı. Bunların hiçbirine açılmadı. Niye? Ekrem ile ilgili aceleleri var. Ya hukuk tarihinde var mı bu? Benimle beraber 28 kişinin geriye dönük diploması iptal edildi ama bu dava sadece Ekrem’e açıldı. Soruşturma ve operasyon sadece Ekrem’e yapıldı. Hepsi tek merkezden verilen zavallı talimatlar, utanç verici! Ve işte bir insan boyundan büyük işlere girince böyle oluyor, altından çıkamaz hale geliyor. Bu ülkenin insanları yıllar sonra geriye dönüp baktığında ne diyecekler, hiç düşündünüz mü?” şeklinde konuştu.
İmamoğlu savunmasını “Tarihe not düşen bir liderlikle adım adım milletin yanında onlarla yürüyen bir lider varsa ya bir yol yapılır ya da bir yol bulunur. ‘Bu büyük demokrasi, adalet ve cumhuriyet için yürüyelim arkadaşlar’ çağrısının lideri Özgür Özel’le yürümek zamanıdır şimdi” sözleriyle bitirdi.
11.15 | “Casusluk” davasının görüldüğü duruşma salonundan ayrılan Ekrem İmamoğlu, “diploma” davasının görüldüğü duruşma salonuna giriş yaptı. Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.
Hakim, diplomaya ilişkin 5. İdare Mahkemesi’nin kararının dosyaya geldiğini belirterek, söz konusu kararın kesinleşmesinin beklenmesine hükmedildiğini kaydetti.
İMAMOĞLU 3 AYRI DAVADA HAKİM KARŞISINDA
Öte yandan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor da İmamoğlu’nun bugün hakim karşısına çıkacağı “casusluk” “İBB davası” ve “diploma” davasını takip etmek üzere Silivri’ye geldi.
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor
İmamoğlu’nun, “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasıyla yargılandığı diploma davası Silivri’de devam ediyor
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor… pic.twitter.com/10sWxjShZc
— BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) July 6, 2026ÖNCEKİ DURUŞMADA NE OLDU?Davanın 16 Şubat’ta görülen önceki duruşmasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu suçun delille kurulmadığını vurgulayarak hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini söyledi.
İmamoğlu, “Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var” ifadelerini kullandı.
Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, “Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur” şeklinde görüş bildirdi.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatları ise İdare Mahkemesi’nin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.
Mahkeme, İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ne açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.
Mahkeme ayrıca haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sorulmasına karar verdi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024’te Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER’e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.
Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024’te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.
İddianamede, İmamoğlu’nun Kıbrıs’ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı “University College of Northern Cyprus’ın (UCNC)” 1990’da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.
YÖK’ün 1988 ve 1992’deki yazılarında, Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.
İstanbul Üniversitesi’nin, Kuzey Kıbrıs’daki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu’na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte “University College of Northern Cyprus” adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesine yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği savunuluyor.
“Resmi belgede sahtecilik” suçlaması
İddianamede, İmamoğlu’nun “resmi belgede sahtecilik” suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesine, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve “resmi belgede sahtecilik” suçunu zincirleme şekilde işlediği öne sürülüyor.
İmamoğlu’nun “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.
Ayrıca iddianamede, İmamoğlu’nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK’nin 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.
Bu arada, İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak’ta reddedilmişti.
